Dinin hakikat niteliği doğruluk ve geçerlilik değerlerini; hidayet ise dinin insanlık durumuna bakan yanıyla maslahat değerini nitelemektedir. Şu hâlde din, İslâmi zaviyeden bakılınca, kaynağı açısından, kelamın mesajının sahibine atıfla ilahidir. İnsanlık durumunu, varlık, bilgi ve değer örgüsüyle değerlendirir; onu bozulan yanlarıyla restore (islah) eder; iyi olan yanlarıyla ise korur (maruf) ve inananlar eliyle de geliştirmeyi amaçlar. Bu temel işlev, dinin dilsel sınırlarının ötesine geçerek önce kişide iman olgusunu, sonra ise zihinsel, duygusal ve eylemsel boyutları olan bir tasavvuru meydana getirir.