Son Kalandar gecemizde işte sen bana aynı soruyu soruyordun: “İsmail, heybende ne var?” Bu kez heybemdeki bütün variyeti dökmüştüm ortaya. Şairdim ya! “Heybemde kalem var, kağıt var.” Şimdi ben söylüyorum sana. Bu gece Hamidiye Etfal Hastanesinde Kalandar. “Ben; İstanbul’da felsefe okumaya niyet etmiş, Sultani mezunu, Balkan Gönüllüsü İsmail Efendi; bir şiir kitabı yazmaya niyet etmiştim, eşikten öteye geçemedim. Heybemde sadece kırık kafiyeler var.”