Suavi Aydın

1960'tan Günümüze Türkiye Tarihi yazarı
Yazar
Çevirmen
8.4/10
21 Kişi
141
Okunma
5
Beğeni
3.209
Görüntülenme

Hakkında

1962 yılında Ankara’da doğdu. Lisans eğitimini Hacettepe Üniversitesi sosyoloji bölümünde tamamladı. Yüksek lisansını aynı alanda yaptıktan sonra, aynı üniversiteden sosyal/kültürel antropoloji alanında doktora derecesi aldı. Başlıca çalışmaları arasında Modernleşme ve Milliyetçilik (1993); Kimlik Sorunu, Ulusallık ve “Türk Kimliği” (1998); Mardin Tarihi. Cemaat-Aşiret-Devlet (2000, Oktay Özel, Kudret Emiroğlu ve Süha Ünsal ile birlikte); Antropoloji Sözlüğü (2003, Kudret Emiroğlu ile birlikte); Küçük Asya’nın Bin Yüzü: Ankara (2005, Kudret Emiroğlu, Ömer Türkoğlu ve Ergi Deniz Özsoy ile birlikte); “Amacımız Devletin Bekası”: Demokratikleşme Sürecinde Devlet ve Yurttaşlar (2005); “Biraz Adil, Biraz Değil...” Demokratikleşme Sürecinde Toplumun Yargı Algısı (2009, Mithat Sancar ile birlikte) başlıklı yayınlar bulunmaktadır. Ayrıca çeşitli akademik dergilerde ve derlemelerde kimlik sorunu, tarihyazıcılığı, devlet sorunu, düşünce tarihi, milliyetçilik, etnik gruplar ve aşiretler, yerleşme tarihi konularında çok sayıda makalesi ve kitap bölümü yayımlanmıştır. Halen Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde öğretim üyesidir.
Ünvan:
Türk Yazar, Sosyolog
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1962

Okurlar

5 okur beğendi.
141 okur okudu.
13 okur okuyor.
161 okur okuyacak.
7 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 30.6
Erkek% 69.4
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Bu kitap 1998 de basıldı...
Bugünkü "ezilmişlik hissi"ni ortadan kaldırabilecek güncel bir başarıyla insanların zihninde somutlanamadığından, Türkiye`de tarih çok önemlidir. Durumun en açıklayıcı göstereni, son yıllardaki futbol başarıları karşısında insanların gösterdiği "aşırı sevinç" (hyperhedonia) halidir. Bir Türk futbol takımının sahada aldığı galibiyetle, geçmişteki fetih günlerinde yabancı orduların uğradıkları hezimet ve ricat toplumsal bellekte özdeşleşmekte ve bu özdeşimi, hayali ortaklığın yaratım ortamı olan medya pekiştirmektedir. "Aşağılık kompleksi" böylece, nesnesi olmayan bir "aşırı sevinç" haliyle ve yanılsamalı bir başarı duygusuyla açığa çıkar: "Avrupa, Avrupa duy sesimizi; bu gelen Türklerin ayak sesleri!"
Sosyoloji
Reklam
Reklam