Bir Nar Ağacı Var Bir de Dar Ağacı...
Namerde Nar Düşürdüler,
Merde Dar Ağacı!..
Bu ülkenin mert insanları namertçe dar ağacına çekilirken geriden gelenlere hikâyelerini yazmak ve okumak kalıyordu.
"Bu kim anne?" dedi Küçük Kiz.
“Deniz Gezmis" dedi ve sustu.
"Anne, saçmalama, hiç denizler gezer mi?"
Evet, çocuk haklısın. Denizler gezmez bu ülkede… Asılır…”
Ulucalar'ı gezerken acele etme, sindire sindire ve her bir köşeye dikkatle bakarak gez. Bir sandalye vardır köşede ve sırt yerine çakıyla adını kazımıştır biri, selam vermeden geçme...
Keşke tüm bu hikayeleri yazacak kadar gücüm, zamanm ve imkanım olsaydı... Mahpus bir babanın çocuğuna dışarının da nasıl bir mahpusa döndüğünü kelimelerle anlatmak ve o hikayeyi gün yüzüne çıkarmak...
Ve düşün ki
Seni
Yıldızların karanlığından yaşamaya tutsak ettiler
Ve sen
Siyahın ne kadar siyah
Beyazın ne kadar beyaz olduğunu görmeden öleceksin
Oysaki ben
Güneş aydınlığını gördüm
Güneşin hapsedildiği yeri biliyorum.
Hazır ol
Ordu ordu
Bölük bölük
Teker teker
Geliyorum…