Uzun zamandır detaylıca okuma yapmak istediğim en detaylı konu Bosna'ydı. İnternette böyle bir arama üstüne çok arasam da karşıma pek detaylı listeler çıkmadı. Ben de tavsiyeler üzerine, internette rastladıklarım ve 1000kitap'ta bulduklarımdan bir liste yapmaya çalışacağım. Listeye katkı veya tavsiye yaparsanız çok sevinirim.
LİSTEMDEKİLER;
Aliya İzzetbegoviç'in tüm kitapları
Drina Köprüsü - İvo Andriç
Travnik Günlüğü - İvo Andriç
Srebrenitsa'nın Öyküsü - İsnam Taljic
Kızıl Elmanın Altında Yeniden Görüşeceğiz - İsnam Taljic
Alahimanet Bosna - Tufan Gündüz
Kurşunların da Rengi Var - Emine Seçeroviç Kaşlı
Sevdalinka- Ayşe Kulin
Bosna'da Türk Kültürünün İzleri - Şenol Alparslan
Bosna Gezi Rehberi - Murat Duman
Kitapların yarısı hakkında pek fikrim yok, bu kitaplar dışında Bosna'nı siyasi yapısı, Boşnakların kökenleri vs. detaylı konularda kitap, makale, yazı tavsiyeleriniz olursa da çok mesut oluurm.
Hoşca'kalın
*Liste güncellenecektir.
ÖYKÜLER + ŞİİRLER
------------
1. Miss Hacker - Belki devrimci olurum?.. - #201782456
2. (Şiir) @postmodernabdal - Belki - #2023283263
3. (Şiir) marie sklodowska - Belki - #203722096
4. (Şiir, Eski Hatta) - Erhan Özdemir - Belki - #156711185
5. (Şiir) @cesra82 - Belkili çakma şiir - #203732537
6. Davut - “Belki” de bir hikayedir. - #203952763
-----
Merhabalar. Nisan ayı öykü etkinliğiin teması "BELKİ" olacak. Katılmak isteyen arkadaşlar ay sıonuna kadar kendi hesaplarından paylaştıkları öykülerini yorum olarak bu iletinin altına ekleyebilir. Sitede bazı sıkıntılar olsa da (zor buldum ileti ekleme kısmını mesella ben:) umarım istekli arkadaşlar bir yolunu bulup katılır etkinliğe.
Her zaman olduğu gibi site kuralları ve tema dışında bir kısıtlama yok. Bir de öykü olması lazım tabii yazdığınızın bir şekilde. İsmini vermek istemeyen arkadaşların yazılarının anonim olarak ben paylaşabilirim eskisi gibi.
Yazacak arkadaşlar kolay gelsin şimdiden. Herkese de iyi nisanlar. Umarım güzel geçer bahar.
ÖYKÜLER + ŞİİRLER
------------
1. Miss Hacker - Belki devrimci olurum?.. - #201782456
2. (Şiir) @postmodernabdal - Belki - #2023283263
3. (Şiir) marie sklodowska - Belki - #203722096
4. (Şiir, Eski Hatta) - Erhan Özdemir - Belki - #156711185
5. (Şiir) @cesra82 - Belkili çakma şiir - #203732537
6. Davut - “Belki” de bir hikayedir. - #203952763
-----
Merhabalar. Nisan ayı öykü etkinliğiin teması "BELKİ" olacak. Katılmak isteyen arkadaşlar ay sıonuna kadar kendi hesaplarından paylaştıkları öykülerini yorum olarak bu iletinin altına ekleyebilir. Sitede bazı sıkıntılar olsa da (zor buldum ileti ekleme kısmını mesella ben:) umarım istekli arkadaşlar bir yolunu bulup katılır etkinliğe.
Her zaman olduğu gibi site kuralları ve tema dışında bir kısıtlama yok. Bir de öykü olması lazım tabii yazdığınızın bir şekilde. İsmini vermek istemeyen arkadaşların yazılarının anonim olarak ben paylaşabilirim eskisi gibi.
Yazacak arkadaşlar kolay gelsin şimdiden. Herkese de iyi nisanlar. Umarım güzel geçer bahar.
Nietzsche ve Freud’u Kendine Aşık Eden, Dünyadaki İlk Kadın Psikanalist Lou Andreas-Salomé
Korkunç bir zeka… Onun yanına yaklaşan herkes, varlığının samimiyetinden ve uyumundan çok güçlü bir biçimde etkilenirdi;insani zaafların bile çoğunun onda bulunmadığını, yaşamı boyunca bunları aşmış olduğunu fark ederdi.”
Lou Andreas-Salome, 12 Şubat 1861 yılında St. Petersburg’da doğdu. Babası sert mizaçlı bir Rus generaldi. Bu durum, Lou Salome’un yasa, kural dinlemeyen, başına buyruk bir kadın olarak büyümesine engel olmadı.
Salome, Zürih’te teoloji, felsefe ve sanat tarihi okudu. Entelektüel ve akıllı olmasının yanısıra, narsist ve feminist karakteriyle de bilinen güzel kadın, 1800’lerin 2. yarısında hemen hemen tüm ünlü düşünürleri kendine hayran bıraktı. Yakından tanıdığımız, okuduğumuz, bildiğimiz Nietzsche, Freud ve Rilke gibi isimler ona karşı konulamaz bir aşk besledi. (Nietzsche’nin sonradan kadınlardan nefret etme sebebi olarak da gösterilir)
İşte dünyadaki ilk kadın psikanalist olma unvanını taşıyan, 19.yy dahilerinin hayatına etki eden Lou Andreas-Salome’un merak uyandıran hayatı…
Lou Andreas-Salome, küçüklüğünden itibaren tüm dünya düzenini sorgulamaya başlamıştı. Hayatını dogmalardan sıyrılarak, kavramları yorumlayarak inşa etmesi gerektiğine inanıyordu. Yasa, kural veya geleneklerle ilgilenmedi, başına buyruk davranmak en temel özelliği olmuştu.
Lou Salome: “Kesinlikle kendi hayatımı yaşayabilirim. Ve ne olursa olsun bunu yapacağım. Böyle davranarak hiçbir ilkeyi temsil etmiyorum; ama çok daha güzel, benim içimde olan bir şeyi, tamamen yaşamın sıcaklığı olan, neşe dolu ve kaçıp gitmeye çalışan bir şeyi temsil ediyorum.”
21 yaşındayken yaşadığı ciddi sağlık sorunları nedeniyle annesiyle Roma’ya taşınmak durumunda kaldı. Alman yazar
Bu yazarın okuduğum ilk kitabıydı.Kendi hayatını çok az biliyorum,fakat çağının ötesinde ve bayağı da cesur bir kadın!Onun hakkında bu kitaptan sonra daha fazla araştırma yapmaya karar verdim,zaten kitaplarından çok kendisini merak ettiğim bir kadındı.Daha önce onun hakkında bir ileti paylaşmıştım:
#30989394
Bugün de bunu okudum,daha fazla araştırmaya devam edeceğim:
Nietzsche ağlıyorsa Salome’nin suçu ne?
gazetekarinca.com/2017/01/nietzsc...
Gelelim kitaba.Klasikler başta hangi yazarın elinden çıkarsa çıksın farklı bir anlatıma sahip.Kısacık,hemen biten ve güzel,akıcı bir dile sahip kitap.
Adine gençliğinde kuzeni Benno’ya tutkulu bir şekilde aşıktır.Benno da çok katı,fazla disiplinli ama çok da yakışıklı bir adamdır.Nişanlanırlar.Adine içindeki sanat aşkından bir adamın egemenliğinde olmayı kabullenemez,kadınlara görev biçilen evde kalma rolünü kabullenemez.İçindeki duygular,yetenekler çıkıp taşmayı bekler fakat Adine bunları yapamadıkça soğur.Benno nişanı atar ve Adine kendini ne kadar berbat hissetse de Paris’e gider ve orada yapar eserlerini.
Kitap kısaca bu olaylardan ibaret.Fakat burada net bir şekilde verilen mesajlar var.Benim en çok ilgimi çeken şey kuşaklar arası çatışmaydı.Adine ve annesinin kadınlar hakkında zıt fikirleri var.Adine sanatını yapabilmek adına o yıllarda tek başına bir kadın olarak yaşamayı göze alıyor,yeteneğini kadınların yüzyıllarca yaptığı gibi içine gömmüyor ve taşmasına izin veriyor.Annesi ona en çok destek olanlardan biri fakat bir yandan onun evlenmesini ve ona torun vermesini istiyor.Bu konu beni garip düşünlere itti.Bizim kuşağımızın da annelerle,büyükannelerle uyuşmayan birçok noktasının olduğunu fark ettim.Örneğin kitaptaki şu diyalog gibi:
"Günümüz kadınlarına
ArayışlarLou Andreas-Salomé · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202411,9bin okunma