Sam Shepard

Sam Shepard

Yazar
7.4/10
25 Kişi
·
79
Okunma
·
1
Beğeni
·
1.184
Gösterim
Adı:
Sam Shepard
Tam adı:
Samuel Shepard Rogers
Unvan:
Oyun Yazarı
Doğum:
5 Kasım 1943
Ölüm:
27 Temmuz 2017
Samuel Shepard Rogers (d. 5 Kasım 1943 - , Fort Sheridan, Illinois) ABD'li oyun yazarı, yazar ve aktör.

Eserlerinin çoğu açık sözlülüğüyle bilinir. Oyunlarında, ABD'nin batısına has yaşamı gerçekçi bir anlayışla ele aldı. Tiyatro ve film oyunculuğuyla da adından söz ettirmiştir.

Gömülü Çocuk adlı oyunu 1979 yılında Pulitzer Ödülü kazandı. Aç Sınıfın Laneti (1978) ve Vahşi Batı (1980) diğer önemli oyunlarıdır. Bob Dylan'la yaptığı ortak çalışmalar sürrealist bir film olan Renaldo & Clara ile başlamış, Dylan'ın Knocked Out Loaded albüme kadar devam etmiştir.

1969 yılında aktris O-Lan Jones ile evlendi ve Jesse adında bir erkek çocuğa sahip oldu. Bu evliliği 1984 yılına kadar devam etmiştir. 1983 yılından beri Oscar Ödülü sahibi Jessica Lange ile birlikte Manhattan'da yaşamıştır. 27 Temmuz 2017’de vefat etmiştir.
Dünyanın kaç bucak olduğundan haberin yok. Bitakım şeyleri öğrenmek gerek, Wes. Yoksa adamın canına okurlar. İnsanlar gözünün içine baktıklarında, kanmayacaksın. Arkalarında ne var, ona bakacaksın. Neyin önünde duruyorlar, neyi saklıyorlar, onu göreceksin. Herkes kendini gizliyor, Wes, herkes. Hiç kimse göründüğü gibi değil.
Fazla rahata alışmanın en kötü yanı ne, biliyor musun? Kökenlerini unutuyor insan. Bağlantıyı koparıyor. Bir yerlere varıyorum sanıyorsun, ama hep kaybediyorsun. Her an biraz daha geride kalıyorsun. Üstüne ölü toprağı serpilmiş gibi.
110 syf.
·2 günde
Açlığa ve yokluğa ve tüm bunlara sebebiyet verdiği düşünülen tuhaf bir lanete göz atalım...

Bilmem kaç bin defa bozulan psikolojimi tamir edememeye, aslında şöyle diyelim düzelmesine imkan vermeyen kitaplar okuyan kendime duyduğum sinir ile kitap hakkında biraz fikir beyan edelim...

Öncelikle kitap 3 perdeden oluşan bir tiyatro oyunu ve haliyle diyaloglar şeklinde ilerliyor.
3 perde de aynı yerde geçiyor aslında farklı olaylar cereyan etse de mekan aynı, aynı kırık dökük ev...

Konu çok acayip işleniyor yani bir film havası veriyor kitap aslında bir tür Teksas filmi havası.
Konu yokluk, yokluğu kabullenememe, kaçıp gitme isteği..
Bir aile ve sonunda darmadağın olan yaşantılar.. (öncesi çok topluymuş gibi)

Basit bir kurgu var ama verilen hissiyat etkileyici kanımca.
Söyle ki:

Bir insanın çaresizliği, bir şeyleri düzeltme isteği ile hayata yeniden başlamaya çalışırken aslında yapılan hataların düzeltilemez hale gelmiş olması..
Neden böyle bir ailem var diye sorgulayanlar..
Bu hayatı kim seçti, suç kimindi, neler oluyor, üzerimizde lanet mi var, neden hicbir şey düzelmiyor ve gitgide kötüleşiyor ?... Ve sair...

Karamsarlık ve kasvet...

Yokluk insanı ne hale sokar?.. Suç işleyen herkes suçlu mudur acaba, neler o yollara sevkeder insanları?...

Buraya Cioran'ın bir sözünü eklemek istiyorum :
“Sabahın beşinde bir genelevin halini görmeyen kimse, gezegenimizin hangi bezginliklere doğru yol aldığını düşünemez.”
Not: Burukluk kitabındadır...
110 syf.
·Puan vermedi
Aç Sınıfın Laneti ya da orijinal ismi ile “Curse of the Starving Class” Sam Shepard’ın en güzel eserlerinden birisidir.

Bahsedilen lanet, aç sınıfın birilerine yaptığı lanet değil, aç sınıfın kendi üzerindeki lanettir.

Genel olarak bakıldığında bu lanet, kapitalist sistem üzerine kurulu olan Amerika’da düşük gelirli bir ailenin çektiği maddi sıkıntılardan dolayı lanetli olan aç sınıfa ait olmalarıdır, her ne kadar bunu reddetseler de.

Ancak aynı zamanda görüyoruz ki Emma’nın başlayan regl döneminden aile bireyleriyle, özellikle de erkek aile bireylerinin yanında bile rahatça bahsedilebilmesinden dolayı süre gelen bir lanettir (hristiyanlık ve diğer dinlerde ya da inançlarda da belirtildiği gibi). Yani bir yozlaşmışlık olarak görülür, bir lanet olarak görülür bu doğal durum.

Oyun boyunca sürekli içi boş buzdolabının önünden gelir geçerler, açıp içine bakıp kapatırlar yeri gelince de küçük muhabbetlere başlar ya da asi genç kız Emma gibi bağırır çağırırlar ve fiziksel olarak aç oldukları halde aç sınıfa ait olmadıklarını vurgular.

Baba Weston alkolik ve ataerkil sinirli bir adamdır, duygularını ifade etmeyi bilmez. Giriş kapısını kırdığı söylenir ve oyun boyunca sürekli göz önündedir bu kapı, aslında parçalanmış aileyi sembolize eder. Anne Ella hiç gerçek olmayacağını bildiği hayaller içindedir, Avrupa’ya gidip bu durumlardan kurtulmak ister. Kocasının davranışlarından bıkkındır.


Ailenin büyük çocuğu Wesley ise sinirli görünür ancak içerleyerlemiş bir çocuktur babasına kaşı zaman zaman anne babası arasında kalır. Küçük fert Emma ise klasik asi bir genç kızdır.okul için hazırladığı tabuğu tiyen annesin büyük kızgınlık duyar. Yani ailemiz sorunlu bir aile okudukça bunu zaten daha iyi anlayacaksınız.

Yine bu bahsedilen açlık da fiziksel anlamından ayrı olarak içsel sıkıntıdan kaynaklanan da bir açlıktır. Sevgi açlığı, güzel bir aile açlığı. Mutluluk açlığı, mülkiyet açlığı, materyalist, ruhsal, fiziksel bir açlık.

Lanet de bu açlıkların aslında bir yerde dönüştüğü, kendini tahrip ettiği, yozlaştırdığı lanettir.

Sistemin köleleştirdiği bireyler ve aileler, kapitalist düzenin getirdiği zorluklar, kapitalist sistemde yaşama tutunma çabası ve aslında gerçekten delirmeden bireyi delirmiş konumuna getiren bu yıkıcı sistem oyunda gerek sembollerle gerek karakterlerle çok başarılı bir şekilde okuyucuya- izleyiciye aktarılmıştır Sam Shepard tarafından. Düzen ya da düzensizlik çok iyi gözlemlenmiş ve muhteşem detaylarla biçimlendirilip yaratılmış.

İmkanı olanların orijinal dilinden okumalarını tavsiye ederim keza dili çok ağır değil.

Amerika’daki kapitalist sistemde, sorunlu ya da sorunlu olmak zorunda bırakılmış ailemizin hayatını yakından görmek isteyenler bence hiç çekinmeden okumalılar.
110 syf.
·2 günde·8/10 puan
Kitap 3 perdeden oluşan bir tiyatro sahnesini ele alıyor. Kitap baştan sona kadar birebir diyaloglarla oluşmakta. Dili akıcı, rahatlıkla hızlı okuma tekniğiyle okuyabilirsiniz.

Amerika'da toprak sahibi olan fakir bir ailenin sıkıntıları, kendilerine göre lanetleri, konu edilmekte.
Baba sarhoş, sağ sola borçlanmakta, kandırılmakta, ailesine önem vermemekte.
Anne hayatından memnun değil, eşi ilgisiz! Gözü yüksekte ve kocasız bir hayat istemekte.
Oğlan asi, dik kafalı, annesinin hayallerine karşı bir duruş sergilemekte.
Kız yeni ergen olmuş, kaçmak ister, kimseyi dinlemez. Kanunlara karşı duran bir kimliğe bürünmek ister.
Bu ailenin elinde olan topraklarından faydalanmak isteyen kişiler de, kapitalist sistemin karanlık yönünü canlandırmakta.

Son perde de pişman olan bir babayı göreceksiniz. Ama iş işten geçti. Yapılan hatalar silinmiyor. Hele acımasız kapitalist bir dünya algısında, yaptığın hatalar kat ve kat canına okuyor.
Gerçekten yeni bir insan olmak istesen bile sistem buna izin vermiyor.

Güzel bir tiyatro oyunu. Muhakkak okuyun.
143 syf.
·9 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bu kitap hakkında naçizane fikrim şudur: öncelikle keyifli okuma serüveni için Pınar Kür'ün çevirmenliğini kutlamak gerek. Bunun dışında yazarın ele aldığı konuyu çok sınırlı tuttuğunu düşünüyorum, bundan dolayı da (bencileyin) bir anlam kayması mevcut. İnsan böyle bir kitap okuyunca ister istemez Yaşar Kemal'in 'İnce Memed'i ile kıyaslıyor. 'İnce Memed' serisi yanında bu kitap çok sönük kalıyor. Güçlü gözüken yanı ise yazarının hayatın gerçeklerine sınırlı da olsa bağlı kalma yönündeki çabası. Bunun dışında akıcı bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Sam Shepard
Tam adı:
Samuel Shepard Rogers
Unvan:
Oyun Yazarı
Doğum:
5 Kasım 1943
Ölüm:
27 Temmuz 2017
Samuel Shepard Rogers (d. 5 Kasım 1943 - , Fort Sheridan, Illinois) ABD'li oyun yazarı, yazar ve aktör.

Eserlerinin çoğu açık sözlülüğüyle bilinir. Oyunlarında, ABD'nin batısına has yaşamı gerçekçi bir anlayışla ele aldı. Tiyatro ve film oyunculuğuyla da adından söz ettirmiştir.

Gömülü Çocuk adlı oyunu 1979 yılında Pulitzer Ödülü kazandı. Aç Sınıfın Laneti (1978) ve Vahşi Batı (1980) diğer önemli oyunlarıdır. Bob Dylan'la yaptığı ortak çalışmalar sürrealist bir film olan Renaldo & Clara ile başlamış, Dylan'ın Knocked Out Loaded albüme kadar devam etmiştir.

1969 yılında aktris O-Lan Jones ile evlendi ve Jesse adında bir erkek çocuğa sahip oldu. Bu evliliği 1984 yılına kadar devam etmiştir. 1983 yılından beri Oscar Ödülü sahibi Jessica Lange ile birlikte Manhattan'da yaşamıştır. 27 Temmuz 2017’de vefat etmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 79 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 38 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.