Refik Ahmet Nuri Sekizinci

Refik Ahmet Nuri Sekizinci

Yazar
7.0/10
1 Kişi
·
1
Okunma
·
0
Beğeni
·
1
Gösterim
Adı:
Refik Ahmet Nuri Sekizinci
Unvan:
Tiyatro oyuncusu, oyun yazarı ve Fenerbahçe SK başkanı.
Doğum:
İstanbul, 1874
Ölüm:
Ankara, 6 Mart 1935
1874 yılında, İstanbul'da Üsküdar'ın Ayazma mahallesinde doğmuştur. Babası Üsküdar Mahkemesi savcısı Mehmet Refik Bey'dir. Galatasaray Lisesi'ni bitirdi. Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreterliği ve Karantina Dairesi'nde çalıştı. Bu idare Lozan Anlaşması ile dağılınca muhasebe dairesinden emekli oldu. 1923'te Mahmut Yesari ve Reşat Nuri Güntekin ile birlikte "Kelebek" adında haftalık mizah dergisi çıkardı. 1915'te İstanbul Şehir Tiyatrosu yönetim kuruluna üye seçildi. 6 Mart 1935 tarihinde, Ankara Halkevi Tiyatro Kolu'nda rejisör bulunduğu sıralarda öldü.

Tiyatroya ilgisi çocukluğunda başladı. Lise çağlarında arkadaşlarıyla büyük bir bahçede mahalle halkına oyunlar sunardı. İkinci Meşrutiyet’in ardından Millî Osmanlı Tiyatrosu adıyla amatör bir tiyatro grubu kuran arkadaşı Reşat Rıdvan ile birlikte Selanik’e kadar gitti. Namık Kemal’in “Vatan” piyesini oynadılar. İttihat ve Terakki Cemiyeti yararına sahnelenen oyunu bir kere Harbiye Nezâreti bahçesinde gerçek asker ve toplarla oynadıklarında büyük ilgi uyandırdı.

Osmanlı Donanma Cemiyeti'nin bir temsil heyeti kurması üzerine bu heyetin yazarları arasına katıldı. Bir süre sonra Darülbedayi'nin kuruluşundaki kurulda yer aldı, 10 sene kadar Darülbedayi'de çalıştı. Darülbedayi'den ayrıldıktan sonra gezgin bir topluluk kurarak Anadolu’ya turneye çıktı. 1932’de Ankara Halkevi Sahnesi’nde yönetmen olarak çalışmaya başladı; oyunlarda görev aldı 1935 yılında hayatını kaybedinceye değin burada çalıştı.

İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci; hem güldürü, hem ibret verici tiyatroyu yurdumuza yerleştiren, halkın gülme ihtiyacını ön plana alan, yazarlıkla oyunculuğu birleştiren bir sanatçıdır. Elliyi aşkın telif, adapte vodvilleri ile komedileri vardır. Kendi el yazısıyla yazıp bıraktığı biyografisinde tiyatro sevgisini şöyle anlatıyor:

“Çocukluğumdan beri edebiyata çok merakım vardı. O zamanın maruf ediplerinden Namık Kemal, Ziya Paşa'yı, Muallim Naci'yi, Abdülhak Hamid'i okudum. Tiyatroya merakım çoktur. Güllü Agop'un tesis ettiği Osmanlı Tiyatrosu'na çok giderdim. Burada nadiren oynanan ve az çok kıymetli edebiyesi olan piyesleri tercih ederdim.
Ben Galatasaray Sultanisi'nde iken Tıbbiye ve Harbiye talebesinden arkadaşlarımdan birkaçını kandırdım, aramızda para topladık, birimiz büyük bahçesinde büyük bir sahne inşa ettik. Ramazan geceleri kolu komşuya o zamanın usulünde yazılmış eserleri temsil ederdik. En başta Namık Kemal'in "Zavallı Çocuk" namındaki dramı vardı. Ben "Çoban Kızı" namında bir komedi yazmıştım. Bunu çok temsil ettik. Çünkü seyircinin çok hoşuna gitmişti. O zaman anladım ki, halkın gülmeye daha çok ihtiyacı var. Onun için Meşrutiyet'ten itibaren yazdığım eserlerimin çoğu vodvildir. Hâlâ o kanaatteyim ki, tezli piyeslerde muharrirlerin tasvir ettikleri vakalar vodvil şeklinde temsil edilirse halka daha faydalı ibret verir. Fakat bu piyeslerdeki nükteler nezih ve edebî olmak şartıyle, bence tiyatro sahnesi edebiyat meşheridir.

Tanin gazetesinin himayesi altında Enver ve Niyazi kruvazörleri menfaatine "Vatan Yahut Silistre" piyesini oynamaya teşebbüs ettik. Bize iştirak eden amatörler meyanında Raşit Rıza, Nurettin Şefkati, Şadi, Muvahhit ve Rıza Fazıl gibi kıymetli sanatkârlar vardı. Piyesi Kuleli ve Darüşşafaka mekteplerinde temsil ettik. Sonra Osmanlı Donanma Cemiyeti kuruldu ve ben de Heyeti Edebiye'ye dahil oldum. Faaliyet arzu ettiğim veçhile ciddî ve temiz idi. Bunu gördükçe biz de tiyatronun inkişaf edeceğine iman ettim ve piyes yazmağa başladım. O günden bugüne kadar yazdığım dram, vodvil, komedi küçük büyük elliden fazladır.”

Aynı zamanda bir spor adamı olan Ahmet Nuri, 1918–1919 yılları arasında Fenerbahçe Spor Kulübü başkanlığı yaptı.
Namuslu adamın ağzından çıkan söz birdir. Ben babana söz verdim. Fakat sözümü tutamadım. Babanın dediği gibi namuslu adam değilim. Bu evde işim ne.
50 syf.
·1 günde
Açıklamada yazdığı gibi iki oyun vardır.
1. Perdelik oyunda komedi olarak geçmiş ama bana göre fazla güldüm diyemem. Sevdimi söyleyemem. Belki siz seversiniz. Kişiden kişiye değişebilir..
2. Perdelik oyunda dram olarak işlenmiş ve insanların bir ders çıkarması amaçlı güzel bir oyundu.

Yazarın biyografisi

Adı:
Refik Ahmet Nuri Sekizinci
Unvan:
Tiyatro oyuncusu, oyun yazarı ve Fenerbahçe SK başkanı.
Doğum:
İstanbul, 1874
Ölüm:
Ankara, 6 Mart 1935
1874 yılında, İstanbul'da Üsküdar'ın Ayazma mahallesinde doğmuştur. Babası Üsküdar Mahkemesi savcısı Mehmet Refik Bey'dir. Galatasaray Lisesi'ni bitirdi. Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreterliği ve Karantina Dairesi'nde çalıştı. Bu idare Lozan Anlaşması ile dağılınca muhasebe dairesinden emekli oldu. 1923'te Mahmut Yesari ve Reşat Nuri Güntekin ile birlikte "Kelebek" adında haftalık mizah dergisi çıkardı. 1915'te İstanbul Şehir Tiyatrosu yönetim kuruluna üye seçildi. 6 Mart 1935 tarihinde, Ankara Halkevi Tiyatro Kolu'nda rejisör bulunduğu sıralarda öldü.

Tiyatroya ilgisi çocukluğunda başladı. Lise çağlarında arkadaşlarıyla büyük bir bahçede mahalle halkına oyunlar sunardı. İkinci Meşrutiyet’in ardından Millî Osmanlı Tiyatrosu adıyla amatör bir tiyatro grubu kuran arkadaşı Reşat Rıdvan ile birlikte Selanik’e kadar gitti. Namık Kemal’in “Vatan” piyesini oynadılar. İttihat ve Terakki Cemiyeti yararına sahnelenen oyunu bir kere Harbiye Nezâreti bahçesinde gerçek asker ve toplarla oynadıklarında büyük ilgi uyandırdı.

Osmanlı Donanma Cemiyeti'nin bir temsil heyeti kurması üzerine bu heyetin yazarları arasına katıldı. Bir süre sonra Darülbedayi'nin kuruluşundaki kurulda yer aldı, 10 sene kadar Darülbedayi'de çalıştı. Darülbedayi'den ayrıldıktan sonra gezgin bir topluluk kurarak Anadolu’ya turneye çıktı. 1932’de Ankara Halkevi Sahnesi’nde yönetmen olarak çalışmaya başladı; oyunlarda görev aldı 1935 yılında hayatını kaybedinceye değin burada çalıştı.

İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci; hem güldürü, hem ibret verici tiyatroyu yurdumuza yerleştiren, halkın gülme ihtiyacını ön plana alan, yazarlıkla oyunculuğu birleştiren bir sanatçıdır. Elliyi aşkın telif, adapte vodvilleri ile komedileri vardır. Kendi el yazısıyla yazıp bıraktığı biyografisinde tiyatro sevgisini şöyle anlatıyor:

“Çocukluğumdan beri edebiyata çok merakım vardı. O zamanın maruf ediplerinden Namık Kemal, Ziya Paşa'yı, Muallim Naci'yi, Abdülhak Hamid'i okudum. Tiyatroya merakım çoktur. Güllü Agop'un tesis ettiği Osmanlı Tiyatrosu'na çok giderdim. Burada nadiren oynanan ve az çok kıymetli edebiyesi olan piyesleri tercih ederdim.
Ben Galatasaray Sultanisi'nde iken Tıbbiye ve Harbiye talebesinden arkadaşlarımdan birkaçını kandırdım, aramızda para topladık, birimiz büyük bahçesinde büyük bir sahne inşa ettik. Ramazan geceleri kolu komşuya o zamanın usulünde yazılmış eserleri temsil ederdik. En başta Namık Kemal'in "Zavallı Çocuk" namındaki dramı vardı. Ben "Çoban Kızı" namında bir komedi yazmıştım. Bunu çok temsil ettik. Çünkü seyircinin çok hoşuna gitmişti. O zaman anladım ki, halkın gülmeye daha çok ihtiyacı var. Onun için Meşrutiyet'ten itibaren yazdığım eserlerimin çoğu vodvildir. Hâlâ o kanaatteyim ki, tezli piyeslerde muharrirlerin tasvir ettikleri vakalar vodvil şeklinde temsil edilirse halka daha faydalı ibret verir. Fakat bu piyeslerdeki nükteler nezih ve edebî olmak şartıyle, bence tiyatro sahnesi edebiyat meşheridir.

Tanin gazetesinin himayesi altında Enver ve Niyazi kruvazörleri menfaatine "Vatan Yahut Silistre" piyesini oynamaya teşebbüs ettik. Bize iştirak eden amatörler meyanında Raşit Rıza, Nurettin Şefkati, Şadi, Muvahhit ve Rıza Fazıl gibi kıymetli sanatkârlar vardı. Piyesi Kuleli ve Darüşşafaka mekteplerinde temsil ettik. Sonra Osmanlı Donanma Cemiyeti kuruldu ve ben de Heyeti Edebiye'ye dahil oldum. Faaliyet arzu ettiğim veçhile ciddî ve temiz idi. Bunu gördükçe biz de tiyatronun inkişaf edeceğine iman ettim ve piyes yazmağa başladım. O günden bugüne kadar yazdığım dram, vodvil, komedi küçük büyük elliden fazladır.”

Aynı zamanda bir spor adamı olan Ahmet Nuri, 1918–1919 yılları arasında Fenerbahçe Spor Kulübü başkanlığı yaptı.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okudu.