Bence bu olayda ceza kanunu’nun 30/4 maddesi uygulanabilir.
Balıkçı “ O madde nedir avukat bey?” diye sordu, “Para cezası falan olmasın!”
“Hayır” dedi avukat yine gülümseyerek. “ İşlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen kişi cezalandırılmaz. Bu olayda da siz bir yandan bebeğin hayatını kurtarırken aynı zamanda onu alıkoymanın suç olduğunu düşünmeyerek kaçınılmaz hataya düşmüş oluyorsunuz. Merak etmeyin”
“Asıl sorun baştakilerde,” diye anlatmaya devam ediyordu adam. Sesinde garip bir yakınma tonu vardı. “ Göçmenlerin geçişini bazen serbest bırakıyorlar, bize izin veriyorlar, sonra bir bakıyorsun yasaklayıveriyorlar. Siyasete göre. Arada yanan biz oluyoruz tabii.”
Mustafa’nın duaları da kendinceydi. Köyün hocaları kaç kere Allah’a sağol denmez, hamdolsun de, şükürler olsun de diye uyarmışlardı.Yine de Mustafa Allah’la kendi dilinde konuşmanın daha doğru olduğuna inanırdı. Deniz’i aldığı zaman Allah’a da küsmüş, yıllarca konuşmamış, çocukluğundan beri hiç kaçırmadığı bayram namazlarına bile gitmeyi bırakmıştı.