S.M. Soto

S.M. Soto

Yazar
6.0/10
1 Kişi
·
2
Okunma
·
1
Beğeni
·
9
Gösterim
Adı:
S.M. Soto
Doğum:
United States, 15 Nisan
Kuzey Kaliforniya'da doğdu ve büyüdü. Şu anda orada oğluyla birlikte yaşıyor.
Okuma aşkı genç kızken başladı ve hala devam ediyor. Kendini romantizm bağımlısı olarak ifade etmeyi tercih eder.
S.M okuyucularıyla bağlantı kurmayı sever ve kesinlikle ölümüne yol açabilecek kadar çok çörek yer. (Karbonhidratlar hayattır.)
I’ve always hated the sensation of paranoia, it made my blood pressure rise to an uncomfortable level and often made my mind feel like it wasn’t my own.
“But for the life of me, I don’t want to run away from him, if anything the need to be close to him is all I can ever think about.”
Mera smiles and nods her head. “This life…his life, it isn’t easy, and the likelihood is, it never will be.”
“Do you think I’m crazy? For wanting this? Wanting to be with him?”
I search her cornflower blue eyes for any signs of worry over my decisions, but I get none.
“No, Sophia. I don’t think you’re crazy. You’re human.”
My body is in tatters, my mind is in shambles, but my heart, my heart is broken beyond repair. There’s this darkness growing inside me. It feeds off my pain and suffering, tarnishing my psyche, blackening my soul. Slowly, they’re breaking me, and they won’t be satisfied until I shatter.
S.M. Soto
omg. look at this part.
Sophia'nın yaşadığı eziyetleri geldiği ortam, ağabeyi, Creed, Mera ve diğerleri sayesinde daha kolay atlatabilmesi biraz göze batıyordu ama onun dışında ilişkiler güzeldi.

Ben çok farklı bir kurgu bekliyordum arka kapak yazısından dolayı. Sophia, kaçırılıyor ve kaçırıldıktan sonra yine kaçırılıyor.. diye anlamıştım. Öyle olmadı.
Yine kaçırılmıyor. Kurtarılıyor.

Kendisini o delikten çıkaran kişinin yanında güvende hissetmesi falan çok normaldi. Öyle olması mantıklı duruyordu yani..

Ağabeyiyle arasındaki ilişkiyi de çok sevdim. Creed'le arasındaki ilişkiyi de sevdim. Çok, çok, çok yavaş işlenmesi gerçekten önemliydi.

Sophia cover house'a ilk geldiğinde oradakilerin gerçekten dost canlısı, birbirini kollayan bir birlik olduğu sandım. Daha sonra bir köstebek olduğunu duyunca hepsine şüpheyle yaklaştım elimde olmadan. Bu olayda beni şaşırtacak tek şey köstebeğin Sophia olması olurdu sanırım.

Yine de köstebeğin ortaya çıktığı, daha sonra olanlar, hikayeyi anlattığı yerler falan... yani biraz zorlama olmuştu.
Bütün kitap boyunca bu kadar olayı yaşamış, bu kadar plan kurmuş biri böyle hareket edemezdi. Bir yerde bir patlak vermeliydi.

Neyse.
Yazar teşekkür kısmından sonra kitapla ilgili spoi verilmemesini rica etmiş. Nereden görecek yazdığımı diyerek basabilirim spoileri ama okumak isteyen biri gelip okusa yazdıklarımı kitabı okumasına gerek kalmaz. Bir başlarsam bütün kitabı yazıyorum çünkü.

ikinci kitap 2019 ocakta geliyormuş, bu kitabın sonunda da ikinci kitabın ilk bölümünü vermişler ama ben okumadım.. kitap gelince orada yine aynı bölüm olacak sonuçta.

kitaba tam puan vermememin bir sürü nedeni var aslında. onları söylersem spoi olur... bu yüzden 10 puanı hak edecek kadar kusursuz bir kurgu değildi diyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
S.M. Soto
Doğum:
United States, 15 Nisan
Kuzey Kaliforniya'da doğdu ve büyüdü. Şu anda orada oğluyla birlikte yaşıyor.
Okuma aşkı genç kızken başladı ve hala devam ediyor. Kendini romantizm bağımlısı olarak ifade etmeyi tercih eder.
S.M okuyucularıyla bağlantı kurmayı sever ve kesinlikle ölümüne yol açabilecek kadar çok çörek yer. (Karbonhidratlar hayattır.)

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 2 okur okudu.