Rohat Alakom

Rohat Alakom

8.4/10
5 Kişi
·
19
Okunma
·
5
Beğeni
·
658
Gösterim
Adı:
Rohat Alakom
Unvan:
Yazar
Doğum:
Kars, Kağızman, Türkiye, 1955
1955 yılında Kars’ın Kağızman ilçesine bağlı Kabakom köyünde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kağızman’da gördü. 1973 yılında Kars Alpaslan Lisesi’ni bitiren Rohat Alakom, Kars ile ilk kez bu yıllarda tanıştı. 1974-1978 yılları arasında AÜ Eğitim Fakültesi’nde öğrenim gördü. Daha sonra yurdışına çıktı, değişik ülkelerde kaldı, çokkültürlülüğün, insana bir zenginlik kazandırdığını bu yıllarda yaşayarak öğrendi. 1983 yılından bu yana İsveç’te yaşamaktadır. Rohat Alakom’un şimdiye kadar Kürtçe, Türkçe ve İsveççe yayımlanan 15 civarında kültür ve tarih içerikli kitabı bulunmaktadır. Bazı incelemeleri başka dillere de çevrildi. Başlıca kitapları şunlardır:

- Kürdoloji Biliminin İki Yüz Yıllık Geçmişi (Türkçe, 1987)
- Çağdaş Türk Edebiyatında Kürtler (Türkçe, 1989)
- İsveç Kaynaklarında Kürt Motifleri (Kürtçe, 1991)
- Unutulmuşluğun Bir Öyküsü: Saidi Kürdi (Türkçe, 1991)
- Ziya Gökalp’in Büyük Çilesi: Kürtler (Türkçe, 1992)
- Yaşar Kemal’in Yapıtlarında Kürt Gerçeği (Türkçe, 1992)
- Kürt Folklorunda Bir Kadın Hakimiyeti (Kürtçe, 1994)
- Kürdistan’da Yeni Bir Güç: Kadınlar (Kürtçe, 1995)
- Bir Kürt Diplomatının Fırtınalı Yılları: General Şerif Paşa (Türkçe, 1998)
- Eski İstanbul Kürtleri (Türkçe, 1998)
- Hoybûn Örgütü ve Ağrı Ayaklanması (Türkçe, 1998)
- Bin Yıl Boyunca İsveç-Kürt İlişkileri (İsveççe, 2000)
- Orta Anadolu Kürtleri (Türkçe, 2003)
- Kürt Aristokratları: Torınlar (Kürtçe, 2004)
- İsveç Kürtleri (Kürtçe, 2006)
- Tarihin Aydınlığı (Kürtçe, 2008)

Yazar 1998 yılında Ağrı Ayaklanması, 2004 yılında da Kars yöresinde hüküm sürmüş olan Kürt aristokratları Torınlar üzerine yazdığı kitaplarından sonra, bu sınır boylarındaki Kürtlerin tarihi üzerine daha da yoğunlaştı. Kars, Ağrı ve Van yöreleri konusunda kaleme aldığı bazı incelemeleri değişik dergilerde, Kürtçe ve Türkçe yayımlandı. Tarihte Osmanlı, Rus ve İran sınırlarının kesiştiği bir noktada, yüz yıllardır bir yaşam mücadelesi veren Kars Kürtlerinin tarihi, Rohat Alakom’un bu çalışması sayesinde ilk kez yazılı hale getiriliyor.
Kürtlerin başka bir dil konuşması, Türkçe konuşan topluluğun acayibine gitmiş olmalıdır ki, Kürtlerin dil bilmediği sonucuna varmışlardır. Bu durum atasözlerine de yansımıştır:
-Dil bilmez Kürtler
-Dil'diş bilmez Kürtler
-Dil bilmez, yol bilmez Kürtler
-Dili dönmez Kürtler
Elli haneye karşı bir tek Kürt evi köyü zapetti. Eşkiyalık, hırsızlık, bilhasa çerçilik aldı yürüdü.
Köylü için;
"Kürt ile kurdun farkı yok", "Allah Kürd'ü sevmez" ...

Kemal Tahir/Damağası. S.32
Türkçe atasözlerinden sadece ikisi Kürtleri olumlu konuşur.
-Kürtlükte kahpelik yoktur.
-Kürt sözünden dönmez.
Bu memlekette insan solcu olur, devlet buna işine geldiği sürece bir yere kadar müsahama gösterebilir. Ancak Kürtler'e hiç tahammül etmez. Onun için bu yoldan vazgeçseniz iyi olur, kanaatindeyim.
Bazı atasözlerinde Kürtler eşekten daha değersiz:

-Eşeğe Kürt demişler, eşek kırk yıl yem yememiş.

-Eşek hoşaftan, Kürt laftan anlamaz.
Çoğu eleştiri metinlerinde kullanılan "Doğu insanlarımız", "Yörenin dili" gibi ifadeler, Kürtlerin konumuna, ulusal istemlerine, kendilerini şekillendiren Kürt kültürüne yabancı birer ifade olmaktan öteye bir anlam taşımaz.
Türkçe atasözlerinde Kürtler hayvan yerine konulur:
-Allah Kürt kısmını yaratmasaydı, eşeklere baha biçilmezdi
-Ayıdan post Kürtten dost olamaz
-Kürdü de eşek sanma
-Kürt ile itin Allah ı birdir
Kürtler, iki kere ezilmiş milletler gibi insanların yüzüne daima gülümseyerek, keder ve korkuyla bakarlar.
'Kemal Tahir'
...Ne demişler? "Kürdü kovalıya kovalıya dövmeli"..
(Türk atasözü)
Kemal Tahir, Köyün Kamburu, s.223
Filmde sadece Kejê(Kumral) adlı bir Kürtçe kadın ismimin geçmesi nedeniyle başına belalar gelen Seyit Han filmi üzerine, uzun inceleme yazan film eleştirmeni Onat Kutlar sansüre karşı çıkması gerekirken, tam aksine filmdeki 'etnik öğeler' e karşı çıkar.
Edebiyat, içinde doğduğu toplumun dolaylı veya dolaysız yansımasıdır. Okuyacağınız bu kitapta sadece aydınların Kürtler'i nasıl işlediğini değil, aynı zamanda yaşadıkları dönemde toplumda Kürtler'e karşı olan tutum ve düşünceleri de öğreneceksiniz.

Sözde 'aydın' dediğimiz, toplumun önde gelen şahsiyetlerinin bile kendi toplumundan farklı olan topluma bakış açısını öğrenecek, yüzyılı aşkın sürede toplumda bana göre "önyargı" yı oluşturan en büyük sebeplerden birinin de  bu 'aydın' dediğimiz kişilerin olduğunu kavrayacaksınız.

Romanlardan atasözlerine, halk şarkılarından fıkralara kadar Kürtler'in nasıl konu edildiği hakkında derin bilgilere yer veren bu kitabı sadece Kürtler'in değil Türkler'in de okumasında yarar var.

Kitabın arka sayfasında Hollandalı Antropolog Martin Van Bruinessen bu kitap hakkında şunları söyler:
Kürtler üzerine yazılanlar, Batı Türkiye'nin şehirli aydın kesiminin zihniyeti ve düşünce biçimini ortaya koymaktadır. Eğer Rohat Alakom'un seçtiğinden başka bir yaklaşımı ele alıp geçen yüzyıl boyunca yazılan yapıtları kronolojik olarak bir sınıflandırmaya tabi tutarsak, herhalde çok ilginç gelişmeler saptayabiliriz. Zamanla, yeni konular kaleme alınır, eski sorunların yeni yanları vurgulanır, zorla unutulan(veya unutturulan) olaylar gittikçe toplumun bilincine döner, edebi anlam kazanırlar.
Diyarbakır surlarının dibine geldim. Toprağına diz çöktüm, eski taşların, eski otların, eski kapıların, eski demirlerin, çok eski bakırların yeşiline diz çöktüm. Eski suların aydınlığına, ışığına, yalımına diz çöktüm. Üç kere bağırdım Diyarbakır surlarından içeri... Üç kere yerle bir ettim Diyarbakır surlarını, üç kere yıktım Diyarbakır mahpushanesini...

Yaşar Kemal, Demirciler Çarşısı Cinayeti

 Rohat Alakom bu çalışmasında Yaşar Kemal’in yapıtlarında Kürtlerin izini sürüyor. Can derdine düşmüş yoksul Kürtlerin yüzyıllık çırpınışı, çığlıkları, insanların ölüleri için yaktığı ağıtlar, gördüğü acı ve ızdırap, jandarma despotizminin yarattığı tedirginlik ve her şeyden önce insanlarda yan yana yaşayan hüzün ve umudun yarattığı sarsıcı etkinin gücünü bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Kesinlikle okunması gereken nadir kitaplardandır. ..
Fırat yayınları tarafından mart 1991 yılında basılmış 2.baskısı. Rohat Alakom un Kürtleri Türk romanında, şiirinde, öykülerinde, gezi yazılarında yani bütün türlerinde ayrı ayrı ele alıp bize kaynaklarını sunduğu güzel bir çalışma olmuş. Bu alanda yapılmış ilk çalışma olma özelliği de var .Çok kapsamlı çok fazla bilgi içeren güzel bir kitap .Ayrıca kendime güzel okuma Listesi çıkarmama da vesile oldu .
Zaro ağa hamal geldi. Çok para kazandırdı. Ama başkasına 160 yıl yaşadı. Sefalet için de rahmet etti. Eyupte bulunan mezarı da yıkılmak üzere. En uzun yaşayan adama gösterilen reva bu
Şerif paşa, Türkiye tarihinde istenmeyen bir kişi. Ve toplumda kötü bir imajı var. Özellikle murat bardakçınin yazdığı yalan dolan bilgilerle dolu bir köşe yazısindan sonra. Alakom bu eserinde Osmanlı bürokrasisi içinde mümtaz bir yere sahip olan- şerif paşanın babası bir dönem bakanlık yapmıştır- bir aileye mensup olan Stockholm elçisi şerif paşanın hayatını irdeler. Paşanın 8 yıllık İsveç hayatı, jön Türk içindeki konumu, jön Türk dağılması sonucu ortaya çıkan ittihat ve terakki cemiyetinin otoriterlesme eğilimini farketmesi, onlara mesefeli durması, muhalefet odağı olması, Paris barış konferansında Kürtleri temsil etmesi, çeşitli suikastlere maruz kalması derin bir şekilde irdelenmektedir. alternatif bir tarih okuması...

Yazarın biyografisi

Adı:
Rohat Alakom
Unvan:
Yazar
Doğum:
Kars, Kağızman, Türkiye, 1955
1955 yılında Kars’ın Kağızman ilçesine bağlı Kabakom köyünde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kağızman’da gördü. 1973 yılında Kars Alpaslan Lisesi’ni bitiren Rohat Alakom, Kars ile ilk kez bu yıllarda tanıştı. 1974-1978 yılları arasında AÜ Eğitim Fakültesi’nde öğrenim gördü. Daha sonra yurdışına çıktı, değişik ülkelerde kaldı, çokkültürlülüğün, insana bir zenginlik kazandırdığını bu yıllarda yaşayarak öğrendi. 1983 yılından bu yana İsveç’te yaşamaktadır. Rohat Alakom’un şimdiye kadar Kürtçe, Türkçe ve İsveççe yayımlanan 15 civarında kültür ve tarih içerikli kitabı bulunmaktadır. Bazı incelemeleri başka dillere de çevrildi. Başlıca kitapları şunlardır:

- Kürdoloji Biliminin İki Yüz Yıllık Geçmişi (Türkçe, 1987)
- Çağdaş Türk Edebiyatında Kürtler (Türkçe, 1989)
- İsveç Kaynaklarında Kürt Motifleri (Kürtçe, 1991)
- Unutulmuşluğun Bir Öyküsü: Saidi Kürdi (Türkçe, 1991)
- Ziya Gökalp’in Büyük Çilesi: Kürtler (Türkçe, 1992)
- Yaşar Kemal’in Yapıtlarında Kürt Gerçeği (Türkçe, 1992)
- Kürt Folklorunda Bir Kadın Hakimiyeti (Kürtçe, 1994)
- Kürdistan’da Yeni Bir Güç: Kadınlar (Kürtçe, 1995)
- Bir Kürt Diplomatının Fırtınalı Yılları: General Şerif Paşa (Türkçe, 1998)
- Eski İstanbul Kürtleri (Türkçe, 1998)
- Hoybûn Örgütü ve Ağrı Ayaklanması (Türkçe, 1998)
- Bin Yıl Boyunca İsveç-Kürt İlişkileri (İsveççe, 2000)
- Orta Anadolu Kürtleri (Türkçe, 2003)
- Kürt Aristokratları: Torınlar (Kürtçe, 2004)
- İsveç Kürtleri (Kürtçe, 2006)
- Tarihin Aydınlığı (Kürtçe, 2008)

Yazar 1998 yılında Ağrı Ayaklanması, 2004 yılında da Kars yöresinde hüküm sürmüş olan Kürt aristokratları Torınlar üzerine yazdığı kitaplarından sonra, bu sınır boylarındaki Kürtlerin tarihi üzerine daha da yoğunlaştı. Kars, Ağrı ve Van yöreleri konusunda kaleme aldığı bazı incelemeleri değişik dergilerde, Kürtçe ve Türkçe yayımlandı. Tarihte Osmanlı, Rus ve İran sınırlarının kesiştiği bir noktada, yüz yıllardır bir yaşam mücadelesi veren Kars Kürtlerinin tarihi, Rohat Alakom’un bu çalışması sayesinde ilk kez yazılı hale getiriliyor.

Yazar istatistikleri

  • 5 okur beğendi.
  • 19 okur okudu.
  • 26 okur okuyacak.