Şeytan ve şeytanlaşmış insanlar size vadeder. Yalanı ve yanlışı, duşmanlık ve şehveti, hayvani hazları ve sohbeti; hormonların yolunda, libido vadisinde fâni akılsız hayvanlar gibi tükenip bitmeyi ve mahvolup gitmeyi... İnsanlık dışında her şeyi, en şerli bir çağrı ile şeytani ateşten bir ülkeyi size vadeder. Allah karşısında ve kullar huzurunda pişmanlık ve rüsvayı, mizanda insanlık değerinde sıfır çekmeyi, heybesi boş nefsin bıçağıyla delinmiş azıksız dirilmeyi, kısaca felaket ve helâketi vadeder.
Şeytanın çağrısı sonra kulağından tutar insanı, sanki nefsi ilk onu ruhundan tutuyor gibi, çeker onu ateşten evine ve odasına, kapıları üstüne kapatır. Kimsesizlik, meleksizlik ve tanrısızlık hissine boğar onu, sonra şehvet atına bindirir, gemi kendi tutar, sürükler şehvet vadilerine ve en son derelerinde boğar, kimse sesini duymaz. Şeytan kandırdığı insanların yolunu yalnızlık raylarıyla döşer; kendinden, ailesinden, camiden ve cemaatten koparır onu nefsin lejyonlarına maskara ve palyaço yapar. Sonra kullanılmış bir şehvetlik mendil gibi siler atar. Kopma, yıkılma, yalnızlaşma, Peygamberinin (a.s.m) şefkatli mesajlarını asla unutma, cennetten sana uzatılan el olan rabbinin ayetlerine gözünü yumma, sana gelen mesaja kulak ver.
Dua ile irade iste, başka çağrıcılara ve şehvet mızıkacılarına karşı diren ve dayan. Unutma burası dayanma dünyası, küsme ve umutsuz olma. Tut Allah için uzanan o elleri, istikametli, takvalı, imanlı ve inançlı ise bir buse kondur. Koy alnına, sonra da omuzuna, düşersen tutsun seni ve düşerse tutunsun, sana duşenin yanında ol. Bunun için önce düşmeden al. Allah'la ol ve nefsini ayaklar altına al ve çiğne.