... mutluluktan neredeyse kahkaha atacaktı. Ama bu hayatta hiçbir şey uzun sürmez; ikinci kez duyduğu mutluluk da, ilkine oranla pek cansızdı. Üçüncü kez duyacağı mutluluk biraz daha zayıflayacak, en sonunda da yok olup gidecekti. O da eski ruh hâline dönecekti, tıpkı taşların suda sektirilmesiyle oluşan halkaların bir süre sonra kaybolması gibi...
İmdat! Kurtarın beni! Bana şimşek kadar hızlı giden bir at arabası verin! Hadi, otur yerine uşağım, çın çın ötün arabamın minik çanları, dörtnala koşun atlarım ve beni dünyanın öbür ucuna taşıyın! Uzaklara, çok uzaklara, gözlerim görmesin hiçbir şeyi.
Ah şu kadın kısmı ne kadar da sinsi, ne kadar da hilebaz bir yaratık! Gerçek yüzlerini artık çok net görebiliyorum. Gerçekte kimi sevdiğini bu zamana kadar kimseye belli etmemiş. Bunu öğrenen ilk kişi ben oldum. Kadın, şeytana aşıktır.