Sınırları olmayan bir ülkenin kiracıları gibiyiz. Başkalarının çizdiği sınırlarını ardına hapsedilmiş bir halk olarak, kendi sınırlarımız olmadan ne kadar güvende hissedebilirdik? Sanırım, bir halk için ülke sahibi olmak, sınır sahibi olmaktır. Tıpkı ev sahibi olmak gibi. Kendi kurallarını koyabildiği, hırsızların içeri girmesine izin vermediğin bir alan… Yani ülke, insanın kendini ait hissettiği yerdir. Ve eğer kendi evinde kiracı bile olamıyorsan, bu hangi aklı sınırına sığardı? Belki de bu yüzden, sadece bana ait olan sınırları seviyorum.