» .. insanları ıslah etmek için getirilmiş olan dini terbiye ve ahlaktır. Bu dini terbiye, çocukluktan itibaren ebeveynden ve öğretmenlerden işitilerek tekrarlanması ve bu esaslara göre insanın yetişip büyümesi sebebiyle zihinlerde sanki akıl kaynaklı olduğu zannı doğuracak şekilde iyice kökleşmiş inançlara dönüşürler. Mesela rükü, secde, hayvanları kurban edip kanını akırmakla Allah'a yakınlaşma gibi şeylerin iyi kabul edilmesi böyledir. Şayet bu şeyler çocukluktan beri bu şeyleri kabul etmek üzere terbiye edilmemiş akıllı kişiye ilk kez sunulmuş olsaydı bu kişi, salt aklına dayanarak bu şeylerin ne iyi ve ne de kötü olduğuna hükmederdi. Nitekim zaten bu şeylerin iyi oluşu, dinin bunların iyi olduğunu belirtmesi sebebiyledir ki böylece vehim, çocukluktan beri olan te'dip ve terbiye sebebiyle bunları kabule boyun eğer.” Ebü Hâmid el-Gazâli, Mi'yâru /-'İlm, haz. Ahmed Şemsuddin, Dâru'l-Kütübi"!-İlmiyye, Beyrut-Lübnan 1971, s. 187; Ebü Hâmid El-Gazzâli, Mi'yâru 7-İlm İlmin Ölçütü, çev. Ali Durusoy ve Hasan Hacak, Türkiye Yazma Eserleri Kurumu Başkanlığı, İstanbul 2013, s. 268.