Siracüddin Gaznevi

Siracüddin Gaznevi

Yazar
10.0/10
1 Kişi
·
2
Okunma
·
0
Beğeni
·
13
Gösterim
Adı:
Siracüddin Gaznevi
Tam adı:
Siracuddin Ebu Hafs Ömer b. İshak el-Gaznevi
Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinden. İsmi, Ömer bin İshâk bin Ahmed’dir. Künyesi Ebû Hafs olup, Sirâcüddîn lakabı ile tanınırdı. Gaznevî ve Hindî nisbetleri vardır. 704 (m. 1304) senesinde doğduğu, mu’teber eserlerde bildirilmektedir. Münâzara ilminde büyük bir üstat, mahir bir kılavuz kabûl edilmiş olup, çok zekî, eşine az rastlanan bir âlim idi. Fıkıh, hılâf ve tasavvufa dâir çok kıymetli kitaplar yazdı. 793 (m. 1390) senesinde vefât etti. Keşf-üz-zünûn sahibi ve Süyûtî, vefât târihini 773 olarak bildirmekte olup, ayrıca; “Ömer bin İshâk Gaznevî, Mısır’da kâdı’l-kudât idi” demektedirler.

Fıkıh ilmini, büyük âlim ve zühd sahibi bir zât olan Vecîhüddîn-i Dehlevî’den öğrendi. Hocası olan, bu zât, Hindistan’ın Dehlî şehrindeki Hanefî mezhebinin en büyük âlimlerinden olup, faziletleri, üstünlükleri çok ve her ilimde derya (deniz) gibiydi. Zamanının âlimlerinin İmâmı sayılırdı. Bundan başka, Şemseddîn Habîb-i Dûlî’den, Delhi âlimlerinin sultânı diye anılan Sirâcüddîn-i Sekâfî ve Rükneddîn-i Bedâyunî’den de ilim aldı. Bunlar, Hamîdüddîn-i Darir’in ve Ebü’l-Kâsım Tenûhî’nin talebeleri idiler.
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Siracüddin Gaznevi
Tam adı:
Siracuddin Ebu Hafs Ömer b. İshak el-Gaznevi
Hanefî mezhebi fıkıh âlimlerinden. İsmi, Ömer bin İshâk bin Ahmed’dir. Künyesi Ebû Hafs olup, Sirâcüddîn lakabı ile tanınırdı. Gaznevî ve Hindî nisbetleri vardır. 704 (m. 1304) senesinde doğduğu, mu’teber eserlerde bildirilmektedir. Münâzara ilminde büyük bir üstat, mahir bir kılavuz kabûl edilmiş olup, çok zekî, eşine az rastlanan bir âlim idi. Fıkıh, hılâf ve tasavvufa dâir çok kıymetli kitaplar yazdı. 793 (m. 1390) senesinde vefât etti. Keşf-üz-zünûn sahibi ve Süyûtî, vefât târihini 773 olarak bildirmekte olup, ayrıca; “Ömer bin İshâk Gaznevî, Mısır’da kâdı’l-kudât idi” demektedirler.

Fıkıh ilmini, büyük âlim ve zühd sahibi bir zât olan Vecîhüddîn-i Dehlevî’den öğrendi. Hocası olan, bu zât, Hindistan’ın Dehlî şehrindeki Hanefî mezhebinin en büyük âlimlerinden olup, faziletleri, üstünlükleri çok ve her ilimde derya (deniz) gibiydi. Zamanının âlimlerinin İmâmı sayılırdı. Bundan başka, Şemseddîn Habîb-i Dûlî’den, Delhi âlimlerinin sultânı diye anılan Sirâcüddîn-i Sekâfî ve Rükneddîn-i Bedâyunî’den de ilim aldı. Bunlar, Hamîdüddîn-i Darir’in ve Ebü’l-Kâsım Tenûhî’nin talebeleri idiler.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur okudu.
  • 2 okur okuyacak.