Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Artık kendi acımı başkalarının acılarıyla kıyaslamıyorum. Bu sayede dayanıp susmak yerine profesyonel yardım almayı seçebildim. Kaçınması ne kadar zor olsa da kendi acını toplumun ve başkalarının ölçüleriyle bastırmak son derece tehlikeli bir şey. Karanlık duygularımla onların dilinden konuşarak yüzleşebilmek istiyorum. Nasıl ki sevincimize kendimizi kaptırabiliyoruz, ben de kendi karanlığımın içine bakmak, onunla konuşmak ve kendimi orada da teselli edebilmek istiyorum.
Eğer söz konusu danışan terapinin işe yarayacağına inanmıyorsa, onun için yapabileceğim bir şey yoktur. Ailesi, arkadaşları ne kadar yönlendirirse yönlendirsin, kişi gelip sadece, "İyiyim," derse... elimden bir şey gelmez. Ağzı açmamak meselesiyse... Bazen o sessizliğin geçmesini beklemek gerekir. Genellikle sessizliği de bir tür iletişim biçimi olarak görürüm. Elbette bu, rahatsızlığın türüne göre değişir. Psikiyatride özellikle, ancak belirli bir bağ kurulduğunda yapılabilecek bazı konuşmalar vardır ve ne olursa olsun asla konuşulamayacak şeyler de.
Ben: İşyerinde kimse bana hakaret etmedi ya da bir şey demedi ama yine de sürekli şöyle düşünüyorum: "Biri şimdi bana laf sokacak, burada biri kesin benden nefret ediyor." Bu kaygı beni mahvediyor.
"Gereksiz şeylere takılıp kalma. Biraz sakinleşmeye çalış. Böyle zamanlarda, soğuk denizlere; yakınlarda deniz yoksa, buz dolu bir bardağa dalmak iyi gelir."