Taşkın Tuna

Ol Dedi Oldu 1 yazarı
Yazar
8.3/10
437 Kişi
1.933
Okunma
179
Beğeni
13,9bin
Görüntülenme

Hakkında

1962'de Ankara Fen Fakültesi'nden fizik yüksek mühendisi unvanıyla mezun olan Taşkın Tuna, bürokrasinin üst kademelerinde görev almış, ayrıca yurt dışında staj yapmış ve eğitim almış bir yazardır. Uzayla yakından ilgilenen Tuna, birçok kitap yazmıştır. Kendisine has okuyucu kitlesi bulunmaktadır. 1962 yılında Ankara Fen Fakültesinden Fizik Yük. Müh. olarak mezun oldu. Daha sonra DMİ Genel Müdürlüğüne geçen Tuna, Almanya'da staj ve eğitim aldı. 1969 yılında İngiltere'de Reading Üniversitesinde yüksek lisans eğitimi gören Tuna, burada Master düzeyinde ihtisas yaptı. Yurda dönüşünde ODTÜ'de öğretim görevlisi olarak çalıştı. ABD'de çevre sorunları konusunda da eğitim gören Tuna, 1987-1991 yılları arasında İngiltere'de Avrupa Meteorolojik Tahmin ve Araştırma Merkezinde uzman olarak hizmet verdi. Daha sonra Yurda dönen Taşkın Tuna Çevre Bakanlığına Genel Müdür olarak atandı ve burada da 3 yıla yakın bir süre çalıştıktan sonra emekli oldu. Bazı eserleri Adnan Menderes'in Günlüğü Bir Çarpı Bir Bir Elma İki Ayna Bir İkiye Nasıl Yansıdı? Muhammedi Bilinç Oku Ama Neyi? Ol Dedi Oldu / Big-Bang'in Nefes Kesen Öyküsü-1 Ol Dedi Oldu / Big-Bang'in Nefes Kesen Öyküsü-2 Ölü Köpeğin Dişleri Son Basamak Sonsuz Uzaylar Uzayın Ötesi Uzayın Sırları Yeryüzü Dengesi Âlem ve Âdem
Ünvan:
Yazar, Bürokrat ve Fizik Yüksek Mühendisi
Doğum:
Ankara, Türkiye

Okurlar

179 okur beğendi.
1.933 okur okudu.
72 okur okuyor.
1.088 okur okuyacak.
79 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 53.9
Erkek% 46.1
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
KİTAP OKUMAZSAN NE OLUR ?
‘’İnsan kitap okumazsa gün gelir, virgülü kaybeder, cümlelerden korkmaya başlar. Basit ifadeler kullana kullana düşünceleri de kısırlaşır. Günler geçtikçe, ünlem işaretini de kaybeder. O zaman düşünce duygu ve davranışları tepkisiz hale gelir, çünkü heyecanını kaybetmiştir. Bir süre sonra soru işaretini de unutur, artık soru da soramaz. Çevresine düşman gözüyle bakar, hiçbir şey onu ilgilendirmez. Aradan bir süre geçince fark eder ki, zihninde iki nokta üst üste işareti de kaybolmuştur. Bu kayıptan ötürü kişilik bozuklukları başlar ve psikolojik davranış sebeplerini kendisi de açıklayamaz olur. Yalnız başkalarının dedikodusunu yapar, iftira ve yalan peşinde koşar. İşin garibi de kimseyi beğenmez olur; aile saadeti yıkılmış; şefkat ve özveri gibi ideal duygularını çoktan kaybetmiş olduğundan, kendi kendisiyle sadece tırnak işaretiyle konuşmaya başlamıştır. Çünkü kendine özgü tek bir düşüncesi kalmamıştır. Elinde avucunda sadece nokta kalmıştır. Onu da konuşurken yalnızca nefes almak için kullanmaktadır.’’
Wilhelm Leibniz'in şu ifadeleri dikkate değer;
Dünyamız mümkün olan dünyaların en mükemmel olanıdır. Çünkü bu dünyada her şey en iyidir. Onun ingilizceye çevrilen şu ifadelerini de satırlarımız arasında alıyoruz. " There must be a sufficient reason- often known only to God- for anything to exist for anyone event to occur, for any truth to obtain." ( Var olan her şeyde, meydana gelen her olayda elde edilen her gerçeklikte yeterli bir neden vardır ve bu nedeni sadece Tanrı bilir.)
Sayfa 115
Tasavvuf Felsefesi
Reklam
Reklam