Uzun zamandır yazmıyordum, basit bir şiir karaladım.. Nisan ayı öykü etkinliği için.
Camdan dışarı çıkardım kafamı
Rüzgar tenimi narince okşadı
Belki bir gün sen de okşarsın
Gözlerime değdi gözlerin ah
O dantel gibi kirpiklerin
Belki bir gün bana bakarsın
Kaç gün oldu saymadım yoksun
Evimin çiçekleri bir bir soldu
Dostlarım oldu karıncalar
Perdeler hep kapalı, güneşi sokmadım
Belki bir gün gelirsin
Kapıyı hiç kilitlemedim geceleri
Uyurken hiç korkmadım
Sanki varsın
Üzerimden çıkarmadım sevdiğin geceliğimi
O meşhur yasemin kokusunu sıktım
Adeta o eski gecelerimizi kokladım
Belki duyarsın
Akrep ve yelkovan bana inadına uyuşuk
Günlerim Ortaçağ gibi yavaş
Zihnimse modern çağ gibi sisli ve bulutlu
Kördüğümler dolu küçücük yerlerde
Belki çözersin
Ancak travma yaşayan insanlar, bedenlerinin içinde de güvensiz hisseder. Geçmiş, acı verici içsel bir rahatsızlık biçiminde canlıdır. Bedenleri sürekli iç organlardan gelen sinyallerin yağmuruna tutulur, bu süreçleri kontrol etme çabası karşısında ise genellikle içsel duygularını göz ardı etme ve içerde olan bitene karşı hissizleşme konusunda uzmanlaşırlar. Kendilerinden saklanmayı öğrenirler.