Semih Koç

Semih Koç

Çevirmen
7.4/10
110 Kişi
·
315
Okunma
·
0
Beğeni
·
103
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
568 syf.
Canlanan köy halkı, sıradan köylere çok farklıydı. Neden mi? Buradaki insanların neredeyse tamamının fiziksel bir engeli vardı. Kimisi kör, kimisi sağır, kimisi topal..
Tüm engellerine rağmen mutluydular. Ta ki Kültür Devrimi sırasında yaşanılan kıtlık yılına kadar..
Artık rahat bir hayat sürmek isteyen Canlanan halkı, "Lenin'in naaşını kendi bölgelerine getirtme" teklifini kabul eder. Böylece dünyadan sayısız insan naaşı görmek için bu köye akın edecekti..

Yan Lianke'nin bu romanı da yine Çin'in küçük, görünmez bir köyünde geçiyor. Köy halkıyla birlikte Kültür Devrimine, büyük kıtlığa, komün hareketlerine ve o dönemde yaşanan bir çok olaya tanıklık ediyoruz.

Kitap tarihi konulara değinmesi açısından çok güzel. Sevmediğim yanı çok fazla uzatılmıştı. Mesela köy halkından etkinliğe katılanları tek tek belirtiyor. Kör adam, sağır kadın... vs diye. Bu şekilde yarım sayfa sürüyor. Başka bir sayfada yine ayn şeyi yapıyor yazar.
Bunun gibi çok fazla gereksiz uzatmalar vardi ve bu da okuyucuyu yoruyor.
Yine de konunun orjinal olması ve olay akışı sırasında geçmişe gidip gelmeler çok güzel işlenmişti.

Kitap: 6/10
Çeviri: 9/10
Kapak: 9/10
512 syf.
İki farklı zaman, ölü tanrılar ve zaman geçişlerinin her birinde bir kişinin aslında iki kişi olması... Sadakatin büyük sınavı, tanrıların intikamı ve ödülleri. Fantastik ve kurgusu başarılı bir kitap.
416 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Yazarın okuduğum ilk kitabı. Kalemini Debbie Macobmber'e benzettim. Sade ve akıcı bir dille yazılmış, kolay okunan bir kitap. Finalde karakterlerin bir bölümünün hikayesi havada kalsa da güzel bir kitap.
448 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Karen kıngsbury ın yazdığı kitap karakterlerine gerçekten hayranlık duyuyorum..
Eşi ve çocuklarına hitap şekli özellikle mükkemmel..
Beyaz atlı prensim Donald..
Hiç bitmeyan şarkım tyler..
Mutlluluk gün ışığım Sean..
Yufka yürekli mükemmeliyetçi Josh
Seçilmiş oğlum Ej
Mucize oğlum Austin.. Gibi hitap etmesi gerçekten çok hoş..Ve Edebiyatta Ebediyen yarışması için kitaplarında gerçek hayattan insanların yaşam öykülerini katması gerçekten kitaplarını ayrı bir güzel yapıyor..
448 syf.
·1/10 puan
Kitabın kapağına , yayınevine ve yazı puntosuna bayılarak aldım. Ancak okuya okuya 200 . sayfaya kadar gelmeme rağmen kitaptan okur olarak hiç bir zevk almadım. Kitabı bitirdim halen bende hiçbir merak , duygu veya düşünce oluşturmadı. Gerek konusu gerek anlatımı son derece renksiz. tatsız. tuzsuz bir hikayeydi. Anladığım şu : iki yönetmen bir film çekmeye karar verir . Çekimlerin bitmesine bir hafta kala bütçeleri biter ve tam çekimleri iptal edeceklerken tüm ekip ve arkadaşları dua ederler. Bu duaların neticesinde bir yatırıcı iş adamı çıkar ve ekonomik destek sağlar ve böylece film çekilmiş olur. ... Bu işte .. Açık yüreklilikle beğenmedim, okumuş olmak için okudum o kadar..
567 syf.
·17 günde·Beğendi·10/10 puan
Yan Lianke bu okuduğum ilk ve sanırım en müthiş romanıyla en sevdiğim Çinli yazar oldu. Rus hicivlerini andıran bir tonda, trajikomik bir hikayeyi trajedinin vitesini giderek artırarak anlatıyor, bambaşka bir dünyadan bildiriyor Lianke. Çoğunluğu engellilerden mürekkep bir köy, o köyden bir sahne gösterileri grubu kuran bir idareci, Lenin'in cenazesini ülkeye getirip turizm geliri sağlamayı hesaplayan aynı idareci, ah saf idareci vah saf idareci, turneler, çatışmalar, sakat köpekler, körler, yaşlı bilge kadınlar, sonuna kadar mücadeleler, hırsızlar, alçaklar, baharlar, çiçekler. Bu roman zamansız, büyük, delice bir üslup, ince ince güldürüp, hıçkıra hıçkıra ağlatabilen türden. Fantastikmiş gibi ama değil, masalsı ancak öğretmen tokadı gibi yakıcı, komik ama para ve makam hırsıyla bezeli hüznüyle, canavarlarıyla betonmuşcasına sert. Hem sıcak hem soğuk. Kahkaha dolu girişiyle leziz, gerçek ve enteresan karakterleriyle akıcı, müthiş finaliyle dokunaklı fakat asla umutsuzluk pazarı değil. Dışı tuğla gibi, içi bu denli tatlı rayihalı roman pek azdır.
204 syf.
·Beğendi·8/10 puan
HeatherAsh Amara, Savaşçı Tanrıça’nın Yolu

* Kişisel gelişim türünden kaynağı olsun babında yazılsa da erkeklerin de içinde derin bir yolculuğa çıkarabileceğine eminim. En azından ben öyle hissettim..

* Savaşçı Tanrıça yolunda ilerlerken içsel varlığınızının iki yönünü geliştireceksiniz diyor yazar. Muhteşem bir Savaşçı odağı ve merhametli Tanrıça inancı, kavrayışı ve yaratıcılığı.

* Günlük hayatımızda pusula olabilecek mantralar ve küçük eylemler ile renkli dakikalar yaşayabilirsiniz.. Her sayfada bir alıntı, derin bir düşünce, veya günlük bir eylem bulacaksınız, ki bunların hepsi de sizi kendi kendinizi desteklemeye, içsel gerçeğinizi keşfetmeye ve öz-sevginizi derinleştirmeye yönlendirmek üzere tasarlanmıştır.
480 syf.
·14 günde·6/10 puan
Selam arkadaşlar sizlere çok değerli bir hocamın hediye ettiği #danielpolansky #sefilșehir kitabı ile geldim.
Karanlık ile Çirkinliğin, Utanç ile Günahın Buluştuğu Şehir...
Uyuşturucu tacirlerinin, dolandırıcıların, rüşvet düşkünü polislerinve büyücülerin kol gezdiği sefil şehir hiç bu kadar korkunç bir olayla karşılaşmamıştı...
Eski bir ajan ve unutulmuş bir savaş kahramanı olan Warden, yaşadığı bölgede vahşice öldürülüp sokağa atılan çocuk cesetleri karşısında neye uğradığını şaşırır. Cinayetlerin ardındaki sırrı çözmeye çalışan Warden, bilinmeyen bir dünyadan gelen korkunç bir yaratığın varlığından şüphe eder ve peşine düşer. Kendini tehlikeli ve tuzaklarla dolu bir oyunun içinde bulan Wardenı tahmin ettiğinden çok daha karanlık bir gerçek beklemektedir.
Kitap yorumum......
Distopyan fantezi ile soğukkanlı cinayetlerin mükemmel bir harmanından oluşan ilk romanında Polansky taşı gediğine oturtmuş. Yeraltı edebiyatının etkileyici diyaloglarından oluşan romanda, sınıf farklılıkları mücadelesine olan basiretli bakış açısıyla Polansky, gelecek vaat eden yazarlardan biri olduğunu ispatlıyor.
#2021
'deki 18.kitabım
#aseçilmiştosbikler
#nisanayındaokuduklarım
#danielpolansky #sefilșehir #okuoku
479 syf.
·2 günde·Beğendi·6/10 puan
Michael Connely, ülkemizde halen keşfedilmeyi bekleyen bir yazar. Neden? Dünyada 35 dile çevrilmiş bir yazarın kitabının tamamı bizde 1000 tane falan okunmuş. Haliyle henüz keşfetmemişiz. Acaba bize mi hitap etmiyor yoksa kitapları güzel mi değil? Bakacağız hep birlikte. Seriye sondan başlayacaktım normalde ama kitabı tedarik ettik. İlk kitaptan başlayalım, Harry Bosch ile tanışalım istedim. Bakalım tanıştığımıza memnun olacak mıyız?

Tünel Fareleri ismi nereden geliyor diyeceksiniz. Latince Non Grantum Anum Rodentum yani Bir Fare İçin Değmez dövmesinden yola çıkıyoruz. İnşalah öyle demektir. 2 senedir bir türlü geliştiremedim şu Latinceyi. Neyse işte bu dövme orduda da sıkça kullanılmış bir dönem. Bir Piyade’nin yaptırdığı bir dövme. Vietnam’a gidenlerin yaptırdığı. Orada eski asker olan birinin ölümüyle de bu, gün yüzüne çıkıyor aslında. Harry Bosch gerek polis gerek askeri sicili çok iyi bir dedektif. Biraz sıkıyor, duralıyor ama bir şekilde kendini de okutturuyor.

Unutmadan kitabın diğer adının da Kara Yankı olması mevzusu var. Bu da şurada yatıyor aslında. O zaman bu tünele girenlerin başında, kitapta da ölümünden sonra başlayan heyecanıyla tanıdığımız Meadows var ve bunun korkusuzca tünellere girip Maviden Siyaha Seyahat olarak tanımlaması bunu ve ona bu sebeple Kara Yankı denmesinden geliyor. Zaten kitabın iki isminin farklı olması hiç önemli değil çünkü aynı mevzuyu anlatıyor. Yayınevleri farklı olduğu için farklı isimler altında yayınlamalarında da bir sakınca görmüyorum. Ne eserlerin Türkçe çeviri isimlerinde katledildiklerini gördüm, buna mı takılacağım?

Romanın tahliline şöyle bir bakalım ve bitirelim istiyorum. 2 gün oldu, 1 gün daha sarkarsa sanırım sıkılacağım aynı kitabı okumaktan. Kitap ülkemize 2004 yılında geliyor. Tabi kendi basım tarihi 1992 (21 Ocak) ve burada ana unsur yaklaşık 20 yıl süren Vietnam Savaşı. Yani yazarların genelde Hitler ve 2. Dünya Savaşı konulu romanlarını dışarı çıkardığımızda konu olarak ele aldıkları 3. en büyük madde Vietnam Savaşı’dır zaten. Bu savaşın 1 Kasım 1955 ile 30 Nisan 1975 arasında geçtiği bilgisiyle yazımızı da zenginleştirelim. Bu insanların savaşa katıldıklarını düşünürsek ortalama olarak 37 yaşında bir roman kahramanı görüyoruz. Ben serinin biraz uzun olmasından dolayı 37 yaşı da biraz fazla buldum. Tabii bir de kitabın geçtiği zaman aralığı var ve yıl belirtilmemiş: 20 Mayıs ve 29 Mayıs. 10 günlük bir süre içerisinde her şey oluyor ve bitiyor. Böyle bakılınca çok kısa bir zaman dilimi ama nasılsa kurgu olduğundan buna takılmayı uygun bulmuyorum.

Karakter analizi olarak neler söyleyebiliriz? Kitabın kahraman kişisi Harry Bosch haricinde diğer karakterlerin hiçbiri size güven vermiyor. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Ana karakter çok dürüst, tertipli ve zeki olarak sunulurken diğer karakterler hem çok geri planla kalıyorlar hem de amaçlarına uygun rolü oynayamayıp güven vermiyorlar. Kitabın yarısına gelmeden cinayeti ve kimin işlediğini zaten çözüyorsunuz. Yani bu kadar polisiye roman okumuş bir kitlenin de çözeceğine inanıyorum. Haliyle çok fazla heyecanı kalmıyor ve hızlı bir giriş neticesinde yavaşladığı için aradığınız tadı da alamıyorsunuz ve hevesiniz kaçıyor. Bu sebeple ortalama bir roman ama bir seri okuyayım, seri filmler gibi seri kitaplardan da haz alıyorum diyorsanız keyifli okumalarınız olsun derim. Mutlu akşamlar..
416 syf.
·8/10 puan
Sade dille yazılmış,okuyucuyu sıkmadan olay örgüleri arasında geçiş sağlayan , dostluk, aile ve arkadaşlık ilişkilerini anlatan ve bir tutam da arasına aşk serpiştirilmis , sıcak , samimi bir kitap çıkmış ortaya ; fakat bazı olaylar/kişiler özellikle de kitaba adını veren bizim meşhur kanatlı meleğimizin kim olduğu ortaya çıkmadan, sanıyorum ki okuyucunun hayal gücüne bırakılmış . Herşeye rağmen bı solukta okuyup bitirdiğim kitap oldu kendisi .
Araştırdığımda ise kitabın serileri olduğu fakat henüz basılmamış olduğunu gördüm.Ümit ederim ki yayınlanır ve bizi diğer karakterlerin de yaşamına davet eden sayfaların içinde kendimizi buluruz .Keyifli okumalar

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 315 okur okudu.
  • 14 okur okuyor.
  • 155 okur okuyacak.
  • 11 okur yarım bıraktı.