Bir tutsağın, tek başına yıllarca tecrit edilmesi, onun sadece diğer tutsaklarla, ilişkisinin kesilmesi olarak anlaşılmamalıdır. (...) Bu uygulama duyumsal algılama yetisinin yok edilmesiyle sınırlı kalmaz, fiziki olarak imha edilmesine kadar gidilebilir.
Tecrit, kelime karşılığı olarak bireyin sosyal açıdan tamamıyla yalıtılması, interaksiyonu sağlayacak olanaklardan yoksun bırakılması, yaşamla olan tüm bağlarının koparılması demektir.