Yakup Şahan

Yakup Şahan

Çevirmen
8.0/10
10 Kişi
·
78
Okunma
·
0
Beğeni
·
44
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
197 syf.
Ooo kimler gelmiş kimler diyerek iştah kabartan bir kitap daha, usta yazarın elinden çıktığı daha ilk sayfalarda belli ediyor kendini.
İnsanın zaafları üzerine kurulu da diyebiliriz eser için. Malum şarap ve esrar (türevleri) insan iradesiyle dans eden iki zevk aracı.
Once şarap ve esrar hakkında genel bilgiler veriliyor kitabın hemen hemen yarısı bunlarla ilgili bilgilerle geçiyor ve sonra macera basliyor.
Macera dedimse vurdulu kırdıli değil, akicilik üzerine çöküyor kitabın, sizi de Seyhan Irmağı sularında serin serin Akdeniz'in ılık sularına taşıyor usul usul. Arada bir sazliklar var oranızı buranızı kanatan ama asla acı hissetmiyorsunuz.
Yer yer bulduğu tespitler, ruh hallerini betimlemeleri, insan tabiatina dair imgelemler daha önce düşünmediğiniz şeyleri düşündürüyor.
Yazara ait ikinci kitabımdi, bir üçüncüsü kısa zamanda gelecek diye umuyorum. Begenldi ve tavsiyeyi hak etti. Mersinli her ne kadar sen kim Badi'yi eleştirmek kim dese de.. :)
197 syf.
İnsanın umut ve sonsuzluk hissine duyduğu müthiş açlık üzerinden şarap ve esrara olan eğilimini çok güzel anlatmış Baudelaire.

Başlamadan önce şunu belirtmek gerekir ki, belki de kitaplar içinde en güzel kapağa sahip kitap diyebilirim. Şarap ve esrarın insana nasıl bir sahte cennet yaratıp onu sonsuzluk ve umutla donatıyorsa kapakta kullanılan kadın imgelemesi de bunun üzerinden müthiş işlenmiş.

Baudelaire, şarap ve esrar ile aslında ölümü anlatmaktadır bizlere. Tasarım ve simgenin bir arada kullanılması bir düş anlatımıdır. ve Baudelaire, diğer eserlerinde ölümü düş ile yorumlar. Bu eserinde ölümü ana tema olarak almayıp düş anlatımının içeriğini esrar ve şarapla anlatması oldukça etkileyici. Yapma cennet ile insanı yaşarken öldürüyor Baudelaire. Aslında daha detaylı bir tanımlama yapmak gerekirse düş ile ölümü, ölüm ile özgürlüğü ve ölüm üzerinden gelen bu sahte özgürlükle bizlere derin bir yalnızlığı anlatmaktadır. Tasarlanan görüntüler bu yüzden hep soyuttur.

Açıkçası Baudelaire çözümlemesi yapabilmek için yazdıklarını daha derin düşünmek gerektiğini düşünüyorum. Belki bu çıkarımlarım yolun henüz yarısıdır, ancak öylesine güzel bir imgelem var ki kitap çözümlemesi yapmak için en ideal kişi Baudelaire diyebilirim.

Daha basit bir anlatımla şöyle söyleyeyim, hepimiz üzüm asmasını biliriz. Bu asmalarda yetişen çiçekler pek de dikkat çekmez. Apartmanında üzüm asması olanlar bile dikkat etmemişlerdir açan çiçeklerin renklerine. Bu yönüyle diğer meyve bitkilerinden farklı olan üzüm asması kışın büründüğü o ölüm havasıyla da farkını bir kez daha gösterir. Çünkü her baharda yeniden doğmaz için sonbahar ortasında ölmeye yatar üzüm asmaları. Kışın, üzerinde bir ölü çirkinliği vardır. Dokunduğunuz vakit kuruyup gittiğini, parçalarının elinizde kaldığını görürsünüz. Ancak o üzüm asması bahar geldiğinde yeniden doğar. İşte Baudelaire'nün anlatımlarında da bu durum vardır. yeni söz dizimleri, yaratımcı sözcükleriyle yeni anlamlar doğurmaktadır. Ölü gibi görünen anlamın yeniden doğduğuna tanık olursunuz. Bu kitapta da şarap ve esrarın insanın ölümüyle yeniden doğuşu işlenmekte. İnsanın sanatsal aşmışlığı, düşünce devrimi yaratımı gibi konularda şarap ve esrarın etkilerini anlatır. Tabi her ikisi için bir güzelleme yoktur. Esrarın kötü yanını da anlatır ama yine bir ölümden bahsederken başka bir noktada doğuşu da işler. Okurken ''işte buna içilir.'' dediğim çok bölüm oldu. Baudelaire'nün bu şaheserini anlamlandırabilen okusun derim kısacası. Keyifli okumalar.
197 syf.
·3 günde
Şaraptan, esrardan, afyondan ve etkilerinden detaylıca bahsetmiş yazar. Sıkılabilirsiniz okurken, biraz ağır ilerliyor çünkü.
Meraklısına;
Keyifli okumalar...
175 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
35 yıl öncesinin kitabı olduğu için biyoloji tarihi niteliğinde okunabilir. Bilimin her saniye geliştiğini varsayarsak günümüze oranla çok düşük seviyede bir kitap olduğunu basım tarihine bakarak da anlayabiliriz. Bilgisayarın yavaş yavaş çıktığı bir dönemde informatik, sibernetik ve DNA'nın yeni yeni bilimde rol alması üzerine diyalektik kuramda fikirler öne sürülmüş. Teleoloji eleştirilmiş. Jacques monad aynı şekilde eleştirilmiş.Bana bu kitabın bilimsel yöntemlere diyalektik yoldan nasıl gidildiği dışında herhangi bir katkısı olmadı.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 78 okur okudu.
  • 101 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.