Vedat Aydın

Vedat Aydın

Yazar
8.5/10
2 Kişi
·
9
Okunma
·
0
Beğeni
·
101
Gösterim
Adı:
Vedat Aydın
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Lefkoşa, Kıbrıs, 1964
Vedat Aydın 1964 yılında Lefkoşa, Kıbrıs’da doğmuş, ilk ve orta öğrenimini burada tamamlamıştır. 1982’de İstanbul Tıp Fakültesi’ne girerek buradan 1988’de mezun olmuştur. 1993 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak ihtisasını tamamlayarak özel sektörde çalışmaya başlayan Aydın; 2006 yılında Dr. Ali Özden Öztürk’ten “bilinçli hipnoz’’ eğitimi alarak hipnoterapi uygulamaya başlamıştır. Daha sonra Klinik Psikoloji yüksek lisansını tamamlayan Aydın halen aktif olarak hekimlikle birlikte psikoterapi de yapmaktadır. Tıbbi Hipnoz Derneği’nin bir üyesi olan yazarımız 25 yıllık evli olup iki çocuk babasıdır. terapistdrvedataydin@gmail.com
_ Daha Kuran Ne Desin!

Cengiz Numanoğlu

   

Ey insan! Yaşıyorken, hem de Kur'ân çağında;
Çırpınıp duruyorsun, cehâlet batağında.
Kalbin katı... Gözün kör... Başın kibir dağında
Kur'ân sana gel diyor, bak bendedir adresin,
Ey eşref-i mahlûkat! .. Daha Kur'ân ne desin! ..

Özgürce seçmen için, iki yoldan birini;
Apaçık bildiriyor, bütün ayetlerini.
Ya Peygamber, ya şeytan... Seç diyor rehberini;
Öyle seç ki; sırattan rüzgar gibi geçesin,
İlle şeytan diyorsan.. Daha Kur'ân ne desin! ..

Ya Cennet bahçesidir, ya ateştir o mezar,
Mekân var mı dünyada, öyle derin, öyle dar?
Hiçbir şey yakın değil, insana ölüm kadar.
Diyor ki; hesabı var, aldığın her nefesin;
Mezarlar konuşurken... Daha Kur'ân ne desin! ..

Malın, mülkün, şöhretin, dünyada herşeyin var;
Ya dünyadan Rabb'ine, götürecek neyin var?
Bana yeter diyorsan, şu üç günlük itibar;
Bir dördüncü gün var ki; çok çetindir bilesin,
Bunlar masal diyorsan.. Daha Kur'ân ne desin! ..

Âyet diyor ki; eğer, dağa inseydi Kur'ân;
Paramparça olurdu.. Dağ, Allah korkusundan.
Hangi insan durup da, ibret almaz ki bundan?
Sen ki, bir dağ yanında, ne kadar da cücesin,
Haddini bilmen için.. Daha Kur'ân ne desin! ..

O münezzeh ruhundan, ruh vermekle insana;
Erişilmez bir şeref, bahşetti Allah sana,
Ne kadar sevdiğini, buradan anlasana!
Sen ki; taparcasına, kendine kul kölesin,
Nefsini put yapana.. Daha Kur'ân ne desin! ..

Bir gün var ki; çok yakın, dağların yürüdüğü,
Göklerin, güneşleri önünde sürüdüğü,
Kâinatı toz duman, dehşetin bürüdüğü;
Kıyâmet senaryosu, oyun değil bilesin;
Hâlâ ürpermiyorsan.. Daha Kur'ân ne desin! ..

O büyük mahkemede, bütün diller susacak;
Konuşacak bu defa, göz, kulak, el, kol, bacak.
Uzuvlar birer birer, haramları kusacak;
Açılacak önünde, defterleri herkesin;
Kendine gelmen için.. Daha Kur'ân ne desin! ..

O gün, buyruk verenler, buyruğa baş eğecek,
Cehennem öfkesinden, köpürüp kükreyecek,
Ve doldun mu dedikçe, daha yok mu diyecek;
Yandıkça o deriler, değişecek bilesin;
Hâlâ secde yok ise.. Daha Kur'ân ne desin! ..

Gör ki, dünya sırtında, nice insan taşıyor;
Kimi yaşarken ölmüş, kimi ölmüş yaşıyor.
Kimi Arş-ı Âlâ'ya dolu dizgin koşuyor;
İşte Cennet.. İşte sen.. Gayret et ki giresin;
Ey! Eşref-i mahlûkat! .. Daha Kur'ân ne desin! ..
Şimdi sen ey Müslüman!
Tüm önceliklerini bir kenara bırakarak, Allah ve Resulü'nün önceliğini ve öncülüğünü hayatının her alanına yeniden yazmalısın. Ve asla aklından çıkarmamalısın ki; birbirimizden ayrı geçirdiğimiz her gün milyonlarca Müslüman kardeşimizin kanıyla, canıyla bedel ödemesine sebep oluyor. "dinde, doğru dürüst olun ve onda fırkalara, ayrılıklara düşmeyin” ayetini düşüne düşüne, içine sindire sindire bir kez daha oku ve kendine gel, kendine dön!
Bediüzzaman Said Nursi ye göre ruh :" harici vücut giydirilmiş şuurlu bir kanun demektir" (kanuni züvucudı harici)
Hz. Peygamber in :"İnsanoğlu iki nimetin kıymetini bilmez. Biri sağlık, biri zamandır." buyurmuştur.
وَاِذْ قَالَ رَبُّكَ لِلْمَلٰٓئِكَةِ اِنّ۪ي جَاعِلٌ فِي الْاَرْضِ خَل۪يفَةًۜ قَالُٓوا اَتَجْعَلُ ف۪يهَا مَنْ يُفْسِدُ ف۪يهَا وَيَسْفِكُ الدِّمَٓاءَۚ وَنَحْنُ نُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَۜ قَالَ اِنّ۪ٓي اَعْلَمُ مَا لَا تَعْلَمُونَ ﴿٣٠﴾
Meal (Kur'an Yolu)
﴾30﴿ Hani rabbin meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” demişti. Onlar, “Biz seni eksiksiz bilirken ve durmadan övgü ile tenzih ederken orada fesat çıkaracak ve kan dökecek birini mi yaratacaksın?” dediler. Allah “Şüphe yok ki, ben sizin bilmediklerinizi bilirim” buyurdu.
Günümüzde camiler toplum tarafından bir eğitim kurumu olarak görülmemektedir. Koca bir medeniyeti elinde yetiştiren,merkezden çevreye tüm memleketi değiştiren camiler bugün adeta 'dostlarından gördüğü vefasızlıkla kendi içine kapanmış bir kurum' görünümü arz etmektedir. Sessiz ama vakur bir duruşla kendilerinine yeniden bir dost elinin uzanmasını beklemektedir. Toplumu değiştirmeyi,dönüştürmeyi düsünen, vahiy eksenli her bir fikir sahibi, camilerin işlevi konusuna eğilmek ve önem vermek zorundadır.
168 syf.
·Beğendi·8/10
Ben vakaları ve (bazı) psikolojik sorunlarla bas etme yöntemlerini beğendim. Kolay okunabilen kısa yolculuk kitabı olabilir. Yazarının da psikoloji ile ilgilenmesi dışında aslında bir jinekolog olması beni şaşırttı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Vedat Aydın
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Lefkoşa, Kıbrıs, 1964
Vedat Aydın 1964 yılında Lefkoşa, Kıbrıs’da doğmuş, ilk ve orta öğrenimini burada tamamlamıştır. 1982’de İstanbul Tıp Fakültesi’ne girerek buradan 1988’de mezun olmuştur. 1993 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak ihtisasını tamamlayarak özel sektörde çalışmaya başlayan Aydın; 2006 yılında Dr. Ali Özden Öztürk’ten “bilinçli hipnoz’’ eğitimi alarak hipnoterapi uygulamaya başlamıştır. Daha sonra Klinik Psikoloji yüksek lisansını tamamlayan Aydın halen aktif olarak hekimlikle birlikte psikoterapi de yapmaktadır. Tıbbi Hipnoz Derneği’nin bir üyesi olan yazarımız 25 yıllık evli olup iki çocuk babasıdır. terapistdrvedataydin@gmail.com

Yazar istatistikleri

  • 9 okur okudu.
  • 11 okur okuyacak.