Saadet Başaranoğlu

Saadet Başaranoğlu

Yazar
9.0/10
9 Kişi
·
11
Okunma
·
2
Beğeni
·
17
Gösterim
Insan için en tehlikelisi kendini tanıyamaması değil mi? Kendini Tanıyamadıktan sonra bir başkasını nasıl tanıyabilirsin ki?
Anladım ki aşk ağlatırmış, aşk yokluğunda can yakarmış ve aşk asla senin olmayacağını bilsen bile dualar ettirir ve sana kavuşulamaz hayaller kurdururmuş. Öğrendim... Öğrendim; o gitse bile aşkı sende bırakırmış. Onsuz bir aşk ise acımasızca kabarırmış...
️Ey yollar! Tutup kollarından getirseniz, esmez mi zannedersiniz kışları bahara döndüren o rüzgar? Büyüyüp kasırgalara dönüşse de kapılmam mı bir gülüşünde cennetler yakaladığım o ateşe? Gidişinde götürdüğü umutlarım uğruna,gelişinle tüm benliğim esir olmaz mı bakışlarının ormanında.
Of ne zormuş böyle derinden bir sancının dışa vuruş şeklinin gülümseme olması.. Belki de ilk o gün alışmıştım acılara gülümsemeye..
⏰Bu hayatta hiç kimseye ona güvendiği kadar güvenmemişti ve hiç kimseyi kendime yakın hissetmem işte onu hissettiği kadar. Tüm kalbiyle sevdiği adam, sakladığı diğer yüzüyle karşısındaydı işte. Ya o hayatı hiç yaşamamıştı hepsi hayaldi ya da şu yaşadıkları çok büyük bir kabustu.
O korku beni de sardığında karışsın ruhlarımız birbirine. Tek olup tamamen unuttuğumuzda kendimizi işten an hiçbir korku engel olamaz ruhlarımızı ayırmaya
216 syf.
Öncelikle söylemem gerekirse kitaba bayıldım. Konusunun güzelliğinden falan değil. Konusu günümüz kadınlarının maruz kaldığı bir konuyu ele alıyor. İç burkan bir hikayesi var. Bu iç burkan hikayeyi yazar öyle bir anlatmış ki sonunda ne olacak acaba merakıyla bir çırpıda biten bir kitap oldu. Gizem'in yaşadıkları hayal ürünü değil. Bu ülkede binlerce Gizem var aynı durumu yaşayan. Gizem'in en büyük hatası sevmekti. Koşulsuzca sevmekti. Güvenmekti. İnanmaktı. Ama bunlar ona o kadar kötü sonuçlar doğurdu ki en sevdiği kişi hayatının hatası haline geldi. Yazarın o sevgiyi okuyucuya geçirmesi çok önemliydi ve ben o sevgiyi diplerine kadar hissettim. Okumayan kalmasın bu kitabı. Kesinlikle okuyun okutun.
216 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Yazarın kalemi hikayenin derinliği çok hoşuma gitti. Gizem, Gamze, Murat, Metin onları bir araya getiren aslında neydi? Kurulan hayaller üniversitede okuyacağı bölüm kazanınca yapacakları iki kardeş o kadar mutlulardı ki.
Onları ayıran şey aslında geleceklerine yön veren hikayenin başlanğıcıydı. Tavsiye ederim kitapla kalın. Hikayede ucu açık kalan yerler gözüme çarpmadı değil sanırım devamı gelecek..
216 syf.
·9 günde·10/10
Kitabın gerçek hayatta yaşanmış bir olay üzerine yazılması önsözü okuduğum an sarsmıştı beni. Nasıl okudum ve nasıl bitirdim bilmiyorum. Kurgu olmasını ve yaşanmamış olmasını çok isterdim. Çok güzel bir kitaptı benim için. Yüreğim daha ilk bölümlerde acımaya başladı. Kitap çok akıcıydı. "Acaba bir sonraki sayfada ne olacak?" düşüncesiyle okutturdu kendini. Her zaman bir merak vardı içimde, "Acaba sonunda ne olacak?" diye. Sayfalar ilerledikçe boğazımın düğüm düğüm olmasıyla birlikte bolca gözyaşı döktüm Gizem'e. Ayrıca kardeşi Gamze'nin başına gelenlere de çok üzüldüm. Ailenin yaptığı şeye karşı vermiş olduğu tepki hiç hoşuma gitmedi. Kitabın sonu beni çok yıktı. Aah Gizem, ne söyleyebilirim ki seninle ilgili? Nasıl anlatabilirim yaşadığın onca şeyi? Nice Gizemlerimiz var bizim. Bu olanlara benzer şeyleri dün yaşamış, bugün yaşıyor ve yarın yaşayacak. Bunu üzülerek söylüyorum ki kötü insanlar var oldukça Gizemlerimiz hiç bitmeyecek. Benim yüreğim bir hayli buruk. En iyisi sizin okumanız. Okuduktan sonra benim duygularımı daha iyi anlayacaksınız. Tavsiye edebileceğim yürek parçalayan bir eser, yürek parçalayan bir hayat hikayesi...
-Nursena
216 syf.
·9 günde·7/10
Herkese MERHABA🤗...
Yine güzel bir kitap ile geldim sizlere..Yaşanmış bir hayat hikayesini kaleme almış yazarımız kitabında..Okurken gerçekten Gizem'in yaşadıkları çok etkiliyor insanı..Keşke dedim bunlar gerçek olmasa ama malasef günümüzde bu tarz şeyler bitmiyor aksine çoğalıyor.Yazar o kadar güzel anlatmış ki hemen empati yapıyor insan.Biz okurken mahvolduk siz yazarken nasıl dayandınızYazarımızın kalemine sağlık kendisine başarılar diliyorum
216 syf.
·1 günde·8/10
Dokunma Kanarım... Kitabın adı bile bu denli derin yaralar açarken insanın ruhunda.. Nasıl inandım o toz pembe satırlara.. İçinde yaşanmışlık barındıran kitaplara hayranım derdim her zaman.. Beni en çoook etkileyen kitaplar.. Çoğu zaman karakterin yerine koyarım kendimi acaba ben olsam ne yapardım diye sorardım zaman zaman.. Umut dolu bir kızdı Gizem. Yıllar önce hepimizin yaşadığı bir olayla başladı aslında hikaye.. Gizem'in üniversite heyecanı. Sonuçların açıklandığı ilk an.. Ahhh o büyük heyecan.. Gizem'le o heyecanı tekrar tekrar yaşadım. Evet evet hepimizin yapacağı gibi o anlarda bende kendimi Gizem'in yerine.. Ahhh ruhum çekiliyor.. Paramparçayım düşündükçe.. İnsan bu kadarı da olur mu? Yaaa ne olur kurgu olsun derken çeviriyorum sayfaları.. Maalesef daha ilk sayfadan söylemişti yazar. O cümleyi okurken nefesim kesilse de.. Buz gibi bir ses kurgu sadece mekanlar ve isimler diyordu.. Yaşananların hepsi gerçek..Daha fazla Gizem olmaya dayanamıyorum.. Benim okurken ruhum bu denli parçalandıysa.. Sen nasıl dayandın bunlara. Kalbin ruhun kaç parçaya bölündü acaba? Uzun zaman sonra ilk kez bir kitap ağlattı beni.. Son satırları okurken kalbimin sızısı gözlerimden akıp gitti..
216 syf.
·Beğendi·8/10
Gizem universite sinavlarini kazanmis, hayatinin en mutlu anlarini yasayacak ve hayallarine kavusacakti. Ancak onu inanmasi guc, yasandigina olasilik vermek istemeyeceginiz olaylar bekliyordu. Cok sevdigi guvendigi bir insan tarafindan maruz kaldigi seylerin acisi okurken yureginizi ates gibi yakacak.

Onun mutluluk sevgi, guven ile baslayan ve kabusa donusen hayati tum gercekligi ile beni bir kadin olarak derinden etkiledi. Ayrica bu hikaye bastan sona yasanilmis hikayeler arasinda benim icin en etkileyici olaniydi. Okumanizi tavsiye ederim️
216 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
DOKUNMA KANARIM

“İnsan, anlattıkça yaşıyordu ve yaşadıkça unutamıyordu iyi ya da kötü olayları. Beynimiz, özellikle kötü olayları unutmamaya endeksliydi. Ya da bizler neyi unutabiliyorduk ki? Sadece unuttuğumuzu sanıyorduk. Hiç olmadık yerde birden fırlıyordu bilincimize unutmak istediklerimiz dalga geçer gibi.’Bak ben buradayım.’ dercesine…”

“Ruhumuz o kadar siyaha ve karanlığa alışmış ki beyazın güzelliğini unutmuşuz. Çünkü siyah tüm ışıkları içine hapsederken güzelliklerin de üzerini örter ve kendine benzetir. Oysa beyaz sadece yansıtır. Neyse sana onu gösterir.”

“İnsan âşık olacağı insanı önceden tahmin edemez. Onun kişiliğini, dış görünüşünü her ne kadar kendince belirlemeye çalışsa da gider, belki de aklının ucuna bile gelmeyecek kişilikte birine âşık olur. Çünkü sen ne istersen değil; AŞK isterse o olur ve AŞK isterse o olur ve AŞK öyle acımasızdır ki acıyla var olur…”

Gamze (kardeş), Gizem (ana karakter), Kemal (Baba), Zühre hatun (anne), Metin, Murat Çelik, Feride, Ferhat (çırak), Ayşe (hala), Tolga (kuzen), Mehmet (enişte), Cengiz, Buse, Nisa, Beril ve Mustafa ile acılarla yoğrulmuş bir hayatın içine girip okurken onlar ile birlikte yaşadım bütün olanları…

Polis memurunun Murat hastanede iken, olay konusunda konuşurken Murat’ın olay öncesi yaptıkları ile ilgili açıklama yaptığında Metin ve Gizem gibi bende şok oldum… Gamze’nin bu açıklamayı duyduktan sonra bayılması sonucu hemşirenin yapmış olduğu açıklama sonrası ağzım açık kaldı ve ben ikinci bir şok yaşadım… IV. Bölümü okurken gözyaşları içinde kendi hayatınıza şükrederken buluyorsunuz kendinizi… Kız çocuklarımızı nasıl eğitiyorsak namus konusunda, erkek çocuklarımızı da eğitmeliyiz. Başkasının evladına dokunmaması gerektiğini, namus kavramını erkek çocukta öğrenmeli. Erkek yapar elinin kiri sözü beni sinirlendiriyor. Sonrasında ise evlenirken el değmemiş kız arıyorlar. Herkes aşkı tende arıyor, aşkı cinsellik sanıyorlar… Aşk bu değil… Aşk sevdiğine dokunamamaktır… Aşk sevdiğine kıyamamaktır…

Meçhul telefonlar kimden geliyordu? Neden uyarı yapıyordu? Telefon eden kişiyi kim yönlendiriyordu? Gizem , batağa saplanacak kadar nasıl bir olayın içine girdi …

Eserin son sayfasında, Mustafa’nın arkadaşının sesi kulaklarına geldiğinde söyledikleri sonucu istem dışı elimi alnıma koyup aman Allah’ım dedim.
( Buz gibiydi sözleri. Titriyordu içi… ) İşte burada bir daha koptum ve devamını ağlayarak okudum. Yüreğim paramparça oldu, boğazıma yumru oturdu adeta yutkunamadım, nefes alamadım…
Bu kısmı yoruma yazarken gözlerim yine dolu dolu oldu. Yazarken hem yüreğim hem de ellerim titriyor. Görselleri hazırlarken gül yapraklarını eserin etrafına özenle tek tek yerleştirirken, kendimi Mustafa’nın defterin sayfalarını tek tek yaktığı yerdeymişim gibi hissettim. Eserin gerçek yaşanmış hayatlardan yazılmış olması, okurken okuyucuyu fazlası ile etkiliyor. Bu eseri kim okursa okusun etkilenmedim diyemez… Hele ki defterde Gizem’in son sözleri var ya, insanı resmen paramparça ediyor…

Yazarımızın eline yüreğine sağlık, bu muhteşem eseri okumamda katkısı olan arkadaşıma teşekkür ediyorum. Yazarımızın okuru bol olur inşallah.

#saadetbaşaranoğlu #dokunmakanarım
216 syf.
·Puan vermedi
Herkese Merhaba ‍️
#okudumbitti
@okuyanterazi moderatörlüğünde okuduğumuz @minelyayinevi Saadet Başaranoğlu @saadetbasaranoglu01 ait #dokunmakanarım kitabını bitirdim. Yorum girmem o kadar kolay olmadı. Sindiremedim yapılanları. Empati kurdum defalarca düşündüm ya ben Gizem olsaydım. Gizem anne baba ve kardeşiyle Ankara'da yasaya kendi halinde genç bir kız iken üniversiteyi kazanır. Istanbul ... Ama daha kazandığı ilk gün şanssızlıklar peşini kovalamaya başlar. Kardeşi Gamze hakkında gerçekleri öğrenir... peki bu gerçekler neler.? Istanbul gidince kısa bir süre halasıyla beraber yaşar. Kuzeni Tolga ile üniversiteye kayıta gittiklerinde hayatının aşkı Cengiz ile karşılaşır. Çok büyük bir aşk yaşar. Başına geleceklerden habersiz kendini aşkın seline kaptırır. Ankara'da aile dostlarının oğulları Metin ile karşılaşır. Metin onu adım adım takip etmektedir. Kuzeninin şirketinde çalışan Metin anlamsız bir hırs uğruna , yaptığı planlara Gizem istemese bile alet olur. Bunun sonucunda ise hayata öfkeli olan Cengiz belki de bütün hayatının intikamını Gizem'den alacaktır. kitabın sayfasını kapattığımda boğazımda ağıtlar düğümlendi. Kesinlikle okunması gereken bir kitap .
Insanın tek engeli korkularıdır. Insan ,anlattıkça yaşıyordu ve yaşadıkça unutamıyordu iyi ve ya kötü olayları. Beynimiz, ozellikle kötü olayları unutmamaya endeksliydi. Ya da bizler neyi unutabiliyorduk ki? Sadece unuttuğumuzu sanıyorduk. Hiç olmadık yerde birden firlıyordu bilincimize unutmak istediklerimiz dalga geçer gibi "Bak ben buradayım " dercesine. Hani bazen isteriz ya an dursun akmasın zaman ve bir ömür kalsın öylece. Iste tüm dileklerimde o olsa ben yine onu dilerdim usanmadan.
#brcdenkitapyorumları #okudumbitti #okupaylaş #okufarkyarat #kitaptavsiyesi #kitapalıntıları #kitapönerisi #bookstagram #book #kitap #oku #kitapkurdu #kkltyr
216 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Kitabımız gerçek yaşanmış bir hikaye olmakta birlikte beni etkisinden hala çıkaramamıştır. Kitap Gizemin aşık olduğu adam için yaşadığı acılarla dolu trajik hikayesinden bahsetmektedir Okurken sonunun hiç bu şekilde olacağını tahmin etmemiştim. Eğer ki sizde gerçek yaşanmış hikayeleri okumayı seviyorsanız şiddetle tavsiye ediyorum.
216 syf.
·10/10
Gerçek yaşanmışlığı konu alan ve isminin hakkını veren bu kitap konusuyla, akıcı ve sürükleyici diliyle muhteşem lakin ben berbat haldeyim. Her sayfasında hıçkırıklarla daha fazla devam edemeyeceğim deyip bıraktım elimden kitabı ama devam etmeye de engel olamadım kendime. Kitabı bir solukta bitirdim ama ben soluksuz kaldım. Boğazımda oluşan düğümlerle çığlık atmak, okuduklarımın etkisinden kurtulmak istedim. Ama kurtulamadım. Beni bile böylesi sarmalarken bu acı kim bilir Gizem neler yaşadı, neler hissetti? Her defasında kaç parçaya ayrıldı ruhu?..
Kitabı bitirdiğim gece onu düşünmekten ona dua etmekten sabaha kadar uyuyamadım. Psikolojimle beraber halim de perişan.
Ben bir daha bu kitabı okumaya cesaret edebilir miyim? Hayır...
Ama sizlere kesinlikle tavsiye etmekle beraber kendime yasaklıyorum.
Umarım siz okurken, benden daha güçlü olursunuz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Saadet Başaranoğlu
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 11 okur okudu.
  • 2 okur okuyacak.