Ümit Özkan

Ümit Özkan

Editör
9.4/10
59 Kişi
·
1
Okunma
·
0
Beğeni
·
32
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
250 syf.
·Puan vermedi
Hıçkıra hıçkıra okuduğum bir kitap..
Yarısında bırakıp..
Kendimi toparlayıp tekrar devam ettim..

Adını içerisinde anlatılan olayların birisinden almış. 
15 yaşındaki annesi tarafından terk edilen bir bebeğin, bir süre yanında kaldığı anneannesinin vefatından sonra köpek yetiştiricisi, biraz da zeka özürlü olan bir yaşlı adamın elinde kalmasıyla içine düştüğü dramdan…

Çocuk 11 aylıktan itibaren köpek gibi kafeste büyüdüğünden, daha doğrusu büyüyemediğinden konuşması, yürümesi, kısacası bir insan gibi davranmasını gerektiren hiç bir yönü gelişmemiş. Yazar, onu bir hastane odasında ilk gördüğünde, saldırganlığından bir kafes içine konulmuş, yemekleri insanların üzerine fırlatan, 6 yaşında altı bağlı, zayıf, sürekli çığlık atan, konuşmayı bilmeyen bir çocuk…

Çocuk psikiyatristi Bruce D. Perry, hep böyle travma geçirmiş çocuklarla olan çalışmalarını hikaye ediyor kitapta. Köpek gibi yetiştirilmiş olan Justin sadece bir tanesi.

....
250 syf.
·Beğendi·9/10
Bir öğretmenseniz ya da bir doktor, mühendis, memur, simitçi, şekerci, komşu.. anneyseniz ya da baba.. kısaca insan iseniz okumanız gereken bir kitap.
Küçücük yaşamların dünyasına, farkına varmadan nasıl etkide bulunduğumuzu, nasıl geri dönüşü mümkün olmayacak bir şekilde değiştirdiğimizi görmemiz için okumamız gereken bir kitap.
Okudukça büyüdüm, okudukça ezildim..
Kendime, olaylara onların gözünden bakmayı bir nebze de olsa öğrendim.
Evet, bu kitaba aşığım :)
303 syf.
·Beğendi·10/10
Hayatta canımızı acıtan gerçekler vardır. Bazı gerçekler gerçek olduğunu kabul edemeyeceğimiz kadar korkunçtur, üzücüdür. Çocuklar, dünyanın belki de en masum canlıları olan varlıklar oyundan başka gözlerinin bir şey görmediği çoğu zaman. Ama bu, bizim çocuk denilince ilk aklımıza gelen bir tanım, bu tanımın ötesinde bilmeliyiz ki çocuk yüreğinin kaldıramayacağını düşündüğümüz travmatik deneyimleri olan birçok çocuk da var aslında bilmediğimiz. Bazıları ihmal edilmiş, bazıları sevgiye muhtaç, bazıları dokunulmaya aç, bazılarının aradığı sadece ondan esirgenen ufacık bir şefkat, bazıları kötü dokunuşların kurbanı olmuş, bazıları kızgın ama bu kızgınlık bebekliğinde sesine ses veren olmadığından. Bazıları bu dünyada güvenebilecekleri tek insanın kendisi olduğunu öğrenmiş. Bazıları öyle çaresiz hissetmiş öyle kafası karışmış öyle korkmuş ki ama bir o kadar da ufak ve savunmasız ki yazarın dediği gibi insanlar için en tehditkar canlı yine insan olduğu için. Zira o küçücük çocuk bedeninin ve çocuk kalbinin korktuğu şey yine bir insandır çoğu zaman. Sevginin dili zamanında öğretilmezse meğer bir çocuğa, çocuk onu hiçbir zaman öğrenemezmiş. Bazılarının kalbi bozulunca, kırılınca bir kere, çizikler onarılırmış belki ama o kırığın açtığı yara tamamen kapanamazmış bir daha ve olamazmış hiçbir şey eskisi gibi asla. Bu kitapta erken yaştaki deneyimlerin çocuklarda nasıl travmatik izler bıraktığını ve onun yaşamını aynı zamanda belki de bir başkasının yaşamını nasıl etkilediğine tanık olacaksınız, bazı satırlar canınızı yakacak, bir gözyaşı sayfanın tam o cümlesine damlayacak belki, bazı anlarda okurken içinizde bir umut ışığı yanacak tebessüm edeceksiniz ama bu, yine de buruk bir tebessüm olacak. Çünkü aklınızın bir köşesinde okuduğunuz her vakada o çocuğun yaşadığı travmanın onda bıraktığı manevi yaranın hala onun içinde bir yerlerde olduğunu biliyor olacaksınız. Yazar anlattığı çocuklardan kayıp, sevgi ve iyileşme konusunda çok şey öğrendiğinden söz ediyor, ben de öğrendim, belki siz de öğrenirsiniz. Umut ediyorum ki onların dünyalarına onların gözlerinden bakarsınız birazcık da olsa. Acıtabilir bu canınızı, çocuk gözlerle bakınca daha da acıtır hatta. Ama bazen acımalı da canımız ne de olsa bir başkasının acısını hissedebildiğimiz kadar insanız..
Kitaptan bir alıntıyla bitirmek isterim:
"Ateş insanı hem ısıtır hem yakar, su insanı susuzluktan da kurtarır, boğar da rüzgar insana serinlikte verebilir, zarar da. Aynı şey insan ilişkileri için de geçerlidir. Biz hem yaratırız hem yok edebiliriz, hem besleyebilir hem terörize edebiliriz, hem travmatize edebiliriz hem de birbirimizi iyileştirebiliriz"
303 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Psikoloji alanında ozellikle travma ile ilgileniyorsanız, travma sonrası büyüme, iyileşme gibi konarda bilgi sahibi olmak isterseniz klinik perspektiften yazilmiş bu kitabi okumalisiniz.
303 syf.
#Bruce D. Perry, çocuk psikolojisi ve travma üzerine uzmanlaşmış bir psikiyatrist olarak, yıllar içerisinde deneyimlediği sarsıcı, yaralayıcı aynı zamanda ilham verici, en önemlisi sevmek ve kaybetmek üzerine çok şey öğreten iyileşme hikayelerini anlattığı bu kitap harika ötesi. Okurken insanlardan,insanlıktan korktuğumu itiraf etmeliyim. Küçücük bedenlerin acıları, yaşanmaması gereken anıları unutamaması tüm dünyadan nefret etmenize sebep oluyor. Yazılacak o kadar çok şey var ki bu 10 hikayeden hangisinden ders alsak, aslında yaşadığımız bu çağın her anında olan bu olayların neden hala önüne geçemediğimizi sorgulamaktan kendinizi alamayacaksınız.

Not1: Anne-babalar için okunması şart bir kitap mutlaka okuyun ve bilinçlenin.

Not2: Psikoloji okuyan kitap kurtları okumadıysanız hemen okuyun derim. Hem akademik hem de yaşanmış hikayelerle
çok şey katmış olacaksınız.

Not3: Lütfen çoculara sanki onlar birer yetişkinmiş gibi davranın. Dinleyin, anlayın ve unutmayın savunmasız varlıklar sevgiye ilgiye açlar. Ama dikkat edin bunu yanlış kişilerde aramalarına yol açacak davranışlarda bulunmayın,sebep olmayın.
303 syf.
·15 günde·10/10
Her problem davranışımızın altında çocukluğumuza uzanan yaşanmışlıklar var. Ben alalı hayli zamn olmuştu oma beni üzer diye okumaya cesaret edemiyordum bu kitabı. Çocuklar kimbilir neler yaşadı diye düşünmekten kendimi alamıyordum.corana günleri uzun olunca haydi bi cesaret okumaya başladım. Çok şey öğrendim tavsiye ederim.
303 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Azıcık sulu çamurla hızlı bir şekilde verilmesi gereken bir şekil bence, doğar doğmaz oluşmaya başlayan karakterimiz. Bozup tekrar oluşturmak için yeterli suya sahip değiliz, bu yüzden de ilk anda verdigimiz kaba taslak şekil çok önemli. Bu kitapta, çocuk psikolojisi üzerinde uç deneyimlere sahip bir doktorun, bizzat dahil olduğu psikiyatrik süreçlerde yaşadıklarını okuyoruz. Elbette biliyoruz, dünyada bir sürü çocuğun dayanılmaz fiziksel ve/veya psikolojik şiddete maruz kaldığını. Ama bu şiddet ister bir gün sürmüş olsun ister aylarca, sonuçları insana resmen elektrik çarpmış gibi hissettiriyor. İnsan psikolojisi, uzaktan bakması bile heyecan veren yüzmesi çok tehlikeli bir deniz. Fazla yaklaşamasak da, izlemeyi severiz. =)
303 syf.
·10 günde·Puan vermedi
Kitap özellikle çocuk psikolojiisi ile ilgilenenlerin çok dikkatini çekecek niteliktedir. Çocukların iç dünyasını, yaşadıkları güç durumların nasıl üstesinden geldiklerini, bazen büyüklerden çok daha dirençli olduklarını olaylarla öğreten bir kitap. Vakalar insanın gözünü doldurur nitelikte. Bir çocuğun çok ağlaması nasıl sorun teşkil ediyorsa, hiç ağlamaması da sorundur der bölümlerden birinde. Bebeklikte fiziksel temasın ne kadar önemli olduğundan, bebeği avutmak için hangi hızda sallamamız gerektiğine kadar anlatan nitelikli bir kitap.
250 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10
Şiddete, tacize uğramış, kaotik ortamda büyüyen, ihmal edilmiş çocukların beyinlerindeki farkliliklarindan ve bu farklılıkların ilerdeki hayatlarını nasıl sekillendirebilecegini, hatta geri dönüşü olmayan bir hasar bırakabileceğini, yazarimız vaka sunumları ile oldukça anlaşılır ve akici bir dille bize aktarmış. Bence kesinlikle her ebeveyn hatta adayının ve eğitimcinin, okuması gereken bir kitap.
303 syf.
"Köpek gibi büyütülmüş çocuk" kitabın içeriğinde başlıklı konu olarak geçmekte ve beni en çok etkileyen bölümlerden biri. Bir kafeste çocuk büyütmek, o kafese hapsedip hayvan muamelesi göstererek çocuğu hayvan büyütür gibi büyütmek nedir? Tıpkı günümüzde de evlere odalara lavabolara kapatarak cezalandırmaya çalışan cahiller gibi.. Peki ya çocuk tacizlerine ne demeli?
Bizim çevremizde duyduklarımıza karşı sessizliğimiz ve görmezden gelişlerimizi yazar yüzümüze çarpa çarpa anlatıyor ve her anlatılan vakada aman yarabbi dedirtiyor ki o da okuduklarımız çığlıkların birkaçı peki ya daha bilmediğimiz okuyamadığımız yada duymadığımız nice çocukların feryadı...

11 bölümden oluşan ve farklı tip çocukların yaşadıkları fiziksel, psikolojik ve duygusal travmalarının her türlü sağlık taramasından geçmiş olmasına rağmen hastalıklarına teşhis konulamayan ve bunu anlayan ve çözüm üretmeye çalışan çocuklar için çabalayan ve her vakasında farklı bir şeyler öğrendiğini aslında insanın bilmediği öğreneceği çözümleyeceği birçok şeyin olduğunu ve umudun bitmeyeceğini gösterdiği gayretiyle harika bir psikiyatrist, nörolog, yazar.

Kitabın içeriğine ve vakalara fazla değinmek istemiyor kitap hakkında merak ve gizeminizi gidermek istemiyorum. Sadece dil açısından söylemek istediğim benim gibi ilk başlangıç olarak okuyacaklar için anlaşılması zor bir kitap nedeni ise çok fazla psikoloji dalındaki farklı terimlerin bulunması ve bunu anlamak için ya önceden psikoloji okumak veyahutta yanınızda sözlük bulundurarak uzun bir süre zarfında okumayı bitirmek. Çünkü kitabı bütün bir şekilde anlamakta okuyarak ben zorluk çektim ama çok fazla takılmadın yani sadece vakaların ve sağlık sorunlarının bilmediğim hatta bu hiç bilmediğim terimler beni farklı hastalık vakalarının, beynimizin çalışma yönteminin nasıl gerçekleştiği neler bulunduğu nasıl çalıştığını, bebeklerin anne ile diyalogları, yazarın hastalarıyla terapisi ile psikolojiyi daha iyi anlamaya ve öğrenmeye merakım oldu.

Ve tekrardan sözü yazara bırakıyorum:

“Bir çocuğun ne kadar çok sağlıklı ilişkisi varsa, herhangi bir travmayı atlatıp ilerleme kaydetmesi de o kadar ihtimal dahilindedir. İlişkiler değişimin aracıdırlar ve en etkili terapi insan sevgisidir.”