Swami Budhananda

Swami Budhananda

Yazar
7.0/10
4 Kişi
·
9
Okunma
·
6
Beğeni
·
122
Gösterim
Adı:
Swami Budhananda
Unvan:
Yazar
Srimat Swami Virajanandaji Maharaj'ın başlatılmış bir öğrencisi olan Swami Budhananda (Bhavani Maharaj) 1944'de Madras Matematiği'ne katıldı ve 1954'te Swami Shankaranandaji Maharaj'tan Sannyasa'yı aldı.

Vedanta Kesari'nin editörü olarak çalıştı. Daha sonra 1959'da New York'ta (Ramakrishna Vivekananda Center) Swami Nikhilanandaji'ye asistan olarak Birleşik Devletler'e gönderildi. San Francisco ve Hollywood merkezlerinde 1966 yılına kadar Yardımcı Bakan olarak çalıştı. 1967'de Hindistan'a döndü ve Chandigarh Ashrama Sekreteri oldu. 1968'de Prabuddha Bharata'nın ortak editörü ve daha sonra Advaita Ashrama'nın Başkanı olan Mayavati oldu. 1976 yılında Delhi'ye Sekreterlik görevinde bulundu.

11 Kasım 1983'de Seva Pratisthan'da kalp yetmezliği nedeniyle aniden ölünce, rahatsız olan Revam Swami Vireshwaranandaji'ye saygı göstermek için Belur Math'a gitmişti.

İyi bir konuşmacı ve güçlü bir yazardı. İngilizce ve Bengalce'da birkaç makale ve bazı kitaplar yazdı. Onun daha önemli eserlerinden bazıları şunlardır: İrade Gücü ve Gelişimi, Zihin ve Kontrolü, Bilimsel ve Ruhsal Olabilir, Din Meydan Okuması ve Ramakrishna Hareketi: İnsan için Anlamı.
Kölelik zihinle ilgilidir, özgürlük de zihinle. Eğer bir insan hep: "Ben özgür bir insanım. Ormanda da yaşasam, dünyada da yaşasam, nasıl olur da ben tutsak edilebilirim? Ben, kralların kralı, özün çocuğuyum, beni kim tutsak edebilirmiş? " diye düşünüyorsa, bilin ki o kişi özgürdür. Eğer birini bir yılan sokarsa, "Benim içinde zehir yok" diye kesin bir dille o zehri savuşturabilir. Aynı şekilde, metanet ve kararlılıkla "Ben tutsak değilim, ben özgürüm." diye tekrar edildiğinde, o kişi gerçekten öyle olur, özgür olur.
"Sırf ruhsal bilincin biraz uyandı diye tembel tembel oturma. İlerle. Sandal ağacı ormanının ötesinde çok daha değerli başka şeyler var - gümüş madenleri, altın madenleri var.
Priya: Efendim, ayaklarımız zincirlenmiş. İleri gidemeyiz.
Sri Ramakrishna: Ayaklarınız zincirlenmişse ne olmuş? Önemli olan zihindir. Esaret zihindir, özgürlük de zihindir.
Priya: Fakat zihin benim kontrolüm altında değil.
Sri Ramakrishna: Nasıl olur? çalışma yogası diye bir şey var. Çalışmayı sürdürün, göreceksiniz ki zihniniz sizin gösterdiğiniz yönde akacaktır. Zihin çamaşırhaneden henüz gelmiş beyaz bir kumaş gibidir. Eğer onu kırmızı boyaya sokarsan kırmızı, mavi boyaya sokarsan mavi olur. Onu hangi renge batırırsan o rengi alır."
Gelecek için kaygı duymak zihinsel bir hastalıktır ve tüm gücümüzle, her bakımdan bu anın içinde yaşamanın şifası devinime ve kullanıma hazırdır. İrade gücünü geliştirmek isteyenler, geçmişte ya da gelecekte yaşamaktan titizlikle sakınmalı ve şimdiki anı yaşamalıdırlar. Astrologlar ne söylerse söylesinler, içinde bulunduğumuz anı aklımızı olumlu kullanarak yaşarsak, geleceğimiz iyiden de öte olur.
Mutluluk zihnin bir niteliğidir, içimizde erişebileceğimiz bir şeydir... Romalı filozof Marcus Aurelius, şöyle söyler: "Neşeli olun ve dışarıdan gelebilecek yardımı ve huzuru aramayın. İnsan bunun için hep hazırda beklemeli ve başkalarınca buna hazır edilmeyi düşünmemelidir."
131 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Günümüzde yaşanan en büyük problemlerden biri de kişinin zihnini kontrol edememesinden dolayı kaynaklanan ya da başlayan kişisel sorunlardır. Bu sorunların oluşmasını istemiyoruz ama zihnimizi de kontrol edemediğimizin de farkındayız. İşte ben de bu problemden kurtulmak için kendi zihnimi nasıl kontrol edebileceğime ilişkin bilgi almak için başladım kitabı okumaya.

"Zihin kontrolü temasına çok kişisel, derin bir ilgi duyarız, çünkü hiçbir şey bizi bireysel olarak kendi zihnimizden daha fazla etkilemez. Bu konu hakkında hepimiz bir şeyler biliyoruzdur. hepimiz zihinlerimizi kontrol etmeye çalışıyoruz. Fakat daha çok şey bilmek ve daha iyisini yapmak istiyoruz."

Kitap bu cümleler ile başlıyor. Benim bu kitabı neden okumak istediğimi özetleyen cümleleri okuyunca doğru kitabı aldığıma emin oldum.

Şimdi gelelim asıl konuyu "Zihnimizi nasıl kontrol edeceğiz?" Kitapta zihin kontrolünü oluşturmak için "iradenin kontrolünden" bahseder. İrade zayıflığının nedenlerini ortadan kaldırarak işe başlamalıyız. Bu nedenleri ortadan kaldırdıktan sonra da bir daha oluşmaması için güç enjekte etmemiz gerekir.
Bu iradeyi kontrol etmekte dinin öneminden bahseder. Nefsine hakim olmayı sağlayan en önemli gücün din olduğundan bu yüzden dine inanan kişilerin zihinlerini daha kontrol ettiğinden bahseder.

Fakat dine inanmayan kişilerin de zihinlerini kontrol edebileceğinden bunu kendilerinin inandığı bir şey ile yapabileceğinden bahseder.

Zihin kontrolünü çalışarak ve hislere kapılmayarak kontrol edilebilir. İşte bu hislere kapılmama din inancı ile birleşerek oluşunca etkisi daha fazla olduğunu anlatır. Burada dine inanmama ve inanma konusu ortaya çıktığı için herkese önerebileceğim bir kitap olamadı.



Kitapta zihin kontrolünün gerçekleşmesi için yoga felsefesinin öneminden bahsedilir. Yoga yapmayı öğrenen kişilerin çoğu zihinlerinin arındığından bedenlerini ve ruhlarını daha iyi tanıdıklarından bahsederler. Yoga sayesinde insan kendi vücudunu ve zihnini tanımaya başlar.

"Yoga felsefesi, ilk olarak bundan yüzlerce yıl önce Hindistan’ın kuzeyinde ortaya çıkmış bir yaşam bilimi ve felsefesidir. Yoganın kelime anlamına bakacak olur isek, Sanskritçe de ‘’birleşmek ya da bütün olmak’’ anlamlarına gelmektedir. Yoga felsefesi, belirli insanlar tarafından uygulanmaktadır ve bu felsefeyi uygulamakta olan kişilere de ‘’yogi’’ denilmektedir. Uzun yıllardan itibaren insanların hayatında büyük bir yere ve öneme sahip olan yoga, insan bedenini, insan ruhunu ve zihnini derinden etkileyen, geliştiren, eğiten ve aynı zamanda da rahatlama sağlayarak huzur veren, insanların kendiyle tanışmasını sağlamakta olan bir bireysel gelişme ve gelişim metodudur. Yoga felsefesi, bilindiği üzere uzun yıllardan itibaren hayatımızda olan bir kavramdır. Yoga felsefesinin varlığına dair en eski veriler, yapılan arkeolojik çalışmalar sonucunda ortaya çıkan görsellerdir. Milattan Önce 3000 yıllarına kadar uzanmakta olan yoga tarihi, İndus Vadisinde bulunan yogaya özel figürlerle kesinlik kazanmıştır. Yoga felsefesi ve yoga hakkında elde edilen ilk yazılar ise, milattan önce 2500’lü yıllarda bulunan Veda’larda bulunmaktadır.

Uzun yıllardan itibaren birçok insan tarafından uygulanmakta olan yoga, kısacası insanın ruhunu, bedenini, zihinsel dengesini dengelemesi ve düzenlemesidir. İnsanın kendi kişiliğini keşfetmesi ve benliğinin ortaya çıkmasıdır. İsteyen herkesin oldukça kolay bir şekilde uygulamaya başlayabileceği yoga metotları tamamen zararsız ve tehlikesizdir. Yoganın birbirinden farklı birçok türü ve tipleri olmasına karşın ortak bir hedefi bulunmaktadır.
Farklı metotlarla ya da farklı yöntemlerle de olsa asıl ortak amaç, kişiliğin gelişmesi ve rahatlıktır. Kişiler kendilerine en uygun yoga türünün hangisi olduğuna karar verirken kendi kişisel ve fiziksel özelliklerini göz önünde bulundurmalarında büyük fayda olacaktır. Seçilecek olan yoga türü, her yönden kişinin özelliklerine ve amaçlarına uyumlu olması gerekir. Yogaya başlamak isteyen herkes, tüm yoga türleri ve tipleri hakkında araştırma yapıp bilgi almalı, hangisinin kendisine en iyi geldiğine karar vermeli ve böylelikle de yogaya başlamalıdır."

Eğer kişisel gelişim kitaplarını ve doğu felsefesi ile ilgili kitapları okumayı seviyorsanız bu kitabı tavsiye ederim.
131 syf.
·1/10
İçerik


1. Zihin Kontrolü: Zor Ama Mümkün
2. Zihin Kontrolü İçin İrade Nasıl Güçlendirilir?
3. Zihin Kontrolünde Kazanacağımız Şey Nedir?
4. Zevk-Güdüsü Nasıl Altedilir?
5. Zihin Doğası: Hindu Görüşü
6. Zihin Kontrolü Nasıl Kolaylaştırılır?
7. Yapılan İşi Net Bir Şekilde Kavramak Gerekir
8. Uygun Bir İçsel Atmosferin Yaratılması Gerekir
9. İki İçsel Disiplin Grubu
10. Zihin Ne Kadar Safsa Kontrolü O Kadar Kolaydır
11. Zihnin Yapısını Değiştirmek
12. İlahi Destek Zihin Kontrolüne Yardımcı Olur
13. Sattva Nasıl Saflaştırılır?
14. Zihin Kontrolü İçin Temel Yoga Kuralları
15. Ayırım Yapma Yardımcı Olur
16. Zihni Nasıl Davranacağı Konusunda Eğitmek
17. Pranayama Uygulaması
18. Pratyahara Uygulaması
19. Uyumlu İnsan İlişkilerinin Önemi
20. Sağlıklı Zihin Meşguliyeti Gereklidir
21. İmgelemi Doğru Kullanmanın Önemi
22. Meditasyonun Önemi
23. Ümitsizliğe Karşı Önlem
24. Acil Kontrol Araçları
25. Yöneltilen Düşünce
26. Düşüncenin Kontrolü: Bir Gizem
27. Bilinçaltı Zihnin Kontrolü
28. Zihnin Oyunundan Sakının
29. İnananlar Zihin Kontrolünde Avantajlıdırlar
30. En Kolay ve En Emin Zihin Kontrolü Yöntemi

Yazarın biyografisi

Adı:
Swami Budhananda
Unvan:
Yazar
Srimat Swami Virajanandaji Maharaj'ın başlatılmış bir öğrencisi olan Swami Budhananda (Bhavani Maharaj) 1944'de Madras Matematiği'ne katıldı ve 1954'te Swami Shankaranandaji Maharaj'tan Sannyasa'yı aldı.

Vedanta Kesari'nin editörü olarak çalıştı. Daha sonra 1959'da New York'ta (Ramakrishna Vivekananda Center) Swami Nikhilanandaji'ye asistan olarak Birleşik Devletler'e gönderildi. San Francisco ve Hollywood merkezlerinde 1966 yılına kadar Yardımcı Bakan olarak çalıştı. 1967'de Hindistan'a döndü ve Chandigarh Ashrama Sekreteri oldu. 1968'de Prabuddha Bharata'nın ortak editörü ve daha sonra Advaita Ashrama'nın Başkanı olan Mayavati oldu. 1976 yılında Delhi'ye Sekreterlik görevinde bulundu.

11 Kasım 1983'de Seva Pratisthan'da kalp yetmezliği nedeniyle aniden ölünce, rahatsız olan Revam Swami Vireshwaranandaji'ye saygı göstermek için Belur Math'a gitmişti.

İyi bir konuşmacı ve güçlü bir yazardı. İngilizce ve Bengalce'da birkaç makale ve bazı kitaplar yazdı. Onun daha önemli eserlerinden bazıları şunlardır: İrade Gücü ve Gelişimi, Zihin ve Kontrolü, Bilimsel ve Ruhsal Olabilir, Din Meydan Okuması ve Ramakrishna Hareketi: İnsan için Anlamı.

Yazar istatistikleri

  • 6 okur beğendi.
  • 9 okur okudu.
  • 13 okur okuyacak.