Ruby Lal

Gezgin Prenses yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
1
Okunma
0
Beğeni
32
Görüntülenme

Ruby Lal Sözleri ve Alıntıları

Ruby Lal sözleri ve alıntılarını, kitap alıntılarını, en etkileyici cümleleri ve paragrafları 1000Kitap'ta bulabilirsiniz.
Savaşların gölgesinde yaşayan kadınlar, günlük hayatlarını sürekli bir tehlike hissi altında sürdürüyorlardı. Çocuk sahibi olmanın getirdiği mutluluk bile bu endişeli durumu hafifletmeye yetmiyordu. Bâbürlülerin uzun yıllar süren çalkantılı döneminden sonra, 1511'den itibaren görece bir istikrar yakalanmıştı. Bâbür'ün ailesi ve eşleri çoğunlukla Kâbil ve çevresindeki bölgelere yerleşmişti ancak bu huzur ortamı her an bozulabilirdi. Bâbür, imparatorluğunu genişletme hırsından vazgeçmemişti. Askerleri sık sık çevre kabilelere baskınlar düzenliyor, bu da bölgede bitmek bilmeyen çatışmalara neden oluyordu.
Sayfa 49·Kitabı okuyor
Alıntı
Kabil eyaleti, dikdörtgene benzer şekliyle doğudan batıya uzanıyordu. Etrafı, yonca tarlaları gibi sıralanmış ve birbirine kenetlenmiş dağlarla çevriliydi. Göz alabildiğine uzanan vadiler ve akarsuların bulunduğu arazide kabileler dağınık yerleşimler hâlinde bulunuyorlardı. Kuzeyde, bembeyaz örtüsüyle göz kamaştıran Hindukuş Dağları, dingin bir güzellikle yükseliyor ve Kabili Kunduz'dan ayırıyordu. Doğuda Lagman eyaleti ve Peşaver, güneyde ise Barmal ve Bannu gibi şehirler yer alıyordu.
Sayfa 45·Kitabı okuyor
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bâbür, kadınları ve çocuklarıyla birlikte vakit geçirdiği günlerde, çocuklar ona hem hayranlık hem de sevgiyle bakardı. Gülbeden ona babam diye hitap ederdi. Babasıyla nadiren görüşse de onunla ilgili duyduğu hikâyeler küçük prenses için büyüleyiciydi. Kâbilde büyürken sohbetlerde genellikle Båbür'ün başka topraklardaki zaferleri ve karşılaştığı zorluklar konuşulurdu. Babasının hem savaşçı hem de şair ruhlu olduğunu öğrenmişti. Usta bir okçu ve mükemmel bir kılıç ustası olan Bâbür, daima uzun ve zorlu seferlere dayanacak şekilde yapılmış çift tabanlı çizme giyerdi ve tahtsız bir cengâver olarak dolaştığı günlerde bile kafasında hep fetih ve zafer hayalleri dolaşırdı. Gülbeden, daha sonra babasının maceralarını ve karşılaştığı zorlukları yazarken duygularını sevgi dolu sözlerle şöyle ifade edecekti: "Kalemler dile gelse de kahramanlıklarını anlatmaya yetmez ne yazık ki."
Sayfa 61·Kitabı okuyor
Alıntı
Bâbür'ün sohbeti seven yaşlı halaları, gerekli tavsiyeleri vermek ve uyarılarda bulunmak üzere oradaydılar. İnce oymalı ahşap sandalyelere oturmuş, ayaklarını küçük kadife minderlerine uzatmışlardı. Bir yandan da doğum odasında gergin bekleyen kadınları sakinleştirmek için çeşitli hikâyeler anlatıyorlardı. Bir çocuk dünyaya getirmek, önemli ve asil bir görevdi. Özellikle erkek çocuk daha çok arzu edilirdi. Ancak hepsi, doğum sırasında ya da sonrasında anne ve/veya bebeğin ölüm riskinin yüksek olduğunun farkındaydılar. Doğum ve sonrasındaki bakım geleneklerini yaşatan bu yaşlı kadınlar, korkuları hafifletmek için ellerinden ne gelirse yapmaya hazırdılar. Dildar için bu süreç tanıdık olsa da yine de içi endişe doluydu.
Alıntı