Kişiyi yaşamda dimdik tutan en basit sözcükleri, yani o büyülü “evet”i, o soylu “hayır”ı, tam zamanında, tam yerinde kullanmayı beceremiyor muydu? Bu yüzden mi soluyordu akşama değin?
“Birbirine benzemez şeylerin saldırısı altında geçen bir ömür nedeniyle genelleme yapmayı, büyük sözler söylemeyi yakışıksız buluyorum artık.” diye açıkladınız.