Seda Ç. Şan

Seda Ç. Şan

Editör
8.3/10
2.048 Kişi
·
6,2bin
Okunma
·
0
Beğeni
·
21
Gösterim
Adı:
Seda Ç. Şan
Tam adı:
Seda Çakmakçıoğlu Şan
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
228 syf.
·3 günde·10/10 puan
Otostopçunun Galaksi Rehberi yazarının mükemmel mizahı ile süslenmiş süper bir bilimkurgu serisinin ilk kitabı.Bu 5 kitaplık seri davasında ne kadar alaycı bir tavır sergilese de bize gercekten evren ile ilgili cok fazla bilgi veriyor ve bu bilgilerin doğruluğu günümüzde birer birer kanıtlanıp yaşamımızdaki birçok ayrıntıya ilham kaynaklığı ediyor.Bilimkurguyu bu kadar eğlenceli bir şekilde anlatmayı başarabilen bir kitap daha görmedim.Ayrıca bu seri kitapta anlatılan gibi ciddi anlamda uzaya çıkmış bir kitap.Şubat ayında uzaya fırlatılan dünyanın en büyük roketi Falcon Heavy'nin içinde Bir Otostopçunun Galaksi Rehberi de bulunuyordu.Bence bir bilimkurgu kitabının zirvesi ancak budur. Tüm bilimkurgu severlerin kesinlikle okuması gereken bir seri..
Otostopçunun Galaksi Rehberi serisinin 5 kitabının bir arada olduğu basım. Öncelikle söyleyeyim çok uzun bir kitap. 900 küsur sayfa. Benim gibi uzun kitaplara alışkın değilseniz, bir de bilim-kurgu pek ilgi alanınıza girmiyorsa okurken çok zorlanabilirsiniz. Ben ancak ilk iki kitabı okuyabildim. Başlarken hepsini okumayı düşünüyordum. Açıkçası hepsini okumaya gücüm yetmedi. Ne olursa olsun kitapları yarım bırakmayı sevmiyorum. Bu nedenle araya kitaplar koyarak bitireceğim sanırım.

Kitabı okumadan önce ekşi'de ve 1000kitap'ta yorumlara bakmıştım. Bir çok yorum anlam itibari ile şöyleydi: "Çok saçma bir kitap ama yarım da bırakamıyorsunuz. Sizi içine hapsediyor." Bu tür yorumları görünce şaşırmıştım. Ama biraz okuduktan sonra aslında kitaba pek uyan yorumlar olduğunu fark ettim.

Yazar kendi kafasında bir evren yaratıyor -kim bilir belki de gerçektir-. Sizi karakterlerle beraber bu evrenin bir ucundan diğer ucuna sürüklüyor. Ufkunuzu çok genişletecek bir kitap. Pek çok yerde durup tekrar tekrar düşünmek zorunda kalıyorsunuz. En basitinden insanlar fare üzerinde deneyler yapar ya, yazarımıza göre aslında fareler insanlar üzerinde deneyler yapıyor. Veyahut evrende Dünyadan başka gezegenler var ve buralarda başka ırklar da yaşıyor. Dünya ise diğer ırkların yaşamı sorgulamak, yaşamın anlamını bulmak gibi sorulara cevap verebilmesi için üretilen bir robot. Biz insanlar da aslında bu robotun birer parçasıyız. Neyse çok spoiler vermeyeyim. Sonuç olarak 'saçma' da olsa bir olay örgüsü var ve ister istemez merak ediyorsunuz sonunu.

Çeviri olmasına rağmen yazarın değişik dil kullanımının tadına varabiliyorsunuz. Çevirmenlere puanım 10 bu bakımdan.

Ülkemizin ziyaretçi sayısı bakımından en iyi 8. sitesi olan, dünyada kendi alanında bir ilk olan ve 1999'da kurulan ekşi sözlük'ün kurucusu Sedat Kapanoğlu siteyi bu kitaptan esinlenerek oluşturduğunu belirtmişti. Açıkçası bu nedenle kitaba olan merakım baya da artmıştı. Kitabı okuduğum kadarıyla Douglas Adams yıllar önce, internet bu kadar yayılmamışken, hatta insanların internetin kendisini bile kavramakta zorlanırken sözlük modelini kafasında yaratması ne kadar zeki, ilerigörüşlü olduğunu gösteriyor. Dediğim gibi ufku gerçekten de katlayan bir kitap. Özellikle bilim-kurgu seven okurların ve yeni bir şeyler denemek isteyen okurların okumasını tavsiye ediyorum.

dipnot: en uygun
zamanda kalan 3 kitabı da okuyup yorumumu ve puanımı güncelleyeceğim.
-En önemlisi insana cesareti öğretip sevdiriyor.Cesaret ve aptallığın farklı kavramlar olduğunu ve aradaki o ince cizgiyi fark etmemizi sağlıyor bence bu kitabı okumak için önemli bir sebep.Düşünsenize bir kac saatte ailenizi,evinizi,paranızı hatta ve hatta gezegeninizi kaybediyorsunuz ve otostop cekerek o uzay gemisinden diğer uzay gemisine,bir gezegenden dğer gezegene savruluyorsunuz.Tabi tüm bunlar bize cok fantastik gelen şeyler ama bir düşünsenize bir daha Mc Donals'tan birşey alamadığınızı bir daha Starbucks'dan birşey içemediğinizi ;(

Evet Bir Otostopçunun Galaksi Rehberi'ni okumak için 2. sebep ise gerçekleri istemenin bizim için bir araç değil bir amaç olmasını saglamak.Kısaca gerceklere ulaşarak birşeyleri basarabilmeyi istemek değil de gercekten gercege ulaşmaya calısmayı istemek.Gerçeği bir araç değil bir amaç olarak görmek.Ne de olsa ne gercekten daha gercek olabilir ki?

Bir Otostopçunun Galaksi Rehberi'ni okumak için 3. sebep bir cok internet sitesine ilham vermesi, sonra 42 sayısının hayatın evrenin anlamı olduğunu google'ın da söylemesi,google'a “what is the answer to life, the universe, and everything?” diye arattığınızda karşınıza “42” cevabı ve bir adet hesap makinesi çıkıyor deneyin,ve evreni dolaşan gezginlerin rehberi olan Galaksi Rehberi'nin şuanda biz kullanamıyor olsakta tüm dünyadaki insanların ücretsiz olarak tıklayıp her türlü bilgiye sahip olmasını saglayan WIKIPEDIA ansiklopedisine ilham kaynağı olması,şuanda çogumuzun elinden düşmeyen tabletlere,e- kitaplara ilham kaynağı olması ve daha fazlasıyla hayatımızdaki cogu seye, ELON MUSK dahil birçok kişiye ilham kaynaklığı etmesi.

Ve son olarak kitabın arkasıdaki kocaman ve dostane “Don’t panic” yazısı. Hiçbir durum karşısında panik yapmamamızı söyleyen, hatta gezegeninin iki aptal vogonunun bir hiperuzay inşa yolu kurmak istemesi sebebiyle kül olup yok olması durumunda bile panik yapmamanı söylüyorsa günlük telaşlarımız içinde bu sözü aklımıza getirdiğimizde biraz sakinleşiriz belki.


Hayata daha espritüel bakabilmek ve daha fazlası için kesinlikleee okumanızı tavsiye ederim. KESİNLİKLE OKUMALISINIZ.

Diğer sebeplere buradan göz atabilirsiniz :))
https://www.google.com/...-rehberi/amp/?espv=1
228 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
! Bu inceleme Otostopçunun Galaksi Rehberi serisinin tamamına yapılmıştır !
İnternette bilimkurgu kitap önerileri aradığınız zaman beş listenin yedisinde görebileceğiniz bir seri: Otostopçunun Galaksi Rehberi.
Ben de bu seriyi iki kez okumuş biri olarak 'Otostopçunun Galaksi Rehberi'ni neden okumalısınız?' sorusunu yanıtlayacağım.
Çünkü Galaksimi keşfetmemi sağladı. İçimdeki Evreni. Kısaca kendimi.
Hepimizin içinde bir Ford Prefect vardır. İçten içe size keşfetmeyi, maceraya atılmayı öğütleyen birisi. Onu bulun ve dediğini yapın. Gerekirse ardınızda Yerküre'yı bırakmanız gerekse bile. Ford Prefect, galaksiyi keşfederken aslında kendinizi keşfetmenizi sağlayacaktır. Gerçekte kim olduğunuzu, neyi sevip neyden nefret ettiğinizi, ilgi alanınızın ne olduğunu... Ve bunun için yapmanız gereken iki şey var:
1- Ford Prefect'i bul.
2- Ne diyorsa yap.
Bu basit gibi görülebilir, ama neden onca insan neyi sevdiğini, aslında kim olduğunu bilmiyor ve 'hangi mesleği seçmeliyim' tarzı sorularla boğuşup cevaplarını internete soruyor. İçlerindeki Ford Prefect'i bulamadıklarından mı? Hayır. Ki zaten böyle bir ihtimal söz konusu bile olamaz çünkü siz Ford Prefect'i bulmamış olsanız dahi o sizi bulacaktır merak etmeyin. Asıl sorun çoğu kişinin Ford Prefect'in sunduğu maceraya atılacak kadar cesur olmamasında. Bir şeylere sahip olmaya çalışırken şu anda sahip olduğu şeyleri kaybetmek istememesinde. Bu mantıklı bir bakış açısı gibi görülebilir, ama kim bütün hayatını evinde oturup çay içerek geçirebilir ki? Eğer gerçekten bir şeyleri başarmak istiyorsak, sahip olduklarımızdan fedakârlık edebilmeliyiz.
Ford Prefect ile maceraya çıkarken yanınıza almanız gereken üç şey var:
1- Havlunuz.
Havlu bir otostopçu için vazgeçilmez bir eşyadır. Gerektiğinde otostop çekerken sallarsınız, gerektiğinde zehirli gazlardan korunmak için yüzünüzü örtersiniz, gerektiğinde ise yalnızca elinizi silersiniz. Bazıları havlularına yararlı modifikasyonlar yaparken ben de Ford gibi sadelikten yanayım. Sonuçta havlu havludur ilk yardım çantası değil.
2- Otostopçunun Galaksi Rehberi.
Tabi ki bu maceraya öyle paldır küldür dalmayacağız, elimizin altında her zaman bir rehber olacak ve edindiğimiz bilgileri de bu rehbere ekleyeceğiz. Ziyaret ettiğimiz yere geri dönerken veya bir kez daha ziyaret ederken bu bilgiler hayatımızı kurtarabilir. Veya karnımızı doyurabilir.
3- Cesaretiniz.
Sonsuz bir evrende çok fazla bir tehlikeyle karşılaşacağınızı düşünmeyebilirsiniz (sonuçta birim başına tehlike = tehlike/sonsuz = ~0) ama yine de siz yanınıza alın. Arada lazım olabilir.
Ve bunların dışında en önemlisi ASLA PANİĞE KAPILMAYIN.
Bol maceralı ve otostoplu Yerküre günleri dilerim :)
228 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
“Panik yapmayın!”
Ama buradan sonrası spoiler içerir. Havlunuzu yanınızdan ayırmamanızı tavsiye ediyoruz.

Douglas Adams’ın ilk başta radyo oyunu olarak tasarladığı, inanılmaz ilgi görmesiyle birlikte kitaba dökülen eseri.

Maceramız, Otostopçunun Galaksi Rehberi’nde ‘zararsız’ olarak tanıtılan, (Dünya gezegeni de zararsızsa, diğer yerler nasıl bir durumda acaba diye düşündürür) bir gezgin olan Ford’un ise bu gezegende 15 yıl tıkılıp kalması sonrası, ‘genellikle zararsız’ olduğuna kanaat getirdiği Dünya’da başlıyor.

Ağaçlardan inmek, hatta okyanuslardan çıkmak gibi hatalar yapan bir türün sakini olan Arthur Dent, evini yıkmamaları için belediye ile mücadele ederken, “yıldız sisteminden uzayüstü boyutta bir ekspres yol geçmesi” sebebiyle, Dünya’yı istimlak etmeye gelen uzaylıların Dünya’yı komple ortadan kaldırmasıyla, maceranın ne kadar çılgın ve eğlenceli geçeceği daha ilk baştan belli oluyor.

Yıllar önce verilen bir tavsiye sonucu, bir gemiyi çalmak için Galaksi Başkanı olan bir karakter, varoluşcu asansörler, sipariş üstüne gezegen tasarlayan ve Evren’in ekonomisi kendilerini kaldıramadığı için derin bir uykuya yatan, efsanevi bir gezegenin sakinleri, “Büyük Soru”yu bulmak için ‘Dünya’ adındaki gezegenin siparişini veren ve insanlar üstünde deneyler yapan inanılmaz zeki fareler, ‘Norveç’ tasarımı sayesinde ödül alan bir adam. Kesinlikle her noktasıyla çılgın ve eğlenceli bir hikaye.

Ama favorim, kendisini bir uzay gemisinin dış bağlantısına takarak, evren hakkındaki görüşlerini uzay gemisine anlatan ve gemiyi intihar ettiren Marvin oldu. Radiohead grubunun da favorisi olmuş sanırım ve Paranoid Android şarkısına ilham olmuş bir karakter kendileri. Umarım ilerleyen kitaplar da sık sık yer alıyordur. Kimsenin kendisini sevmediğini söylese de, ben oldukça sevdim bu robotu. Derin söylemleri mevcut.

Ve kitabın en sansasyonel ve daha okumadan önce kulağıma çalınan bölümü “42”.
Kasparov’u yenen IBM’in bilgisayarına da isim babalığı yapan Derin Düşünce adlı Süper Bilgisayarın “Hayat, Evren ve Her şeyin” cevabına dair, yedi buçuk milyon yıl sonra verdiği cevap, evet “42”.
Google da es geçmemiş bu konuyu. Google’da “what is the answer to life, the universe, and everything?” şeklinde bir arama yaparsanız, karşınıza aynı sonuç çıkıyor.

Sıkı bir Rick and Morty hayranı olarak çok benzer tatlar yakaladım. Oldukça geç kaldığım bir seri olduğunu düşünüyorum. Rick and Morty’i seven ve bu kitabı okumayan varsa hiç vakit kaybetmeden başlayabilir. Son olarak;

“Elveda ve bütün balıklar için teşekkürler.”
228 syf.
·4 günde·8/10 puan
Evet uzun süredir okumak istediğim ama cesaret edemediğim bir kitaba daha doğrusu 5 kitaplık seriye başladım. İlk kitap seri ile aynı ismi taşıyor. 246 sayfadan oluşmakta.

İnternette en iyi kitaplar diye aratırsanız genelde ilk 100’de Bilim kurgu olarak aratırsanız da ilk 3 de bu kitabı görürsünüz. Kitap kült ve klasik bir eser haline gelen bir seri. Bu yüzden okumak istedim ve başladım.

Öncelikle akıcı, sade ve neşeli bir anlatım var. Ben başlarda kitaba giremedim ya da beklentimi yine yüksek tutmaktan dolayı biraz sıkıldım ama sonra ilerledikçe güzel bir tat verdi. İnceden inceye güzel anlamlar taşıyor, güzel tespitler yakalamış yazar. İleri de görüşlü aslında ama en önemlisi eğlenmek için gayet güzel. Güldürüyor kitap, absürd komedi dalında olmalı yarı yarıya aslında.

İkinci kitabı sabırsızlıkla bekliyorum bakalım ne zaman başlarım. Tavsiye ederim. Bilim kurgu sevenler mutlaka göz atmalı, okumalı.
868 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Kitaba büyük bir hevesle başladım. Çünkü kitap ilgimi çok çekmişti. Serinin tüm kitaplarını bir kitapta birleştirmişler.Bu yüzden kitap biraz kalın. Kitap bana evreni sorgulamamı ve artık her şeye olabilir gözüyle bakmamı sağladı.

Dünya Vogonlar tarafından bir uzay otoyolu yapımı için havaya uçurulmadan önce bir uzay gemisine otostop çekmeyi başaran Ford Prefect , Arthur Dent ve daha sonra yolları kesişen arkadaşlarını anlatıyor.

"İyi de bizler neden doğduk? Neden ölüyoruz? Neden bileklerimize bu kadar uzun süre dijital saatler taktık? Bütün soruların cevabı yıldızlara doğru başparmağınızı kaldırmanızda yatıyor. Ve yanınıza bir havlu bulundurmayı asla unutmayın."
Çok güzel bir kitap size de tavsiye ederim. :)
868 syf.
·Beğendi·8/10 puan
5 kitabın bir araya gelerek ansiklopedi şeklinde basılmasıyla oluşan bir kitap. İlk başta kitap çok çekici gözüküyor lakin yazıların puntoların küçüklüğünün gözü çok yorması, kitabın kalınlığı, büyüklüğü bir araya gelince, şekil bakımından kitabı okumak çok zor ve işkence haline geliyor. İlk kitap çok güzel, hareketli, komik ve bir çırpıda okunuyor hani. İkinci kitap ise ilkine göre daha sakin olmasına rağmen ilkinin hatrına o da okunuyor. Fakat üzerine üçüncü kitaba devam etmemeniz gerekir, ki en azından ben edemedim. Araya yaklaşık bir yıl gibi bir süre girdi. Sonrasında siteden arkadaşlarım Kemal Hocam ve Nigra Hanım sayesinde kalan iki kitabi birlikte ve daha hızlı bir şekilde okuyabildim. Son kitap içerik açısından daha yoğun ve birbirini takip eden bütünlük içeren olaylar söz konusu. Evet, okunmalı bence ama hepsi bir arada değil :) araya zaman koyarak.
228 syf.
·4 günde·6/10 puan
Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı ama pek bana hitap etmedi maalesef. Bu konuda nedense oldukça üzüldüm. Okumak için sabırsızlanıyordum adeta. Bilim kurgu severim ama bu bilim kurgunun farklı bir türü müdür nedir anlamadım. İşin içine mizah katayım demiş, olmuş da aslında. Arthur'un, evini yıkmasınlar diye buldozerlerin önüne yatması, depresif robot Marvin, 2 kafalı 3 kollu Zaphod, dünyanın farelerin siparişi üzerine üretilmesi vs. Oldukça değişik şeyler vardı. Zaman zaman bana saçma gelen şeyler de oldu. Ama Arthur'un yerinde olmak isterdim doğrusu. Dünyada tıkılıp kaldık :-(
228 syf.
·6 günde
Normalde okuma listemde olmayan bir kitaptı. Lakin Douglas Adams okuma etkinliğini görünce dayanamayıp katıldım. İyi ki de katılmışım. Kitap çok güzel, keyifli ve akıcıydı. Yazar, farklı bakış açısıyla insanın ufkunu genişletirken eğlendirmesini ve sıkmamasını biliyor. Bütün karakterlerini aşırı çok sevdim. Hele hele zavallı Marvin' i. Sanki her olayla anlatmak istediği bir şeyler var hissini veriyor ki bence irdeleyince var. Kitabı çok beğendim ve uzayı seven herkese tavsiye ediyorum. Devamını da mutlaka okumalıyım düşüncesini oluşturdu bu kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Seda Ç. Şan
Tam adı:
Seda Çakmakçıoğlu Şan

Yazar istatistikleri

  • 6,2bin okur okudu.
  • 760 okur okuyor.
  • 5,7bin okur okuyacak.
  • 461 okur yarım bıraktı.