aradığı neyse o gelirdi karşısına farkında mıydı bilinmez...araftaki değişim zamanlarını hatırladı, o taşınmayı, ardından okul değiştirmeyi, karar vermesi gereken anlardaki iç sıkıntısını, uzun geceleri, huzursuzluğu...bir gün oturup sarma yapmıştı, ebegümecinden, bir hafta sonra bir daha, sonra bir daha..üçüncüsü sonuncusu olmuştu..
patron, yanına alıp en bilinmez bir işin içine soktuğunda, sonra yalnız bıraktığında anlamıştı, daha da uzun sürmezdi bu böyle..
gençti bir de o zamanlar, iç sıkıntısı ise bakii..
sitelerde mobilya bakmak adettendi, o da baktı..kına yapmadı, kına yakmadı, hamamda toplanmadı..
çok düşündü...
vücudu onunla birlikte eğildi büküldü.
hareket önemli dedi, o dedi, o da hareket etti, harekete geçti..
kıskandı, bolca kıskandı, eline bir şey geçmedi..
bir gün çok yağmur, bir gün çok kar yağdı, bir gün güneş kavurdu, bir gün ayaz dondurdu..
böyle böyle günler, aylar, mevsimler, derken derken..
eskimekle birlikte bir sarmalda sanki bir deney faresi gibi döndüğünü fark etti..
kalp hızı artı bilmem kaçken, durmaktan korkan fare olamazdı, fare bilemezdi...insan olan korkardı, korkuyordu...
sonra o adını unuttuğu kitaptan o unutamadığı söz geldi aklına:
"korku, korku, korku...yaşam giyotinin çevresinde bir terör rejimiydi..."