Vahidüddin Han

İslam Meydan Okuyor yazarı
Yazar
9.0/10
5 Kişi
48
Okunma
7
Beğeni
1.160
Görüntülenme

Hakkında

Vahîdüddin Han 1925 yılının Ocak ayında Uttar Pradeş eyaletinin önemli şehirlerinden biri olan Azamgarh şehrinde dünyaya geldi. Burası Ganj Nehri’nin kenarındaki Hindularca kutsal kabul edilen Benares/Varanasi şehrine yakın bir konumdadır. Adında Han kelimesinin bulunması, atalarının menşeinin Afganistan veya Orta Asya olduğunu göstermektedir. Aile efradının isimleri de bu çağrışımı güçlendirmektedir. Zira Azamgarh bölgesinde, Orta Asya menşeli ve Türk asıllı çok sayıda aile bulunmaktadır. 2014 yılında bu şehre gidip kasaba ve köylerini gezince bu kanaatim daha da güçlendi. 1929 yılında babası Feridüddin Han vefat etti ve yetişmesi ile annesi Zîbünnisâ Hatun ve amcası Sufi Abdulhamid Han ilgilendi. Kardeşi Abdulmuhit Han, kuzeni İkbal Ahmed Süheyl ve diğer bir kısım aile fertleri eğitimlerini Batı tarzı okullarda almaya başladıysalar da kendisi, o vakitler yıldızı bir hayli parlak olan Medresetü’l-Islâh’a gönderildi (1938). Burada 6 yıl geçirdi. Bu süre onun medresenin tüm müfredatını tamamlaması için yeterli bir süre değildi. Buradan onun medresenin beş yıllık birinci merhalesini tamamladığını ve ikinci merhalenin başında medreseden ayrıldığını anlamaktayız. Zaten Atîk Ahmed Kâsımî de bu hususa işaret etmektedir. Buradaki en önde gelen hocası, sonradan Urduca dokuz ciltlik Tedebbür-i Kur’ân tefsirini yazan ve başka önemli eserler kaleme alan Emin Ahsen Islâhî idi. 1962 yılında Mevdûdî ile yollarını ayıran ve Cemaat-i İslâmî’nin Hindistan yapılanmasından kopan Vahîdüddin Han, bu defa Nedvetü’l-Ulemâ ve Ebü’l-Hasan Nedvî ile iş tutmaya başlamıştır. Ne var ki bu birliktelik de çok uzun soluklu olmamış, 1970’lerde bu defa Nedvî’nin ve Nedvetü’l-Ulemâ’nın aleyhine yazılar neşretmeye başlamıştır. Aynı durum Cem’iyet-i Ulema-i Hind ve Tebliğ Cemaati için de geçerlidir. Bu kuruluşlar da onun acı eleştirilerinden nasibini almıştır. Muhammed Eşfak Hüseyin 5 ciltlik kitabında tüm bu eleştiriler ile ilgili alıntıları yapmakta ve bunlara yönelik savunuda bulunmaktadır. Bütün bu eleştirilerde onun Hindistan devletine şirin görünme hevesinin yattığı ifade edilmektedir. Zira bu kurumlar, devlet tarafından kara listeye alınmıştı ve haklarında takibatlar yapılmaktaydı. Vahîdüddin Han, 1970 yılında Delhi’de The Islamic Centre adıyla bir merkez kurdu. Ama bu merkez bir aile şirketi mesabesinde idi ve adında bulunan merkez kelimesi, gerçeği çok yansıtmıyordu. Bununla birlikte merkez ileriki zamanlarda birkaç önemli iş de görmüştür. İngilizce Kur’ân Ansiklopedisi projesi bunlardan biridir ki proje tamamlanarak eser yayımlanmıştır. Aile olarak 1976 yılının Ekim ayında el-Risale adıyla Urduca bir dergi çıkarmaya başladılar. Daha sonra aynı derginin İngilizce ve Hintçe versiyonları da farklı isimlerle neşredildi. Mevlânâ Vahîdüddin Han 21 Nisan 2021 Çarşamba günü 96 yaşında iken koronavirüs tedavisi gördüğü hastanede vefat etti ve Delhi’de toprağa verildi.
Tam adı:
Prof. Dr. Vahidüddin Han
Ünvan:
Hindistanlı Yazar
Doğum:
Azamgarh, Uttar Pradeş, Hindistan, 1925
Ölüm:
Delhi, Hindistan, 21 Nisan 2021

Okurlar

7 okur beğendi.
48 okur okudu.
3 okur okuyor.
32 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 33.3
Erkek% 66.7
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Kâinatın Genişlemesi
Cenâb-ı Hak şöyle buyurur: “Biz göğü kudret elimizle sapasağlam binâ ettik. Gerçekten biz, çok büyük bir kudret ve hâkimiyet sahibiyiz.” (Zâriyât 51/47) Âyetteki السَّمَاء (semâ) kelimesi, dünyanın dışındaki kâinatı ifade etmek için kullanılmıştır. Bu durumda Cenâb-ı Hak kâinatı genişlettiğini haber vermektedir. لَمُوسِعُونَ (lemûsi‘ûn) kelimesinde “kudret ve hâkimiyet” mânalarının yanında “genişleticiyiz, genişletmekteyiz” anlamı da vardır. Ayrıca kelimenin başındaki ل (Le) harfi, kelimenin ifade ettiği mânaya “çok fazla” anlamı kazandırmaktadır. Uzak galaksilerin ışık tayfları üzerinde yapılan incelemeler, bu galaksilerin bizden uzaklaşmakta olduğunu, uzaklaşma hızlarının da, aramızdaki mesafeyle orantılı olarak arttığını göstermiştir. Bu da bütün galaksilerin birbirinden uzaklaşmakta olduğunu ortaya çıkarmakta, bu ise kâinatın sürekli bir genişleme içinde olduğunu göstermektedir. Bu genişleme devam etmektedir. Âyet-i kerîmede genişletme mânasında kullanılan fiilin “genişletmekteyiz, hâlâ da genişletiyoruz” şeklinde hem şimdiki hem de gelecek zaman ifade etmesi de bu bakımdan ayrıca dikkat çekmektedir.
Sayfa 107
Alıntı
Ne gariptir ki, cemiyetimizde görülen imansızlar, çoğunlukla dindar aile çocuklarıdır.
Reklam
Reklam