“Şeytan’ı görebilmek, onunla mücadele edebilmenin baş şartıdır!”
Allah, neyi emrederse, Şeytan insanı ondan nehyetmeye çalışır. Allah, neyden nehyederse de, Şeytan, insana onu telkin eder.
Bu böyledir ki; Allah, insanı ikaz eder:
“Şüphesiz Şeytan sizin için bir düşmandır. Öyle ise (siz de) onu düşman tanıyın…” (Fatır-6)
Ve dahi Allah, Şeytan’a uymanın akıbetinden haber verir:
“Ey iman edenler! Şeytanın adımlarını takip etmeyin. Kim şeytanın adımlarını takip ederse, muhakkak ki o, edepsizliği (yüz kızartıcı suçları) ve kötülüğü emreder…” (Nur-21)
Eğer karı-kocanın aralarının açılmasından korkarsanız, erkeğin ailesinden bir hakem ve kadının ailesinden bir hakem gönderin. Bunlar barıştırmak isterlerse Allah aralarını bulur…” (Nisa-35)
Gelelim şeytani sözleşmede ki vaziyete; “Rahmanî”nin olmadığı yerde “Şeytanî” vasfıyla beliren ve aile için tastamam öldürücü bir vasıfla tebellür eden İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasada mündemiçtir!
Zira ceza kanununun tam 48 ayrı adli ve adi suç için uygulama alanı açtığı “UZLAŞMA VE ARABULUCULUK” müessesesi, 6284 sayılı yasa tarafından eşler arasındaki anlaşmazlıklar özelinde yasaklanmaktadır. Yani Allah’ın, anlaşmazlık yaşayan eşler için “Eşler arasında arabulucu olun!” dediği yerde, 6284 sayılı yasa, tam da Şeytan’ı icraya getirir gibi “Eşler arasında arabuluculuk yasaktır!” demekte ve kadının bir öfkeyle ettiği şikâyetini geri almasına dahi müsaade etmemektedir!
Düşünün; 6284 sayılı yasa güya kadına şiddeti önlemek için çıkarıldı ama yürürlüğe girdiği günden bu yana kadına şiddet tam beş kat arttı…
Duyun da, inanmayın:
-Tedbir kararlarını, duruşmasız, belgesiz ve ispatsız verdirten 6284 sayılı yasaya dayanılarak 2019 yılı içinde tam 553.463 erkeğe evlerinden uzaklaştırılma cezası verildi!
Ve bütün bu icraatları