Selin Çan Cemgil

Selin Çan Cemgil

Çevirmen
9.1/10
11 Kişi
·
29
Okunma
·
0
Beğeni
·
8
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
120 syf.
·1 günde·8/10
Yükselişi ve çöküşü kimse benden daha iyi sezemez. Bu konuda mükemmel bir hocayımdır; ikisini de bilirim, çünkü ben her ikisiyim!

Friedrich Wilhelm Nietzsche bu kitabıyla beni dumur etti diyebilirim. Daha ilk sayfalarından itibaren ensesinden sertçe tutulup çekilmiş gibi hissettim resmen. Yazarla yeni tanıştım. Adını, eserlerini, görüşlerin biliyorum ama hiçbir kitabına göz atmamıştım. Bu eserini okuduktan sonra hemen diğerlerini temin etmek için harekete geçtim.

Hayır, yazdıklarına katılmayabilirsiniz belki ama etkilenmemeniz elde değil!
''Bakış açılarını değiştirmek artık kontrolünün altında, buna kabiliyetim var: İşte bu yüzden, "değerlerin yeniden değerlendirilmesi"ni ancak ben yapabilirim.'' alıntısında bahsettiği özgüvene, bunu uygulamayı bırakın, söyleyecek cesarete hangi birimiz sahibiz? Bu gün insanlarımızın en büyük sorunlarından birisi özgüven eksikliği ya da fazla pohpohlanmış olan içi boş balonlar. İki türlü de sonuç fıs. Ama bu abimiz sözünün arkasında durmuş ve adımını büyük atarak hedefini de her zaman yükseltmiş. Şu an bile herkesin dilinde olan bir filozof halini almıştır. Neredeyse her sayfasında Almanları yermiş, bir laf kondurmuş. Resmen çamurun içine(kibarca söylüyorum) sokup çıkarmamış yazar. Kendisinin de Alman olması dışında bunda garipsenecek bir şey yok herhalde :)

Hayatında hiçbir şeyin tesadüfi olmadığı ve her yere tırnaklarıyla kazıyarak, en başta kendi gücünün sınırsızlığıyla övünerek gelmiş. Neden kendini sınırlasın ki? Karşınızdaki sizden ne kadar güçlü, ne kadar bilgili? Onu alt etmemeniz için tek engel kendinizsiniz. Yazar her bölümde buna değinerek kendi gelişim sürecini anlatmış bize. En etkilendiği yazarlardan şairlere, müzisyenlere hatta yediğimiz yemeğin, otururken ne yaptığına, neler düşündüğüne varıncaya kadar en ince ayrıntısıyla.

Nietzsche'nin en sevdiğim özelliklerinden birisi kendine olan özgüveni değil karşısındakine olan saygısı oldu. Her ne olursa olsun karşısındaki insanın ne kadar değerli olduğunun farkında. O kişiye hiçbir şekilde saygısız bir hareket yapmaz, karşısındaki onu kırsa bile barışmak için ilk adımı atacak kişi yine kendisi olur izlenimi verdi kitabında. En hayta öğrencilerin bile kendi dersinde aktif olduğu ve son derece başarılı olmak için uğraştıkları da yazdıkları arasında. İnsanlığının yanında hocalığı da kaliteliymiş anlaşılan.

Ve en etkileyici yerlerden birini paylaşıyorum:
Benim savaşma şeklim dört önerme içerir.
Birincisi, yalnızca galip şeylere saldırırım; bazen onlar galip gelene kadar beklerim.
İkincisi, savaşımda yalnızsam, bir müttefikim yoksa saldırırım. Yalnızca kendimi tehlikeye atarım.
Üçüncüsü, asla insanlara saldırmam. İnsanı sadece usulca ilerleyen, anlaşılması neredeyse imkansız sıkıntısını görünür kılmak için bir büyüteç gibi kullanırım.
Dördüncüsü, bütün kişisel farklılıkları dışarıda tutulmuş, geçmişinde kötü bir deneyimi olmayan şeylere saldırırım. Tam tersine, benim için saldırmak iyi niyetin, bazense minnetin bir kanıtıdır. Bir şeye/kişiye ismimi bağlayarak onu şereflendirmiş olurum.

İşte saldıracağı kişiye bile böyle onurlu yaklaşan Alman Ateist bir Filozof.
Keşke içimizde düşmanımıza dahi birazcık böyle düşünerek yaklaşabileceğimiz kadar şeref olsa..

Yazarın biyografisi

Adı:
Selin Çan Cemgil

Yazar istatistikleri

  • 29 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 62 okur okuyacak.