Tahsil hayatından sonra Ezher’e müderris tayin edildi. Gerek verdiği dersler ve eserleriyle gerekse örnek şahsiyetiyle devrinin en gözde âlimlerinden biri oldu; devlet adamları ve halk nezdinde büyük itibar kazandı. Gerektiğinde Hanefî mezhebine ait görüşleri eleştirir, çelişkili veya yanlış nakillere dikkat çeker, kendi görüş ve değerlendirmesini ortaya koyardı. Fıkıh yanında usûl-i fıkıh, tefsir, hadis, kelâm, akaid, tasavvuf, Arap dili ve edebiyatı alanlarında da yetkin bir âlim olduğu anlaşılan Şürünbülâlî’nin dilinin sadeliği, verdiği bilgilerin güvenilirliği ve mantıkî örgüsünün sağlamlığı bakımından dikkat çeken çok sayıda kitap ve risâlesi ilim çevrelerinde yaygın kabul görmüştür.
Tam adı:
Ebü’l-İhlâs Hasen b. Ammâr b. Alî eş-Şürünbülâlî el-Vefâî el-Mısrî, Hasan Bin Ammar Şurunbulalı, Allame Hasan b. Ammar eş-Şürünbülali
kelime-i şehadet esnasında sağ elin işaret parmağını kaldırmak. nefiy esnasında yâni 'lâ ilâhe' derken parmağı kaldırıp isbat esnasında yâni 'illallah' derken indirmek namazın sünnetlerindendir.
namazı bilerek, tembellikten terkeden kişi kanı akacak şekilde şiddetli bir şekilde dövülür ve namazı kılıncaya kadar hapsedilir. ramazan orucunu terkeden kişi de böyledir.