Kasvetli kara ineğin anısının hala hafızamdan nasıl silinmediğini ben bilirim. Daha büyük tesisler daha anonimdir, hayvanların yüklendikleri araçlardan indirilirken çıkardıkları feryatlarla, inek böğürtüleriyle, domuzların acı çığlıklarıyla inler. Pek çok mezbaha işçisi, hayvanların orada neden bulunduklarının farkında olduğunu söylüyor ve hayvanların pek çoğu, bir daha geri dönüşü olmayan kesim bantlarına binmeye zorlandığında, var gücüyle direniyor. Hayvan ne kadar direnirse, elektrik şokuyla, zincirlenerek ya da sert tekmelerlerle, o kadar çok ceza görüyor. … Hayvanların düştüğü çaresizlik /ve benim bu ölüm makinesi karşısında, onu durdurmak isteyip de hiçbir şey yapamadığımda duyduğum çaresizlik/ her hayvan hakları savunucusunun kabusudur.