Avukatlık maceram hep bu kapılarda geçti. Okulu bitirmeye çalışırken, staja başlarken, mesleğimi icra ederken sadece siyasi dava avukat olmak istedim. Zaman, yargıcın deyimiyle hep "böyle" bir zamandı. Haksızlık hep vardı. Haksızlığa uğrayan, ezilen, horlanan, sürülen, işkence gören, yıllarını cezaevlerinde tüketen hep bizdik. O terazi kefesinde hiç eşit olmadık. Yaşayarak, etimde, beynimde, yüreğimde darbeler bırakan adaletsizliğe karşı direnmek cesaret istiyor muydu? Belki evet. "Kadın başıma" daha zor muydu? Mutlaka evet. Ama insanız. Kadın başıma değil, insan başıma. İnsanlık onuru için. Karınca kararınca... Bana benzeyen onlarca insanla. Evet Aleviyim. Evet Kürdüm. Evet Türküm, evet, evet... Horladığınız kim varsa oyum... İnsanım. İnsanlık için mücadele etmek hepimiz için görev değil mi?