İşte; yukarıda kayıt ve tasrih edildiği veçhe ile; Toprağı, suyu, dağı, taşı, köyü, ovası, obası, ili, ulusu, şairi, sözü ve sazı ve her şeyi Türk; olan bu beş milyonluk Türk halkı ezelden beri bu yerlerde yaşamakta ve bu yerlerin hakiki sahibi olmakla beraber orada Farsların, Ermenilerin, Arapların malik oldukları hak ve imtiyazdan mahrumdurlar. Bunlar İran hudutlarının bekçisi, İran saltanat idaresinin muhafızı olarak tavzif edilirler.. Fakat, hiç bir güne bir gün medenî İçtimaî hak talep edemezler. Yani; vazifeleri var, hakları ve alacakları yoktur... Bu kadarla da kalmayarak, Tahran hükümeti bunların mevcudiyetini ortadan kaldırmak için İdarî - siyasî, kültürel ve elden gelen her nevi hile ve tezvirlere tevessül etmektedir: O cümleden; 1 — İran’daki Türklerin mevcudiyeti tekzip ve tarihi tahrif ediliyor. 2 — Türkçe coğrafi adlar, dağlar, dereler, ırmaklar, tepeler, köy adları, şehir adları, ova ve hayvan adları, soy adları, çocuk adları, tarihî Türk adları, Türklerden kalma tarihî âsar ve âbidelerin adları hep resmî ve sistematik bir sirette Farisîleştiriliyor. Buna misal; - Tebriz civarından akan (Acıçay) farisice - telh rud, Azerbaycanda (Karadağ) silsilesi farisice - 'Siyah güh, Karasu - Siyah rud, Kara çimen - Siyah çimen, Azerbaycan eyaleti _ İstar-i 'evvüm, Türkmen atları — Esbihayı Gtirgân, Tebriz’deki (Şah gölü) Farisice — İstehri Şah.. Velhasıl; Gümüştepe, Tavşantepe, Aktepe, Tanm ovası, Aladağ, Urmiye gölü vesaire vesaire adlar hep Farisiceye tebdil olunuyor. Türklük ifade eden ve Türk damgası taşıyan herşeyin izi silinmeğe çalışılıyor. 3 — Çocuklara Türk adı koymak ve Türkçe soyadı almak şiddetle yasaktır. 4 — Bütün mekteplerde ve halk için açılan gece kurslarında gerek çocuklara ve gerekse avam Türk halkına dersler hep Farisice takbih olunmaktadır. 5, —