دَعْنِي وَوَصْفِي آيَاتٍ لَهُ ظَهَرَتْ * ظُهُورَ نَارِ الْقِرَى لَيْلاً عَلَى عَلَمٍ
Bırak beni de onun, gece yüksek dağ başından yakılan ziyafet ateşi gibi besbelli olan mucizelerini anlatayım.
فَالدُّرُّ يَزْدَادُ حُسْنًا وَهُوَ مُنْتَظِمٌ * وَلَيْسَ يَنْقُصُ قَدْرًا غَيْرَ مُنْتَظِمٍ
Muntazam olarak dizilen inci daha güzeldir, bununla beraber dizilmemek incinin kıymetini
eksiltmez.
فَمَا تَطَاوُلُ آمَالِ المَديح إِلَى * مَا فِيهِ مِنْ كَرَمِ الأَخْلَاقِ وَالشَّيَمِ
Şairin hayal gücü, ondaki yüksek ahlakı ve temiz huyu anlatmaya yetmez.