Çirkin göründüğüm korkusuyla kendimi daha iyi göstermeye çalıştığım her seferde, güzel olan yanlarımı bile mahvediyorum. Görünüşüm yüzünden yargılanmaktan bıktım usandım.
Psikiyatrist: O zamanlar bu acıyı taşıyacak kapasiteniz yoktu. Bu yüzden acınızı içinizde bir yerlere -gizli bir kutuya- kapatıp ortalıktan kaldırdınız. Ve belki günün birinde o acıyla yüzleşebileceğiniz anı beklediniz. Muhtemelen aklınızdan şu geçiyordu: "Zaten günü atlatmakta zorlanırken şu an yaralarımla ilgilenecek halim yok, hem bir daha canımın yanmayacağı ne malum?" Ve o tehlikeyle yüzleşmek yerine, hissetmeyi sevdiğiniz duyguları bile bir kenara koydunuz. Onları öyle derinlere sakladınız ki artık o duyguları bizzat oraya koyduğunuzun farkında bile değilsiniz.
Ama artık hayatınız tamamen farklı. Yanınızda sizi seven biri var, çevrenizdeki insanlar değişti. Cildiniz iyi ve cilt sorunlarınız da kontrol altında. Gençken bu sizin için gerçekten çok zordu. Ama şu anki bakış açınızla, fiziksel bir yara sadece şöyle düşündürüyor, "Olduğunda çok acımıştı ama şimdi izi bile kalmamış." Ya da bir yara izine mesafeli bir bakış atıp "Evet, bu bir zamanlar bayağı acıtıyordu," diyebiliyorsunuz.
Çok geçmeden Alex'in zalim ve şiddet yanlısı bir adam olduğu ortaya çıktı ve onun varlığından kurtularak dünyaya hizmet ettiğimi söyleyenler oldu. Oysa gerçek şu ki, bunu dünyanın iyiliği için falan yapmadım. Dokuz yaşındaki masum bir çocuk için yaptım. Onu kurtarmak için.
"Sadece... Erkekler, kontrol edemedikleri için kadınları öldürüyor. Erkekler çocuklarını öldürüyor, çünkü eşlerinin onları ellerinden alma ihtimaline tahammül edemiyorlar. Ve bir şekilde kazanıyorlar. Polise söylemeniz gerekiyor, bırakın bununla onlar ilgilensin. Yoksa bunun nasıl sonlanacağı aşikâr."