Tursun Bey, dursun bey olarak da bilinir (ü. 15. yy), Osmanlı tarihçi. Osmanlı Devleti’nin 15. yüzyılın ikinci yansına ilişkin bilgiler veren yapıtıyla tanınır.
Bir tımarlı sipahinin ya da ümeradan birinin oğluydu. Genç yaşta babasından kalan tımarın sahibi oldu. İstanbul’un alınmasından sonra İstanbul mukataasını yazmakla görevlendirildi. Belgrad Seferi’ne ve Sadrazam Mahmud Paşa’nın seferlerine katılarak çeşitli görevler üstlendi. 1490’dan sonra öldüğü sanılır.
Lebibî mahlasını kullanan ve bazı kaynaklarda asıl adı Tür Sina olarak geçen Tursun Bey’in II. Mehmed’in (Fatih) ilk tahta çıkış yılından (1444) II. Bayezid döneminin (1481-1512) ilk yıllarına kadar geçen olayları anlatan Tarih-i Ebu’l-Feth (1914; yb 1977, yay. M. Tulum) adlı yapıtı üç bölümden oluşur. Yapıtın ilk bölümünde padişahlık makamının önemi ve bu makama geçecek kişide bulunması gereken nitelikler, ikinci bölümünde ise 15. yüzyılın ikinci yarısındaki olaylar anlatılır. Yapıt aynı zamanda bazı ülkelerin coğrafi, askeri ve ekonomik durumlarına ilişkin bilgiler de verir.
Kafir ile Müslümanlar elleşe dövüşe İslam padişahın durduğu yere yakınlaşınca, “Kafiri biraz daha çekelim, kaleye canlı döndürmeyelim, padişah birkaç adım geri gitsin” dediler. Sultan bu sözü diyen vezirin görüşünün hafif ve aklının eksik olduğu yolunda yorumda bulunup öfkelendi. “ Düşmandan yüz döndürmek yenilgi alâmetidir; benim ise, Allah’a hamd olsun ‘Hak üstündür’ hükmünce bahtım yüksektir, bahtsızlık düşmanın nasibidir dedi, kargısını eline aldı. Karşısında bulunan kafir topluluğu üstüne at sürdü, alaydan ayrılıp ileri gelen ifritlerden üçünü toprağa serdi.