9.0/10
12 Kişi
39
Okunma
13
Beğeni
1.498
Görüntülenme

Hakkında

ISSN: 2149-9616 / ISBN: 9772149961009 İlk 16 sayı yukarıdaki ISBN ile çıkmıştır. 17. sayıdan itibaren ISBN değişmiştir. Seferber; birçok konuyu ihtiva edecek şekilde dikkat çekici, okuyucuyu sıkmayacak akıcılıkta ama sadece boş vakit geçirmek için okunmayacak ciddiyette bir içerikle yola çıkmaktadır. Dolayısıyla içeriğinde kimi zaman güncel, sosyal, siyasi olayların ciddi birer analizi sunulmakla birlikte karikatürler, film analizleri ve seyahat notları gibi keyifle okunacak içeriklerle de okuyucuyu karşılamaktadır. Seferberin her sayısının ilk üçte birlik kısmı belli bir dosya konusu ile başlamaktadır. Dosya konusunda ise bir Müslüman öncünün hayatı ve mücadelesi farklı açılardan konu edilmektedir. Dolayısıyla her sayı, bir Müslüman öncünün hayata bakışını, Müslümanların problemlerine nasıl çözüm aradığını ve tarihin önünü nasıl açtığını okuyucuya sunmaya çalışmaktadır. Derginin her sayısında böylelikle Müslüman öncü ile ilgili yazılar nihayete erdikten sonra derginin diğer üçte ikilik kısmına geçilmektedir. Dosya yazılarının haricinde her sayıda olduğu gibi serbest yazılar ve “Sancaktar” gibi merakla beklenen ve ilgiyle okunan tematik yazılarda Seferberde ki yerini almaya devam etmektedir. Bu kısımda Müslüman âlimlerin, fakihlerin, seyyahların, şairlerin ve daha birçok karakterin tanıtıldığı denemeler, seyahat notları, şiirler ve daha birçok yazı örneklerini okuyucular ilgiyle takip edebilmektedir. Ayrıca Müslümanların tarih şuurunu yansıtmak adına tarihten farklı olaylar ve kişiler birbirleriyle mukayeseli olarak ele alınmaktadır. Seferber, Ümmetin farklı renklerini ve değerlerini anlamak adına Müslüman ülkelerin kültürlerini ve hayata bakışlarını ilgili konular üzerinden okuyucuya aktarmaya çalışmaktadır. Müslümanların siyasal şuuruna katkıda bulunmak amacıyla asrısaadetten bu yana uygulanmış siyasi politikaların ve kararların bugün nasıl anlaşılması ve uygulanması gerektiğine dair ufuk açıcı analizler Seferberin okuyuculara sunduğu konulardan bir başkasıdır. Müslümanların coğrafi ufkunu zenginleştirmek adına birçok Müslüman ülkenin tarihi ve kültürü ele alınmakta ve bunların ülkemizle mukayesesi yapılmaktadır. Seferber, Müslümanların ilmi, kültürel ve sanatsal açıdan özgün bir bakış açısı kazanması amacıyla çeşitli röportajlar, film ve fotoğraf analizleri, karikatürler ve kitap tahlilleri gibi birçok farklı konuda yazılarla da okuyucuların karşısına çıkmaktadır. Müslüman nazariyatını oluşturan kavramlar, tarihi süreklilikleri ile birlikte incelenerek bir kavram bilinci oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bu anlamda tarih içinde çeşitli nedenlerle anlamı değişmiş birçok kavramın asli anlamını öğrenerek Müslüman zihnin inşasına mütevazı bir katkı yapmak amaçlanmaktadır. Seferber, güncel olaylar üzerine de gerektiği kadar eğilerek yaşanan olaylara karşı nasıl tavır takınması noktasında lokomotif rol üstlenmeyi amaçlamaktadır. Böylece insanlığın maruz kaldıkları olaylara batının yönlendirme ve kışkırtmaları üzerinden değil bizzat kararları üzerinden tavır takınmanın yolları aranacaktır. Ne mutlu Sefere çıkanlara ve Seferber olanlara…
Tam adı:
ISSN: 2564-6257 / ISBN: 9772564625708
Ünvan:
İki Aylık Gençlik ve Edebiyat Dergisi
Doğum:
Türkiye, Mart 2017

Okurlar

13 okur beğendi.
39 okur okudu.
1 okur okuyor.
10 okur okuyacak.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 53.8
Erkek% 46.2
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Özlediğimiz Nesil" deyince aklımıza ne geliyor? Merhum Necip Fazıl'ın tam on bir maddede özetlediği, modern dönemin makineleşmiş ve meselesi kalmamış tiplemesinden epey uzakta konum landırdığı ve o meşhur, sağına ve soluna bakmadan "Ben varım!" diyen gençlik. Allah'a iman eden her Müslümanın amacına uygun ve doğru bir hayat sürme gayesi olmalı. Burada ise Rasulullah Efendimiz gibi, en büyük görevi gençlere veriyor Necip Fazıl. 1960-70'li yıllarda, Anadolu'nun pek çok şehrinde verdiği konferanslarda İman, Islam ve Aksiyon kelimelerine yoğun-laşmış ve hem Batı'nın kelimeleri ve şerhlerini kullanarak açıklamalar yapmış hem de Kur'an-ı Kerim ve medeniyetimizin binlerce yıllık birikimini anlatmış. Bu konferanslarından birinde işte bu ulvi amaca sahip Müslümanlara, gençlere seslenerek: "Nebati, hayvani, ilcaî, tabii, zaruri fiiller aksiyon değildir. Yapıcı, doğurucu, meydana getirici, icat edici fikir olmadan aksiyon olmaz; fikrin de bu vasıfları kazanması için imana bağlanması şart olur." demiştir.
Sayfa 48·Kitabı okudu
1000Kitap
"Necip Fazıl olmasaydı ne olurdu?" sorusunu sormak lazım, yani benim birinci soracağım soru bu. İkinci soru, "Sezai Karakoç olmasaydı ne olurdu?" düşünce dünyamızda ya da Türkiye'de. İşte Necip Fazıl olmasaydı o dönemlerde milliyetçi dergiler, biraz önce Nihal Atsız vesaire dediniz, 40'lı yıllarda bir sürü Türkçü dergi var yani Tanrı Dağı var, Orkun var... Benim bildiğim bir sürü Türkçü dergi var ve bunların Necip Fazıla karşı bir tutumları var. İkincisi Necip Fazılın özellikle Hz. Pey-gamber'e ve İslam'a aşırı bağlılığı çok net. (Efendimin peşinde koşan topal bir köpeğim diyor bir beytinde. Necip Fazıl kendini bir Müslüman olarak çok alt katta görüyor ama dışa dönük savunma pozisyonunda çok üst perdede. Yani ben varım diyor onlara karşı
Sayfa 25·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Reklam