İşte o ilk bakış, Boğaz'la o ilk göz göze geliş bütün hayatımı nasıl da değiştirivermişti. Hemen arkamızda benim gibi, okula yeni getirilen bir öğrenci ağlayarak annesine, "Ben de seninle gelmek istiyorum, beni burada bırakma!" diyordu. O kadar garipsemiştim ki; böyle bir cennet manzarada insan niye kalmak istemez, böyle bir yerde nasıl sıkılınır, hatta nasıl mutluluk duyulmaz diye düşünmüştüm.
Oysa ben yanılmışım; ağlayan çocuk haklıymış. Sıcak aile yuvasından, küçük, mütevazı ama samimi ortamdan bir anda o soğuk, ürkütücü ve yabancı çevreye düşünce bende de ne kameriyelerin sevimliliği, ne Boğaziçi'nin sürükleyiciliği kaldı.