Daha fazla ses çıkarmaksızın dinleyemem. Sizinle elimin altındaki imkandan faydalanarak konuşmak zorundayım. Ruhumu delip geçiyorsunuz. Yarı can çekişiyor, yarı ümitle havalara uçuyorum. Çok geç kalmadığımı, böylesi değerli duyguların sonsuza dek kayıplara karışmadığını söyleyin bana. Sekiz buçuk yıl önce neredeyse paramparça ettiğiniz zamankinden de daha çok size ait olan bit kalple size sunuyorum. Erkeğin kadından daha çabuk unuttuğunu, erkeğin aşkının daha çabuk aöndüğünü sakın söylemeyin bana. Sizden başka kimseyi sevmedim. Haksız olabilirim, zayıf ve kırgın olabilirim fakat asla vefasız değilim. Beni Bath'a getiren sadece sizsiniz. Sadece sizi düşünüyor, sizinle ilgili planlar yapıyorum. Bunu göremediniz mi? Arzularımı anlamıyor musunuz? Sizin benimkilere nüfuz ettiğinizi sandığım gibi ben de sizin duygularınızı okuyabilmiş olsaydım şu an günü bile beklemezdim. Bu satırları güçlükle yazabiliyorum. Her an beni mahveden bir şey duyuyorum. Sesinizi alçaltıyorsunuz fakat ben o sesin başkaların dikkatinden kaçacak tonlarını bile ayırt edebiliyorum. Fazla iyi, fazla mükemmel yaratık. Bize gerçekten adaletle davranıyorsunuz. Erkeklerde de güçlü bağlılıklar ve sadakat olabildiğine inanıyor musunuz? F. W. 'de de bu duyguların en ateşlilerin, en şaşmaz olanların var olduğuna inanın.