Eşine yazdığı mektupta “Bul Erbaa’da bir dükkân, gidelim, bakkallık edelim, bıktım bu şehirden.” diyerek kalabalığın, büyük şehrin sıkıntısından kaçmak, tenhaya, dinginliğe kavuşmak istiyordu. “Yokum ben, bıktım, gerçek bıktım” diye yazıyordu şiirinde.
Haklıydı, “yaşamak azaptı(r)” çünkü çok zaman, hele bu çağda!
Evet, yaşamak azaptı belki ama yaşamadan da yazmadı, dedi ki:
Ölçümlemedimse bütün ölçümler boşuna
Yağmurların sözü nasıl edilir
Alnım ıslanmadıysa serin yağışlarında