Yaşanan günlük olaylara "gündem" denir. Herkesin gün içindeki gündemi farklı. Niyetler, düşünceler, eylemler, olaylar, durumlar... İnsanın başına gelenler de farklı. Sonuçlar da farklı. Kimi sabahın ilk ışıklarıyla evinden çıkıyor, kimi de gün boyu evin içinde vakit geçiriyor. Evinden dışarı çıkan insanların neler yaptığını bilemiyoruz. Doğada hareket hâlinde her şey. İnsan da hareketliliğin en büyük parçasıdır.
Gündem dediğimiz şey, aslında herkesin kendi gün haritasıdır. Aynı şehirde yaşasak da aynı havayı solusak da, her birimizin zihninde ayrı bir başlık, ayrı bir öncelik vardır. Sabah uyanan biri için gündem geç kalmamaktır, bir başkası için günü atlatabilmektir. Kimisi işine yetişmenin telaşındadır, kimisi bir sınavın kaygısındadır. Kimisi de bir hastalığın pençesiyle boğuşur. Mesela sabah evden erken çıkan bir çalışanı düşünelim. Onun gündemi trafiktir, toplantıdır, yetişmesi gereken bir dosyadır. Aynı saatte evde kalan birinin gündemi ise çocuk bakımı, ev düzeni ya da yalnızlığını yönetmektir. İkisi de meşguldür ama meşguliyetlerinin adı farklıdır. Bir öğrenci için gündem dersler, ödevler ve sınavlardır. Bir esnaf için gündem müşteridir, kazançtır, borçtur. Bir çiftçi için gündem hava durumudur; yağmur yağacak mı, don olacak mı? Bir hasta için gündem sağlığıdır; bir randevu, bir ilaç, bir umut. Aynı gün, bambaşka öncelikler taşır.
Evinden dışarı çıkan birinin gündemi çoğu zaman görünmezdir. Onun yüzünde sakin bir ifade olsa da içinde yoğun bir hesaplaşma yaşanıyor olabilir. İş görüşmesine giden birinin gündemi umut ile kaygı arasındadır. Bir anne için gündem evladının geleceğidir. Bir babanın gündemi ailesinin güvenliğidir. Herkes kendi sorumluluğunun ağırlığını taşır.
Doğa da sürekli hareket hâlindedir. Rüzgâr eser, su akar, mevsimler değişir. Hiçbir şey