Suat Çağlayan

Suat Çağlayan

YazarDerleyen
7.9/10
19 Kişi
·
36
Okunma
·
1
Beğeni
·
119
Gösterim
Adı:
Suat Çağlayan
Unvan:
Türk Yazar, Doktor
Doğum:
Trabzon, Türkiye, 1948
Tepecik Eğitim Hastanesi’inde Çocuk Hastalıkları Klinik Şefi ve Başhekimliği, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyeliği, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü görevlerinin yanı sıra, 21. Dönem İzmir Milletvekilliği ile Kültür Bakanlığı yaptı,

Zeytin ağaçlarının gövde fotoğraflarından oluşan, 15 sergi açtı. Bu fotoğraflarla, zeytin ağacına ait nitelikleri bir araya getirerek üç ayrı kitap çıkardı.

Çocuklar için yazmış olduğu çok sayıda öykü kitabı olana yazarın, erişkinler için yazdığıiki romanı daha var.
Yalnız kaldığımda en büyük korkum, yanıma gelenlerin benim yalnızlığımı gidermeye çalışmalarıdır. Düşünen insanın yalnızlıktan sıkıldığını zannedenlerin sayısı az değildir.
-aklı kullanarak atılmalı bütün adımlar. Bir zevki elde edeceğim diye gözü kapalı gidilmemeli. Acıya dönüşmeden, pişmanlık yaratmadan elde edilecek hazlar seçilmelidir. Çünkü haz ve acının sınırları çok yakındır ve her haz kolaylıkla acıya dönüşebilir!
Geçmişinden utanarak yaşadıklarını yok sayanlar, sadece kendisine haksızlık etmiş olmakla kalmaz, yaşamdan almış oldukları dersleri de yadsımış olurlar. Oysa geçmişten ders almadan, geleceğimizi çizmek olanaksızdır.
Zenginliğin, yöneticiliğin, yüksek makamların insana ait olması gereken tüm değerleri yozlaştırıldığını görerek kendimi doğaya verdim. Yaşamımı en basite indirgeyebildiğim için, şimdi de ruhsal eksikliğimi giderecek bir eğiticiyi aramaktayım.
"İtilaf Devletleri, ülkemizi paylaşmak için hesaplar yapıyorlarmış. Ama paşa ağabeyimin söylediğine göre, içimizde onlara 'dur' diyebilecek nitelikte subaylar varmış."
"Mustafa Kemal.."
104 syf.
·3 günde·Beğendi·4/10
Bir kedisever olarak, kitap elime geçtiğinde büyük bir hevesle okumaya başladım. Yazar, güzel bir fikirle yola çıkarak kediseverler için bir kitap yazmış. Fakat beklentimi tam olarak karşılamadı. Daha çok çocukların okuyabileceği, basit anlatımlı bir kitap olmuş. Kimi zaman anlatım bozukluklarına rastlayabiliyorsunuz. Keşke üzerinde biraz daha çalışılmış bir kitap olsaydı.
438 syf.
·Beğendi·9/10
‍️
.
Selamlar,
Ne yazsan bilemiyorsun bazı kitaplara.
Aslında bilgim yok denecek kadar azdı Hikmet için.
Yazarın tarihi anlatırken hafif bir kurgu ekleyip kitabı başka dünyaya taşımasıyla çok keyif alarak bitmesini istemediğim bir kitap haline geldi. .
Mustafa Kemal’in kurtuluş mücadelesindeki azmini ve bir çok ismin emek ve çabasını okumak, bilgilenmek harikaydı.
Kalemi oldukça akıcıydı yazarın, 440 sayfalık bu kitabı elimden bırakmak istemedim hiç. .
Sivas kongresinde delege olarak giden genç yaştaki Hikmet’in konuşmasından sonra Mustafa Kemal’in taktirini aldığını biliyor muydunuz? .
Kesinlikle tanışmanız tavsiyesiyle ve asla sıkılmayacağınız garantisini vererek yorumuma son veriyorum.
Zaten sevgili Dr. Hikmet yorumlamaya açık bir kahraman değil. Arka kapakta da sevgili: @bilgiyayinevi ‘nin belirttiği gibi; mandaya karşı tavizsiz duruşuyla iz bırakmış bir kahraman
.
.
İyi ki geçtiniz bu dünyadan, olmasaydınız olmazdık Mustafa Kemal’in askerleri 🤲.
.
.
@okumakicinkitaphalleri @bilgiyayinevi #bilgihazinedir
#ozlemcenet #ozlemcej #kitapyorumu #kitap #book #books #bookstagrammer #bilgiyayınevi
438 syf.
·Beğendi·10/10
Ne hoş bir kitaptı. Belki de okuduğum okulun binasında geçiyor olması beni biraz daha fazla ekledi (Haydarpaşa Kampüsü).
2 günde bitirdim. Sivas kongresi ve milli mücadele dönemi Anadolusunu vatanseverler ve manda yanlılarıyla etkili anlatmış.
Kitabın dili akıcı ve duyguları çok yoğun. Özellikle Balıkesir Lisesi ile ilgili bir bölümde gözyaşlarım aktı gitti.
208 syf.
·Beğendi·7/10
Kolay okunan bir kitap. Bazı yerlerde diyaloglar veya düşünceler popüler yazıma kaysa da belli bir araştırma ve emek ürünü. Merak ettiğim bir konuydu, bilgi edindim, dönemi anlamama yardımcı oldu. İlginiz varsa hikaye tarzında bu kitabı tavsiye ederim.
438 syf.
·9 günde·Beğendi·3/10
“Ah be koca Hikmet…” dilimden bu cümleler döküldüğünde kitabın henüz başlarında idim. Lâkin bu sözlerim kitabın bana verdiği izleminden değil, kitabın içine girememiş baş kahramanın gerçek hikayesinden kaynaklanıyordu.
Evet, kitap adı üstünde bir roman. Yani kurgu ürünü. Ancak malzeme edilen tarih olunca insan biraz olsun o kitapta hakikate dokunmak istiyor. Hele ki elinizdeki kitap bir dönem kitabı ise en azından devrinin ruhunu yakalamış iyi bir eserle buluşmak ve dönemi hissetmek bir zaruriyet haline alıyor. Ancak ben bu kitapta koca bir boşluktan başka bir şey göremedim. Adeta yazmış olmak için yazılmış gibi hava vardı.

En iyisi biraz kitabın içeriğine gireyim.

Tıbbiyeli Hikmet, Sivas Kongresi’nde yüreğinde yanan ateşle Mustafa Kemal’e posta koyan bir askeri tıp fakültesi öğrencisi. Kimi rivayete göre Mustafa Kemal’in hayatında iki kez ağladığı ve bunun birinin bu posta koyma sonrasında olduğu söylenir.

Hikmet, kitapta içine kapanık olarak resmedilse de yazarın dikkatini çekmeyen dönem arkadaşlarının hatıratlarında gayet dışa dönük, futbol oynamayı seven, arkadaşlarıyla resimler yapmak için İstanbul’un manzaralı güzel tepelerinde gezen bir öğrenci. Yine kitapta gördüğümüz Hikmet, Türk Ocağı yollarını bilmezken, gerçek Hikmet bir Türk Ocaklı. Düzenli olarak her hafta Ocağa gidip seminerlere katılan bir isim.

Kitapla beraber Balıkesir Lisesinin sıralarında gezinirken, yazarın İttihatçılara dair bakışının izini sürme şansını yakalıyoruz. Direkt olarak saldırmak yerine biraz kelime oyunları yapan yazar, en son söylemek istediğini Çanakkale Savaşlarına gönderdiği Hikmet’in lisedeki tek samimi arkadaşı olan Tahir’in annesinin dilinden söylüyor, koca bir yalan olan 15 yaşındaki Çanakkale askerleri hikayesine kapı aralıyor.

İttihatçı yuvası olan Askeri Tıbbiye’ye getirdiği Hikmet’i bunlarla hiç bulaştırmayan yazar, onu milli mücadeledeki örgütlerden esinlenerek kurduğu örgütlerden birinin içine sokuyor. Nasıl oluyorsa Tıbbiyeli Hikmet’in eline o koca okulda hiç ama hiç İttihatçı yayın geçmiyor. Hikmet kitaplara uzak bir şekilde kulaktan dolma vatan sevdası hikayeleri ile kendini yetiştiriyor.
438 syf.
Kurtuluş şavasını tıbbiyeliler yönünden hiç okumamıştım.Bu güzel vatanı kazanmamızda büyük rol oynayan doktorlarımızı minnetle ve saygıyla anıyorum.Güzel bir kitap,sıkılmadan okuyabilirsiniz.

Yazarın biyografisi

Adı:
Suat Çağlayan
Unvan:
Türk Yazar, Doktor
Doğum:
Trabzon, Türkiye, 1948
Tepecik Eğitim Hastanesi’inde Çocuk Hastalıkları Klinik Şefi ve Başhekimliği, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyeliği, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü görevlerinin yanı sıra, 21. Dönem İzmir Milletvekilliği ile Kültür Bakanlığı yaptı,

Zeytin ağaçlarının gövde fotoğraflarından oluşan, 15 sergi açtı. Bu fotoğraflarla, zeytin ağacına ait nitelikleri bir araya getirerek üç ayrı kitap çıkardı.

Çocuklar için yazmış olduğu çok sayıda öykü kitabı olana yazarın, erişkinler için yazdığıiki romanı daha var.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 36 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 16 okur okuyacak.