Uğur Yazar

Uğur Yazar
@yazarugur
Dur, dinle. Hep konuşursan hiç bir şey duyamazsın.
Finlandiyalılar “Okul bizim temel zenginliğimizdir. Rusların sahip olduğu Ural dağlarının zengin maden yatakları, Sibirya’nın altın rezervleri bizde yok. Tabiat nimetlerini dağıtırken bize cimri davranmış. Bu eksikliği enerjimizle telafi etmek, vatandaşlarımızdan ülkemizin kalkınmasına azami ölçüde katkıda bulunmalarını istemek durumundayız. Fabrikalarda İngiliz çeliğini dayanıklı kılmak için yapılan işlere benzer şekilde, biz de okullarda gençlerimizi güçlü ve dayanıklı olmaları için yetiştiriyoruz. Bataklıklar arasında, taşların üzerinde kurduğumuz, nispeten refah içinde yaşamamızı sağlayan ve Rusya nüfusunun geri kalan bölümü için şimdilik uzak bir hayal gibi görünen bu düzenin temeli okula dayanmaktadır. Okulumuzu elimizden aldığınız an biz de biteriz. Tıpkı mayasız hamur gibi çökeriz” demektedirler.
Sayfa 80 - Koridor·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
“Bizim kısmetimize bataklıklar ve taşlar çıktı, fakat biz onları işledik ve uygar bir ülke kurduk” diyen Finlandiyalılar bunu asırlık bir emek ve azimli çalışma sonucu elde ettiler.
Sayfa 71 - Koridor·Kitabı okudu
İki milyon nüfusa sahip küçük ve fakir bir ülke, devletin kudreti, ulusun refahı ve şerefinin belli kişilerin ve yöneticilerin değil, halkın ve vatandaşların iradesine bağlı olduğu gerçeğine en iyi örneği oluşturabilir.
Sayfa 62 - Koridor·Kitabı okudu
Her halkın içinden hem büyük şahsiyetler hem de aşağılık insalar çıkabilmektedir. Bunlardan hangisinin iktidara geleceğini belirleyen temel etken halk kitlelerine hakim olan ruh halidir. Halkın sahip olduğu değerler nelerdir? Zekası, iradesi ve vicdanı gelişmekte midir yoksa zehirli otlar sarmış gibi, çürüyerek yok mu olmaktadır? Veya zavallı, utanç verici bir mevcudiyet için mi sarf edilmektedir?
Sayfa 61 - Koridor·Kitabı okudu
Ülkelerin güçlü veya zayıf, halkların gelişmiş veya geri kalmış olmasının altında yatan tek neden yöneticinin adil veya yetersiz olması değildir. Yönetici nasıl biri olursa olsun - iyi veya kötü, kahraman veya zalim- her zaman kendi halkının canından bir candır, onun bir parçası, ruhunun yansımasıdır. Halk nasılsa, onu yönetenler de öyledir. Bu yüzden de her halkın hak ettiği iktidarlara ve yöneticilere sahip olduğu eskiden beri söylenegelmektedir.
Sayfa 57 - Koridor·Kitabı okudu