Tom Corboy

The Mindfulness Workbook for OCD yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
0
Okunma
0
Beğeni
50
Görüntülenme

Hakkında

Tom Corboy, 1999 yılında Los Angeles OKB Merkezi'ni kurdu. Kaliforniya Eyaleti tarafından lisanslı bir psikoterapisttir. Tom, 1993 yılında USC'deki Danışmanlık Psikolojisi Bölümü'nden yüksek lisans derecesini aldı; yüksek lisans tezi, Obsesif Kompulsif Bozukluğun (OKB) çeşitli tedavilerini karşılaştıran bir çalışmaydı. O zamandan beri, eğitiminin ve klinik deneyiminin büyük bir kısmı, Sosyal Kaygı, Vücut Dismorfik Bozukluğu (BDD), Hipokondri (sağlık kaygısı), Panik Bozukluğu, Trikotillomani (Saç Yolma Bozukluğu) ve Dermatillomani (Deri Yolma Bozukluğu) dahil olmak üzere OKB ve ilgili OKB Spektrum Bozukluklarının tedavisine odaklanmıştır. Bireylerle yaptığı çalışmaların yanı sıra, Tom 1997'den 2011'e kadar OKB'li yetişkinler için haftalık bir terapi/destek grubu yönetti. "The Mindfulness Workbook for OCD" ve " Skin Picking Disorder and Trichotillomania: Top Twelve Roadblocks to Recovery" kitaplarının ortak yazarıdır. Tom, OKB, Saf Obsesif OKB, Zarar Verme OKB'si, Trikotillomani ve Dermatillomani konularında çok sayıda ulusal konferansta sunum yapmıştır. Uluslararası Obsesif-Kompulsif Vakfı (IOCDF), Amerika Anksiyete Bozuklukları Derneği (ADAA), Trikotillomani Öğrenme Merkezi (TLC), Kaliforniya Evlilik ve Aile Terapistleri Derneği (CAMFT), Amerikan Evlilik ve Aile Terapistleri Derneği (AAMFT) ve Güney Kaliforniya Grup Psikoterapi Derneği (GPASC) üyesidir.
Ünvan:
Psikoterapist ve Yazar

Okurlar

1 okur okuyor.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Bir an durup şu anda yaşadığıniz gerçekliği üç ayrı varlık olarak düşünün: beyniniz, zihniniz ve siz. Beyin, kafatasınızın içinde bulunan organik bir yapıdan oluşur. Diğer organlar gibi, karmaşık kimyasal ve elektriksel etkileşimler yoluyla çeşitli işlevler gerçekleştirir. Beynin ana görevlerinden biri, düşünceler, duygular ve fiziksel duyumlar dâhil olmak üzere verileri düzenlemektir. Beyin bu verileri, bir bilgisayarın sıfır ve birleri işlemcisine sunması gibi sunar. Zihin, o işlemcidir. Verileri alır ve onlarla bir şeyler yapar. Onları süzer, öne çıkarır, reddeder, anlam yükler ve renklendirir. Siz ise sadece sizsiniz. Zihnin aldığı verilerle ne yaptığını izleyen kişisiniz. Bil-gisayar ekranına yansıyanları izleyen gözlemcisiniz. Bu fikri içinize çekin, sin-dirin. Çünkü bu kavrayış, OKB üzerinde ustalık kazanmak için çok önemlidir: Düşüncelerinizin farkında olan kişi sizsiniz. Bu, düşüncelerin içeriğiyle kendinizi özdeşleştirmekten tamamen farklı bir gerçeklik çerçevesidir. Çoğumuz, kendimizi zihnimizden ayırmakta zorlanırız. Zihnimiz bir düşüncenin anlamını analiz ediyorsa, sanki o analizin sorumluluğu bize aitmiş gibi hissederiz. Oysa farkındalık, zihninizin ne yaptığını gözlemleyebileceğiniz ve bu sürece ne kadar dâhil olmak istediğinize sizin karar verebileceğiniz düşüncesine dayanır. Daniel Siegel, The Mindful Brain (Bilinçli Beyin) adlı kitabında zihni "enerji ve bilgi akışını düzenleyen bir süreç" olarak tanımlar (2007, s.5).
FARKINDALIĞIN TEMEL KAVRAMI Farkındalık, şu anda olan biteni, tam da olduğu gibi, kabullenmek ve onaylamak tir. Profesör, yazar ve araştırmacı Jon Kabat-Zinn, farkındalığı şöyle tanimlar: "Farkındalık, bilinçli olarak, yargılamadan, şu ana odaklanarak ve deneyimin akı şına dikkat ederek ortaya çıkan durumdur." (Kabat-Zinn 2003, s.145) Bir beceri olarak farkındalık; zihninizin, beyinden gelen bilgileri nasıl işlediğini fark edebil-me yetisini geliştirmek anlamına gelir. Bu, zihnin tekil eylemlerini (örneğin bir düşünceyi yorumlama ya da bir duyguyu yargılama) olduğu kadar, zihnin genel kalıplarını ve eğilimlerini fark etmeyi de içerir. OKB için farkındalık pratiği, sizin le zihniniz arasında bir ilişki geliştirmeyi içerir. Bu ilişki, karşılıklı bir işbirliğine dayanır ve bozukluk üzerindeki hâkimiyetinizi geliştirmek için zihninizle birlikte çalışmayı amaçlar OKB deneyimi, zihninizin kontrolünden tamamen çıkmış gibi hissettiğiniz bir durumdur. Kendinizi zihninizden ayrı bir varlık olarak göremediğinizde, zihni-nizin yaptığı her şeyi sizin yaptığınız hissine kapılabilirsiniz. Bu da yalnızca is-tenmeyen, obsesif düşüncelerle baş etmeye çalışmakla kalmayıp aynı zamanda bu düşüncelerin korkunç içeriklerinden dolayı da kendinizi suçlu hissetmenize yol açar. Sanki hem bu düşüncelerin kötü niyetli kaynağı hem de aynı zamanda onların kurbanı sizsinizdir. Zihninizi bu istenmeyen düşüncelerden uzaklaştır-maya çalışırsınız; kendinize bu düşüncelerin asla gerçekleşmeyeceğini, güvende olduğunuzu ve zihninizin artık durabileceğini söylemeye çalışırsınız. Ama bu işe yaramaz. Beyin verileri sunar, zihin bunları alır ve işler, siz ise bu sürecin kölesi gibi hissedersiniz. Ancak zihninizin ne yaptığını daha iyi gözlemleme kapasitesini geliştirir-seniz, OKB düşüncelerini onların
Reklam
Reklam