Sigrid Undset

Sigrid Undset

Yazar
7.8/10
11 Kişi
·
15
Okunma
·
9
Beğeni
·
600
Gösterim
Adı:
Sigrid Undset
Unvan:
Norveçli Yazar
Doğum:
Kalundborg,Danimarka |, 1882
Ölüm:
Lillehammer,Norveç |, 1949
Sigrid Undset (d. 20 Mayıs 1882 Kalundborg, Danimarka; ö. 10 Haziran 1949 Lillehammer, Norveç) Norveçli yazar. Eserlerinde gelenekler ve çağdaşlaşma çatışması ile dini değerleri ve kadının özgürlüğünü ele alır. 1928'de, "The Axe", "The Snake Pit", "The Wilderness" ve "The Son Avenger" başlıklarını taşıyan "The Master of Hestviken" dörtlemesiyle 1928'de Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmıştır.
Halk, bir kadının başkalarından biraz daha bilgili olduğunu görür görmez ona büyücülük damgasını yapıştırırdı.
Sigrid Undset
Sayfa 79 - Altın Kitaplar - 1973
Bir erkek, ailesinin kendinin namusu uğruna karısına tokat atamazsa onunla nasıl başa çıkardı ki... Kadınları lafla yola getirmeye gelince; bu, şeytanın bile başa çıkamayacağı bir işti.
Sigrid Undset
Sayfa 289 - Elips - Eylül - 2007
Keşiş gülümsedi :
- Evet, kızım, daha çok gençsin sen. Sanıyorsun ki, yeryüzünde yalnızca, şehvete, zenginliğe, güce ilgi duyulur, ama, sana şunu söyleyeyim ki, bunlar yolların kenarında bulunabilen küçük şeylerdir. Oysa yolları sevdim ben. Dünyanın bu türlü ufak tefek şeylerini değil, bütün dünyayı sevdim. Onun için dünyanın her bucağını dolaştım. Gönlüm ve düşüncelerim de birlikte yolculuk ettiler.
Sigrid Undset
Sayfa 338 - Altın Kitaplar - 1973
Bizim öğretmenlerimiz, Norveç'te memleketin her çocuğuna okul eğitimi vermek için mücadele etmiş olmaktan gurur duymakta haklıydılar, ama Devlet eğitiminin sadece iyi ve sağlam bir demokrasi kurumu olduğunu sanmakla hataya düşmüşlerdi. Uğrunda o kadar cesaret ve heyecanla çarpıştıkları aynı eğitim sisteminin, totaliter bir devlet elinde, genç nesilleri cehalete ve en kara hurafeciliğe götürebileceğini akıllarından bile geçirmemişlerdi.
Sigrid Undset
Sayfa 122 - Varlık - 1954
Erlend'i kendisine bağlamak için nesi varsa hepsini, sevgisini, vücudunu, namusunu ona vermişti. Hatta kendisine ait olmayan şeyleri : babasının şerefini, kızına olan sevgisini de ona vermişti.
Sigrid Undset
Sayfa 310 - Elips - Eylül - 2007
Cenaze törenini idare edecek olan Rahip Sira Erik 'e hediye edilmek için iki inek hazırlanmıştı. Lavrans bunları ille görmek istedi. Kendisi avluya çıkamayacağı için hayvanlar eve alındı. Bütün kış boyu besiye yatırılmış olan hayvanlar çok semiz, güzeldiler.
Sigrid Undset
Sayfa 229 - Elips - Eylül - 2007
Yalnız şunu anlamıyorum : Tanrı ne diye beni bu kadar çok, bu kadar ağır acılar altında eziyor ? Onun buyruklarına hiç karşı gelmedim ben. Ne diye çocuklarımızı birbiri ardı sıra elimizden aldı, önce oğullarımızı, sonra da küçük Ulvilhid'i neden çok gördü bize, ha, Ragnfrid ? Şimdi de en sevdiğim evladımı namussuzca, şerefsizce o güvenilmez, o akılsız herife veriyorum ! Artık elimizde yalnız küçük kız, Ramborg kaldı. Bakalım o ne olacak ilerde ? Bunu görmeden ona bakıp da sevinmeyelim sakın.''
Sigrid Undset
Sayfa 382 - Altın Kitaplar - 1973
Cenaze günü verilmesi adet olan yemek için daha önceden hayvanlar kesildi. Bira hazırlandı. Ekmek pişirildi. Yatak takımları çıkarılıp bir kere daha gözden geçirildi. Lavrans ölmek üzere olduğu sırada evde, herşey sessiz sakin olsun diye, gerekli bütün hazırlıklar yapıldı.
Sigrid Undset
Sayfa 229 - Elips - Eylül - 2007
Annesi, babası, Edvin ona hep iyilik aşılamışlardı ama Kristin onlardan uzaklaşır uzaklaşmaz kendisini günahın yakıcı zevkine terk edivermişti. Ahırlarda, samanlıklarda sevgilisiyle yatmış, okuduğu manastırın başrahibesi Fru Groa'yı aldatmaktan kaçınmamış, sırtında manastır elbisesi olduğu halde sevgilisiyle buluşmak için kötü evlere gitmişti.
Herkesi aldatmıştı.
Sigrid Undset
Sayfa 99 - Elips - Eylül - 2007
Kristin: ''Anne, dedi, yıllarca bu çiftlikte babamla beraber ömür sürdün. Şimdi burasını bırakıp gitmek her halde acıdır senin için. Buna nasıl cesaret bulacaksın kendinde, anlamıyorum doğrusu...''
Ragnfrid küçük Lavrans'ı kollarına almış sallıyordu :
''Evet ama, dedi, babanı her günkü gibi avluda gidip gelir görmedikçe, burada kalmaya hiç cesaret bulamayacağım kendimde...''
Sigrid Undset
Sayfa 241 - Elips - Eylül - 2007
384 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Sigrid Undset'in ''Kristin Lavransdatter'' isimli üçlemesinin ikinci kitabı. Yazar, bu kitapta, birinci kitabın ( Gelin Tacı ) sonunda düğünü yapılan Kristin'in sonraki yaşantısına odaklanıyor.

Kristin, artık evli bir kadındır. Çocukluğunun geçtiği kasabayı terkederek , kocası Erlend'in çiftliğinin bulunduğu uzak bir kasabaya yerleşir. Artık o, evinin, çiftliğinin hanımı, çocuklarının annesi olacaktır. Her ne kadar karakteri, yaşadığı dönemdeki kadın tiplemesine pek uymasa da, yani başına buyruk, bağımsız, erkekler karşısında güçlü bir yapıya sahip olsa da kadın yine de kadındır. O da her kadın gibi yaşantısını sürdürmek zorundadır. Kocasına olan aşırı sevgisi, ister kocasından kaynaklansın isterse başka sebeplerden olmuş olsun, içine düştüğü zorlukları atlatmasında kendisine en çok yardımcı olan duyguyu oluşturmaktadır. Zaman zaman pişmanlıklar yaşasa da bu duyguyu hep içinde taşımaktadır.

Bu arada Kristin'in ilgi çekici hikayesiyle birlikte 14.yüzyıl Norveç'indeki sosyal yaşantı, toplumsal ve siyasal gelişmeler de kitapta yeteri kadar yer almaktadır.

Kitapta olduça yer kaplayan Kristin 'in gündelik yaşantısının anlatıldığı bölümler, durağan ve benzer olaylarla karşımıza çıktığından dolayı okuyucuda zaman zaman bıkkınlığa sebep olsa da kitap genelinde akıcılık ve sürükleyicilik hakimdir.

Bence bu kitaba damgasını vuran karakter ise Kristin'in eski nişanlısı Simon'dur. Yazar, Simon'u ''adam gibi adam'' diyeceğimiz bir karakter özelliğiyle karşımıza çıkartmaktadır. Kristin'in kocası Erlend ise oldukça zor ve sıkıntılı bir yaşam sürmektedir. Dolayısıyla bu durumdan Kristin de fazlasıyla etkilenmektedir.

Bu harika serinin üçüncü kitabı olan ''Korset ( The Cross ) '', henüz Türkçeye çevrilmemiş olduğundan, maalesef Kristin'in hayatının bundan sonraki dönemi hakkında bilgi sahibi olmak şu anda mümkün değil gibi görünüyor.

1928 yılında Nobel Edebiyat ödülünü almış olan yazarın otuzdan fazla yayınlanmış kitabı bulunmaktadır. Böylesine önemli bir yazarın Türkçe'ye çevrilen kitaplarının sayısı ise sadece dörttür. Yani otuz küsur kitaptan sadece dört tanesini okuma şansına sahibiz. Onları da ancak sahaflardan temin ederek okuyabiliriz. Yazarın şu anda piyasada yeni baskı hiçbir kitabı bulunmamaktadır. Umarım bir yayınevi bu durumun farkına vararak böylesine önemli bir yazarın kitaplarını Türkçe'ye çevirir de, biz de okuma şansına sahip oluruz.

Serinin bu ikinci kitabını da ben, beğenerek okudum ve okunmasını da tavsiye ederim.
123 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
1928 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi olan Norveçli yazar Sıgrıd Undest'in okuduğum ilk kitabı. Kitap 1954 yılında basılmış ve ülkemizde başka da baskısı yok.

Kitap tamamen bir anı, bir yol kitabı. Kitapta yazar 1940 yılında Almanların Norveç'i işgal etmesiyle yaşadığı olayları anlatıyor. Önce işgalin nasıl olduğunu , o sırada halkın yaşadıklarını, oğlunu kaybedişini, ünlü bir Nazi karşıtı yazar olmasından dolayı, Norveç'i terk etmek zorunda kalışını, sırasıyla İsveç, Sovyet Rusya ve Japonya üzerinden Amerika'ya geçişini ve bu yolculuklar sırasında yaşadıklarını , gördüklerini ve izlenimlerini çok geniş ve çok akıcı bir dille muhteşem bir şekilde anlatıyor. Sadece savaş alanlarını değil, sadece işgal edilen ülkeleri değil, savaşın ''S''sinin bile etkilediği ülkelerdeki gerçekleri de, dramları da bize aktarıyor. Savaşın getirdiği acıları ve zorlukları anlatan nadir kitaplardan biri diyebilirim.

Yazar, kitabın son bölümlerinde ise siyasal ve sosyal durumlar hakkında geçmiş ve gelecekle ilgili müthiş derecede doğru tespit ve düşüncelerini açıklıyor.

Muhteşem bir kitap, dramatik ve her kelimesine kadar tamamen gerçek bir öykü, geleceğe yönelik insanları uyaran, siyasal ve sosyal müthiş denecek doğrulukta mesajlar. Mutlaka okunması gereken bir kitap. Ama ne yazık ki piyasada bulunmadığından ancak sahaf sitelerinden ve direk olarak sahaflardan temin edilmesi gereken bir kitap.
390 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Sigrid Undset'in 1928 yılında Nobel Edebiyat ödülü almasında büyük payı olan ve 1920-1922 yıllarında yazdığı ''Kristin Lavransdatter'' serisinin ilk kitabı. Seri üç kitaptan oluşmakta olup bugüne kadar sadece ilk iki kitabı Türkçeye çevrilmiştir (Gelin Tacı ve Her Kadın Gibi). Maalesef üçüncü ve son kitap olan ''Korset '' ( The Cross) ' henüz Türkçeye çevrilmemiştir.

Seride yazar bizi 14.yüzyıl Norveç'ine götürerek. Oslo yakınlarında bir kasabada yaşayan Kristin Lavransdatter adlı bir kadının hayatını anlatmaktadır.

Serinin bu ilk kitabında ise bize Kristin'in çocukluk ve düğününe kadar olan genç kızlık dönemi ayrıntılı bir şekilde yansıtılmakta olup, ayrıca o dönemdeki Norveç'in toplumsal , kültürel, dinsel ve coğrafik yapısı da olaylarla birlikte bizlere geniş bir şekilde aktarılmaktadır.

Yazarın, sade, doğal ve okuyanı yormayan cümlelerle yazdığı kitap ,oldukça akıcı ve sürükleyici özelliktedir. Ayrıca müthiş denecek şekilde yaptığı yalın ve doğal çevre betimlemeleri kitapta oldukça sık yer almaktadır. Ama bunlar kesinlikle okuyucuyu sıkmamakta, özellikle de tabiatla ilgili yaptığı tasvirler, aksine duygusallığın artmasına sebep olmaktadır.

Kristin'in hayatını okurken aynı zamanda da aile hakkında dramatik bilgiler ediniyoruz. Özellikle etrafında dürüstlüğü, mertliği ve iyilikseverliği ile tanınan, bunlara ek olarak ailesine de son derece bağlı olan , Kristin'in babası Lavrans'ın, ancak kitabın final kısmında karşımıza çıkan dramatik hikayesi ise okuyucuyu oldukça etkilemektedir. Ayrıca Kristin'in çocukluk arkadaşı Arne ise ayrı bir dramla kitaptaki yerini almaktadır. Simon ve Erlend ise kitaptaki diğer ana karakterlerdir.

Kısaca, Kristin karakterinin özelliklerinden bahsedersek, kitapta, güçlü, istediği şeyi ne pahasına olursa olsun yapan, inatçı, kendi bildiği yoldan dışarı bir adım atmayan bir genç kız tipi olarak karşımıza çıkıyor. Tabii ki bu tutumu, başta kendisi olmak üzere ailesini de zor durumda bırakacak olayların meydana gelmesine sebep oluyor. Aşkı bile bu şekilde yaşamayı seçen birisi. Ama yanlış da olsa doğru da olsa aşkına ve kendi başına gelenlere fedakarca hiç şikayet etmeden katlanmasını da biliyor. Sanki doğru olanı değilde yanlış olanları yapmak için dünyaya gelmiş bir tip görünümünde. İşte böyle özelliklere sahip güzel bir genç kızın, etrafını çevreleyen iyi ve kötü düşüncedeki insanlarla olan ilişkilerini ve ortaya çıkan olayları keyifle okuyoruz kitapta.

Ben, serinin bu ilk kitabını büyük beğeniyle okudum ve okunmasını da tavsiye ederim.
390 syf.
·4 günde·Beğendi·5/10
Norveç edebiyatının değerli yazarı Sigrid Undset 1928 yılında bu kitabıyla Nobel ödülü almıştır. Okuduğum kitap 1957 yılında basılmış olup, ufak tefek dizgi ve imla hataları bulunmaktadır. Bulabilirseniz okuyunuz.Güzel kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Sigrid Undset
Unvan:
Norveçli Yazar
Doğum:
Kalundborg,Danimarka |, 1882
Ölüm:
Lillehammer,Norveç |, 1949
Sigrid Undset (d. 20 Mayıs 1882 Kalundborg, Danimarka; ö. 10 Haziran 1949 Lillehammer, Norveç) Norveçli yazar. Eserlerinde gelenekler ve çağdaşlaşma çatışması ile dini değerleri ve kadının özgürlüğünü ele alır. 1928'de, "The Axe", "The Snake Pit", "The Wilderness" ve "The Son Avenger" başlıklarını taşıyan "The Master of Hestviken" dörtlemesiyle 1928'de Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 15 okur okudu.
  • 35 okur okuyacak.