Sevgi Yiğit

Sevgi Yiğit

Yazar
6.9/10
15 Kişi
·
22
Okunma
·
1
Beğeni
·
285
Gösterim
Adı:
Sevgi Yiğit
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Erbaa, Tokat, 1994
Halk arasında "cam kemik" olarak bilinen ve kemiklerde kolayca kırılmalara yol açan "osteogenesis imperfecta" hastalığından dolayı 9 defa ameliyat geçirip 13 yaşında memleketi Tokat'ın Erbaa ilçesinde ilkokula başlayıp ortaokulu ve liseyi tamamladıktan sonra üniversite sınavına girdi. Kazandığı Amasya Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümünde üniversite eğitimine başlayan Yiğit, mezun olduktan sonra akademik kariyer yapıp profesör olmayı hedefliyor.Eğitimini sürdürürken küçük yaştan itibaren gazete ve dergilerde yazılar yazıp çeşitli yarışmalarda adından söz ettirdikten sonra kaleme aldığı eserlerini "Kelebek etkisi" adını verdiği kitabında topladı.
Beklersin beklenmezsin,
Özlersin hasretin duyulmaz,
Seversin muhabbet besleyenin olmaz,
Burası dünya..
Burada imtihansız sevinç bulunmaz!
Yaşamın en hüzünlü ve en mutlu anlarını dua ile taçlandıranlar, zor zamanlarında sabrı kuşanarak teslim olmayı, mutlu anlarında şükrederek sevinçlerini katlamayı bilmişlerdir.
Sevgi Yiğit
Sayfa 93 - Ahir Zaman Yayınları
İnsan, oturup bir bardak demli çay içebileceği, sözü demleyeceği kişiyi, sırtına taş da yüklese taşımaktan gocunmaz. Bilir ki dem şefkatin pınarında hükme ram olma demidir.

Dem, ''kahrın da lütfun da hoştur'' düsturuyla gönüllerin demlendiği, gözlerin yaştan nemlendiği demdir.

''Sana verebileceğim pek bir şey yok aslında;
Çay var içersen,
Ben var seversen,
Yol var gidersen...''

Âşık Veysel Şatıroğlu
Sevgi Yiğit
Sayfa 46 - Ahir Zaman Yayınları
Mutlu olma ihtiyacı, insanın karşı koyamadığı içsel bir güçtür. Yani insanın mayası sevgidir.
Hücrelerimize kadar yayılan bir sevginin bünyemizde yer almasının diğer bir koşulu da sevgiyi uzaklarda aramamaktır.
Sevgi Yiğit
Sayfa 36 - Ahir Zaman Yayınları
77 syf.
Sevgi 3 türlüdür:
Birincisi “ Eğer” tarzı sevgidir.
İkincisi “Ancak” tarzı sevgidir.
Üçüncüsü ve sonuncusu ise “Rağmen” tarzı sevgidir.

“SAYFA 39”
128 syf.
·1 günde·7/10
Modern çağın insanlarının içinde bulundukları sıkıntıları, bu sıkıntıların nasıl düzeltilmesi gerektiğini ve geleceğin insanlarını nasıl olması gerektiğini aşkın, dualarımız, sevginin ve annelerimiz önemi gibi konular eşliğinde, dini anlatım çerçevesinde alim, arif, filozof, sanatçı, şair, yazar gibi önemli şahsiyetlerden güzel alıntılarla süsleyerek kaleme alınmış.
Eserin neredeyse her cümlesi alıntı yapacak şekilde iyi düşünülmüş ve güzel yazılmış. Ancak okurken beni biraz yordu açıkcası. Birçok eski Türkçe kelimeler kullanması Namütenahi, Binaenaleyh, Neşvünema...vb gibi ve bunları aşırı kullanması okuma kalitesini olumsuz etkilemiş. Bu tür kelimeleri benim kanaatime göre az kullanılması hoş bir hava kadar, fakat çok kullanması ise sıkıcı olmasına neden olur.
96 syf.
·364 günde·Beğendi·6/10
*Ve kime malum olmuşsa sitemlerinin binlerce, ona meftundur sevdanın her zerresi...*
. *Tarumar olmaya mahkûm cesedimin solarken hareketi, ışığı sönmeyecek düşlerimin yıldızların arasına düşer gölgesi...*
. *"Hangi sazın telime yakışır yarım kalmış şiirin güftesi?"*
. *...Zira yazarak yazarak tükenmez vakte karşı duran mazi.*
. *Dünyanın tüm kahırları en dayanıksız kısmına yükleniyor omuzlarımın.*
. *Nereden bilecek insan yaşamak nimet mi zulüm mü? Zira acılar yüreğini yontmadan çözülmez hayatın kördüğümü.*
. "*Gönül evini imar edene dizilir.*"
. "*Yanmak da bir sebeptir varmak için ecele."*
. "Dibi tutuyor yaşanmışlıklarımın, Ve bardağımda katran oluyor bir anda çayım."
. *Dünyaya gelen varlığıyla yazmaya başlar hikâyesini, Kiminin kısa kiminin uzundur yaşam mesaisi.* . "Seversin muhabbet besleyenin olmaz. Burası dünya... Burada imtihansız sevinç bulunmaz!"
. "Tekerrür ediyorsa tarihler, Bilmeli ki geçemediği için aşktan!" .
~~~
Yaşadığım karakış, kıyamet değilse şayet, kim getirdi düşlerimin kanını donduran şu ayazı? Çocukluktan kopuş, gençliğimin ilk çağları; çocukluk içinde ukde kalmış taze gencin çırpınışları... Mavi önlük vardı o zamanlarda, giymek uzun yıllar nasip olmamıştı. Mavi önlüğüyle, maviye koşanları evinin camından seyreden bir çocuk vardı!
~~~
. ~~~
Bir şehre aşık olur mu insan?
Şehrin içindeki bir şahsiyete sonra...
Şahsiyetin bir şiirine,
Şiirdeki bir mısraya,
Mısradaki sırra...
Sırda zerreye ve nihayet zerrede aşikar hakikate...
Demek aşk mekânda başlar,
Mana ile biçimlenir,
Hakikatle neticeye erer.
Öyle ise eşyada gözükmeyen hakikati sev.
Hem öyle bir sev ki
Hakikaten doğsun aşk, aşk hakikatler doğursun.
~~~ .
~~~
Altını çizdiğim o kadar yer var ki hepsini alıntı olarak buraya yazsam sizin kitabı okumanıza gerek kalmazdı sanırım. Yazarımızın kalemini sevdiğimi belirtirken anlamını bilmediğim birçok kelimenin de var olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Bu durum benim cahilliğimden kaynaklanıyor olsa da ilk kez bir şiir kitabı okuduğumu ve sevdiğimi fark ediyorum. Elinize ve yüreğinize sağlık.
77 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Yazarı yaş itibariyle küçük de olsa yazdığı nesirler kocaman denebilecek anlamda...yazdıkları haliyle karşısındakileri bir olgunluk bir görüp geçirmişlik beklentisine sokarken iç dünyanıza gönderiyor sizi. Keyifle iç dünyanızda gezmeniz dileklerimle,kitapla kalın.

Yazarın biyografisi

Adı:
Sevgi Yiğit
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Erbaa, Tokat, 1994
Halk arasında "cam kemik" olarak bilinen ve kemiklerde kolayca kırılmalara yol açan "osteogenesis imperfecta" hastalığından dolayı 9 defa ameliyat geçirip 13 yaşında memleketi Tokat'ın Erbaa ilçesinde ilkokula başlayıp ortaokulu ve liseyi tamamladıktan sonra üniversite sınavına girdi. Kazandığı Amasya Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bölümünde üniversite eğitimine başlayan Yiğit, mezun olduktan sonra akademik kariyer yapıp profesör olmayı hedefliyor.Eğitimini sürdürürken küçük yaştan itibaren gazete ve dergilerde yazılar yazıp çeşitli yarışmalarda adından söz ettirdikten sonra kaleme aldığı eserlerini "Kelebek etkisi" adını verdiği kitabında topladı.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 22 okur okudu.
  • 12 okur okuyacak.