Tuğrul Gezginci

Tuğrul Gezginci

Çevirmen
7.6/10
7 Kişi
·
Okunma
·
0
Beğeni
·
10
Gösterim
Adı:
Tuğrul Gezginci
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
428 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Stefan Zweig, “Dostoyevski psikologların psikoloğudur.” der ve ekler; "Dostoyevski bilinçdışının yeraltı dünyasına doktorlardan, hukukçulardan, suç uzmanlarından ve psikopatlardan daha derin bir şekilde sokulmuştur. Bütün insanlığın son sınırı Dostoyevski değilse hiç kimsedir.”

Dostoyevski’nin bu romanını okuduğumuzda bir kez daha hak veriyoruz Stefan Zweig’e.

Bana kalırsa roman Dostoyevski’nin diğer romanlarından oldukça farklı daha fazla insan analizi daha fazla düşünce, çıkarım bulunmakta. Çeşitli özellikte ki insanların bir arada bulunuşu.

Akıcı bir dili, başarılı bir anlatımı var yalnız şahsi fikrimdir ki bazı yerler fazlaca tekrar içermekte..

Okunması gereken bir yapıt olduğu su götürmez bir gerçek.
428 syf.
·31 günde·7/10
O dönemin Hapishane hayatının zorluklarını okudukça dayanılmaz bir ruh hali yarattı ben de. Kırbaç cezaları, demir prangalar, iğrenç yemekler, hasta insanlar insanın insan sayılmadığı bir yaşam.
428 syf.
''Evet. Tanrı'ya şükürler olsun. Özgürlük. Yeni bir yaşam. Mezardan, ölüler arasından yeniden doğuş... Sözle anlatılabilir gibi değil! Müthiş andı o' Kitap bu sözlerle sonlanıyor...
Esaret hayatını yaşayan bir yazarın başkasının üzerinden hapiste yaşadıklarını anlatıyor 'Ölüler Evinden Anılar'da. Dönemin cezaevi koşullarını yeren, mahkumların gözüyle dış dünya ve cezaevindeki yaşam. O kadar sağlam anlatmış ki, o kadar güzel kişiler betimlenmiş ki, sizin de onlardan biri olduğunuz duygusuna kapılıyorsunuz. Hele özgürlük gününü anlatması muazzam güzel.
Kürek mahkumlarının mahkumiyet içersinde yaşadıkları zorlukları dile getiren yazar, kendi yaşadıklarından yola çıkarak sistemdeki bütün aksaklıkları bir bir ortaya döküyor. Psikoloji analizi ve duygu devinimlerini anlatmak için kurulmuş cümleler insana anı, olayı ve ayaklar altında kalmış değerli bir çok duyguyu hissettiriyor insana.