Zeki Kara

Zeki Kara
@yazimakinesi
Gazeteci - Eğitimci ✓Türkiye'nin Yaşayan Yazı Makinesi GENEL KÜLTÜR KİTAPLARI 1) Veda Eden İsim 2) Üçüncü Sınıf Vatandaş 3) Kadın, İnsanın Yarısıdır 4) Sökülen Seslerin Dansı
Yüksek lisans
24 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Yaşanan günlük olaylara "gündem" denir. Herkesin gün içindeki gündemi farklı. Niyetler, düşünceler, eylemler, olaylar, durumlar... İnsanın başına gelenler de farklı. Sonuçlar da farklı.
Duygu ve Düşünce
"Sırlarını kimseye anlatma! Onların bir kısmı günah, bir kısmı hata, bir kısmı ise yanılgıydı. Hayat devam ediyor, sen onları telafi edersin ama onlar başkalarının zihninde hep canlı kalmaya devam eder." Üstteki cümleyi az önce internette okudum. Eski bir Arapça metinden çevrilmiş. İnsan, bazen en büyük yükünü sırtında değil de dilinde taşır. Sır dediğin şey, senin geçmişindir ama başkasının zihnine düştüğünde artık senin kontrolünde olmaz. Bir hata anlatıldığında küçülmez, aksine anlatıldıkça büyür. Bir yanılgı paylaşıldığında kapanmaz, yorumlarla çoğalır. Bir pişmanlık dile geldiğinde hafiflemez, başkalarının bakışında yeniden şekillenir. Hayat ilerler. Sen değişirsin, olgunlaşırsın, telafi edersin. Ama söz bir kez yayıldı mı geri toplamak neredeyse imkânsızdır. İnsanlar çoğu zaman affeder fakat hiçbir şeyi unutmaz. Her şeyi anlatmak açıklık değildir. Bazen gereksiz açıklama, geçmişi bugüne taşımaktır. Sır, kişisel bir arınma alanıdır. Onu herkese açmak, içindeki düzeni dışarıdaki gürültüye teslim etmektir. Her doğru her yerde söylenir mi? Söylenmez. Akıllı olanlar da zaten söylemiyor. Her yaşanmışlık herkesle paylaşılmaz. Bazı hikâyeler, sadece sahibinin kalbinde olgunlaşmalıdır. Sen hatanı düzeltebilirsin ama başkalarının hafızası senin hayat planına göre silinmez. Bu yüzden seçici olun. Sessizliğin değerini küçümsemeyin. Her gerçeğin konuşulması gerekmiyor. Bazı gerçekler, sükûnet içinde daha sağlıklı iyileşir.
Duygu/Düşünce
“Kişinin hem kendine hem toplumuna yararlı bir insan haline gelebilmesi için yalnız aklının değil, gönlünün de eğitilmesi lâzım.” (Oktay Sinanoğlu) İnsan, gönlünü eğitebilir mi? Önce
Hayata Dair
Huzur ve mutluluğa artırarak mı ulaşırız yoksa azaltarak mı? Çok para, çok söz, çok eşya vb. bizleri çok mu huzurlu kılıyor? Bence huzur bulmak istiyorsak azaltmayı mutlaka öğrenmeliyiz. Neyi azaltacağız? 1) Konuşmayı azaltmak: Her şeyi anlatma ihtiyacını bırakmak. Boş tartışmalardan uzak durmak. Her fikre cevap yetiştirme telaşını terk etmek. Bazen susmak, en güçlü cevaptır. 2) Aşırılığı azaltmak: Öfkenin hızını düşürmek. Kıskançlığı beslememek. Alınganlığı büyütmemek. Duyguları kontrol edebilmek önemli. Taşırırsak bizleri yorar ve tüketir. 3) Eşyaları azaltmak: İhtiyaç fazlasını biriktirmemek. Evdeki fazlalıkları sadeleştirmek. Sürekli yenileme arzusunu durdurmak. Fazla eşya, çoğu zaman fazla yük demektir. 4) Gürültüyü azaltmak: Sosyal medya kalabalığını sınırlamak. Sürekli bildirimlerin zihni işgal etmesine izin vermemek. Zihne sessizlik alanı açmak. 5) Bazı insanları azaltmak: Sürekli tüketen, sürekli eleştiren, sürekli huzur bozan ilişkilerden uzaklaşmak. Sınır koymayı öğrenmek. Her iletişimin ve ilişkinin sağlıklı olmadığını kabul etmek. Bazı insanlar hayatımıza katkı sunmak yerine, maalesef karmaşa getiriyor. Son söz: Huzur nedir? Sadeleşen bir ev, sakinleşen bir zihin ve hafiflemiş bir kalptir. Azalan her fazlalık, ruhumuzda bir alan açar. Hepimiz delice koşuyoruz. Sakinleşelim. İşimizle meşgul olalım. Üretelim, boş zamanımızda kendimize vakit ayıralım. Azaltalım her şeyi.
Hayata Dair
“İnsanın bu dünyada gerçekten mutlu olması için sadece üç şeye ihtiyacı vardır: seveceği bir insan, uğraşacağı bir iş ve umut edeceği bir şey.” Üstteki yazıyı az önce okudum. "Seveceği bir
Duygu ve Düşünce